Yeme bozukluklarına dikkat!

Deniz ZÜNBÜLCAN
5 Aralık 2022

Yeme bozuklukları her yaş grubunda önemli olsa da özellikle son zamanlarda ergenlik çağındaki kişilerde çok fazla görülmeye başlandı. Bu yaş grubunda da sosyal medyanın, arkadaş ortamlarının ve ne yazık ki sıfır beden algısının çevre tarafından empoze edilmesi ile de git gide de artışta. Olan yeme bozuklukları mutlaka fark edilmeli ve tedavi edilmelidir. Akdi takdir de kişi çok ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalabilir.

Kişide mental veya duygusal durumundan kaynaklanan bir bozukluk nedeniyle yetersiz beslenme veya aşırı besin tüketimi görülebilmektedir. İnce bir bedene önem verilmesi, kilo almaktan korkulması ve her saatte her yemeye erişimin kolay olması yeme bozukluklarının zeminini hazırlayabilir diyebiliriz. Yeme bozukluğu çeşitli belirtilerle kendini göstermektedir. Kişinin bir anda aşırı yemek yemesi veya yemesini aşırı kısıtlaması, yemek sonrası kusma veya yemek sonrası ağır egzersiz yapması kişinin yeme bozukluğunun olduğunu destekleyen durumlardır.

Tedavisi için mutlaka multidisipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. Doktor, diyetisyen, psikolog bazı durumlarda ise psikiyatristlerinde işin içinde olduğu bir ekip ile çok daha hızlı ve doğru sonuçlar alınabilir.

ÇEŞİTLERİ

Anoreksiya Nervoza 

Kendini sürekli kilolu görme, aşırı zayıflamaya rağmen şişman olmaktan yoğun şekilde korkma, bilinçli olarak normal vücut ağırlığının yüzde 25’i kadar ağırlık kaybetme eğilimi, yaş ve boya göre ideal olan ağırlığa gelmeyi reddetme ile karakterize bir yeme bozukluğu durumudur.

Bulimia Nervosa

Kişilerde vücut ağırlığı hakkında yoğun bir kaygı vardır. Karşı koyamadıkları aşırı yeme ataklarını takiben kilo alma ihtimalinin oluşturduğu düşüncenin etkisinde sağlıksız yollarla fazla miktarda alınan kalorilerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlamaya çalışırlar. Lakstatifler, diüretikler, aşırı egzersiz ve kişinin kendisinin tetiklediği kusmalar bulimia hastalığına sahip kişilerin başvurdukları sağlıksız yollardandır.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Fiziksel olarak açlık olmasa da aşırı yemek yeme eğilimi, aşırı yemek yeme nöbeti sonrasında kendinden memnun olmama ve depresif davranışların geliştiği yeme bozukluğu durumudur. Bu durumda kişiler çok yüksek miktarda enerji aldıkları için obezite, yüksek kan basıncı, kolesterol problemleri, Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları açısından risk altındadırlar.

Bigoreksiya

Genellikle ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen ve kas dokusunun eksikliği ile ilgili obsesyonlar ile karakterize, sıklıkla anabolik steroidlerin kullanımı, kompulsif egzersizlerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Birey spor salonunda günde 3 saatten fazla zaman geçiriyorsa, ağırlık egzersizleri üzerinde çok az kontrol sahibi olduğuna inanmışsa, kassızlık endişeleri nedeniyle sosyal faaliyetlerden ve insanlardan kaçıyorsa, vücudunu sürekli kontrol ediyor ve bedenini saklamak için bol giysiler giyiyorsa riskli bir durum var demektir.

Uzman Diyetisyen Deniz Zünbülcan

İzmir’in “çılgın projesi”, Çandarlı Temiz Enerji İhtisas OSB olmalı…

Trafikteki araç sayısı artıyor!