Yaz tatili polemikleri

Tuğçe DOĞANELİ KAMACI
17 Temmuz 2021

Sıcaklar bastırdı. Yaz demek deniz demek, yaz demek düğün demek, tatil, memleket havası artık azalsa da çocukların çıraklığı ve maalesef orman yangını demek…
Pandemiyle ertelenen düğünler bir bir hayata geçiriliyor. Her gün bir başka çiftin, ötelenen hayallerine kavuşmasına şahit oluyoruz. Ne mutlu! Hep çok mutlu olsunlar; ama düğün yemekleri, balolar oldukça kalabalık ve samimi, maskeler fora…
Tatil fotoğrafları da farklı değil, deniz, güneş, kum, aileler, arkadaşlar, havuzbaşı eğlenceler, mekanlar, tekneler… Hepsi çok güzel, her yer rengarenk. Hepsi hasret kaldığımız şeyler.

GURBETÇİLER AŞILARI KIYASLIYOR

Memleketinde olanlar göremediği akrabalarına, komşularına kavuşmanın sevincindeler. Küçük yerlerde de büyük hareketlilik var. Ülkenin farklı yerlerinde çalışan, okuyan herkes köyünde buluştu. Yurtdışına çalışmaya gidenler, gelin gidenler tatil için yurda döndü. Dünyanın farklı yerlerindeki aşı uygulamalarını, sağlık sistemlerini tartışıyor gurbetçiler.
O kadar sıkıldık ki sevdiklerimizden uzakta, yüzümüzde maskelerle bi markete gidip tekrar eve kapanmaktan, tüm eğlence rutinlerimizi unuttuk. Hatırlamak, yeni şeyler denemek, sevdiklerimize kocaman sarılmak, onları öpmek en büyük özlemimizdi. Nihayet özlem sona erdi, ancak…
Virüs varyasyonlarını göz ardı etmeyelim. Evet, eğlenmeyi, dinlenmeyi, sevdiklerimizle bir arada olmayı çok özledik. Eğlence hakkımız hiç kuşkusuz ama lütfen tedbiri elden bırakmayalım.  Aşılama hızlanmış olabilir, sosyal mesafemize, hijyenimize ve gerektiği yerde maskemize sadık kalmaya devam edelim.

ÇALIŞAN ÇOCUK MODELİ 

Gelelim çocukların yaz aylarında çalıştırılmasına. Eski bir gelenekti, okul tatilinde çocukların iş öğrenmesi için çıraklığa verilmesi. Zamanla yıkıldı, geniş bir tatil algısı oluştu. Anne babalar çocuklarını ezmek istemedi. Çocuklar okulun tatil olduğu dönemi, dinlenme ve eğlenme süreci olarak kabullendi. Yaz aylarında çocuğu işe verme neredeyse yok oldu. Oysa çocuğun hayatı tanıması, bir meslek öğrenmesi, sorumluluk alması açısından yazın bir işe verin, diyor şimdilerde uzmanlar. Eskiler, psikoloji alanında da moda oldu yani. Şimdinin yeni mottosu şu: O kurs senin bu kurs benim gezmek yerine, çocuğa dengeli bir tatil düzeni oluşturmalı ve çalışmasına imkan sağlanmalı.
Bir başka karmaşası ülkemizin; çocuk işçi sayımız çok ama iş deneyimi kazanan bırakın çocuğu gencimiz bile çok az! Bir tarafta çalışmaktan hayatı ıskalayanlar diğer tarafta çalışmadığı için hayatı tanıyamayanlar… Her alanda olduğu gibi yine dengelerin şaştığı bir konu ne yazık ki.

           RANT ATEŞİ SÖNMÜYOR 

Ve orman yangınları… Her yaz yüreğimizi yakan orman yangınları. Yine ciğerlerimiz yanıyor, yurdun dört bir yanında. Bazısı denize nazır manzaralı sınırlar içinde, bazıları uçsuz bucaksız ağacı, kuşu, böceği, alabildiğince… Tüm yangınlarla birlikte rant aşkının da kontrol altına alınabilmesi dileğiyle…

GÜZEL HABER 

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gece yarısı görevden alındı. Elbette toplum desteği de bu direnişe güç kattı; ancak aylardır mücadele eden öğrenci ve akademisyenler bu başarının mimarıdır. Üniversitelerin aklın ve bilimin meşalesi olması gerektiği unutulmamalı, rektörler mutlaka seçimle göreve getirilmelidir. Umarım öğrenmişizdir. Şiddet, karalama, kelepçeleme değil; sabır, mücadele ve dik duruş kazandı. Tebrikler Boğaziçi…

 GÜZEL İÇERİK

“Bilgi güçtür” anlayışıyla yola çıkan instagram hesabı teknorun, bilim, teknoloji, mühendislik, doğa, sanat konularındaki öğretici paylaşımlarıyla dikkat çekiyor. Eğlenirken öğrenmek isteyenler mutlaka takibe almalı.

Uzmanlara göre öngörülen iklim değişikliği yol haritası (1)

‘Telli kavağa benzer Orhan’ım’: Nazım-Orhan Veli ilişkisi üzerine