Yeniden özgüven kazanmak (3)

850-gramlik-birsen-asel-bebek-100-gunde-yasama-tutundu
Zeynep TANYERİ
3 Ağustos 2022

Araştırmalara göre aklımızdan günde ortalama 60 bin ile 80 bin arasında düşünce geçmektedir. Sokrat, “Düşünmek, ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır” der. Başka bir araştırmada konuşmalarımızın yüzde 75’inin kötümser, üzüntü verici, güçsüzleştirici olduğu bulunmuştur. İç konuşmalarımızla kendimizi motive edip güçlendirebileceğimiz gibi, zihnimizde çaresizliğin örümcek ağlarını da örebiliriz. Tercih sizin!

Ya birinci yolu seçip kendimizi motive ederek özgüvenimizi tekrar kazanırız. Ya da olumsuz düşüncelerle çaresizliğin içine daha da sürükleniriz.

Kendinizi hüzünlü hissettiğinizde, olasılıkla yetersiz olduğunuzu ya da sadece iyi olmadığınızı düşüneceksiniz. Bu düşüncelere inandığınız oranda, ciddi bir umutsuzluk ve kendinden nefret etme şeklinde bir duygusal tepki yaşayacaksınız. O derece dayanılmaz bir biçimde rahatsız ve kendini kötüleyen biri olursunuz ki ölseniz daha iyi olacağını bile hissedebilirsiniz. Hareket edemez, felçli, yaşamın normal akışında yer almaya korkan ve isteksiz biri haline gelebilirsiniz.

İlk adım olarak kendinize değersiz olduğunuzu söylemekten vazgeçin. Kendinizi değersiz hissettiren düşüncenin yerine daha nesnel bir düşünceler yerleştirin. Bunu yaptıkça, daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Özgüveninizi arttıracaksınız ve değersizlik duygunuz ve sonuçta depresyonunuz da zamanla kaybolacak. Bunu başarmak elinizde.

KARİZMANIZI’ KAYBETMEYİN!”

Özgüvenin en önemli kaynağı elde edilmiş başarılı sonuçlardır. İnsan başarılı olmak için kendine güvenmeye ihtiyaç duyar, başarılı oldukça da kendine güveni artar. Sonuçlar ile özgüven birbirinden destek alarak insanı ileriye götürürler. Özgüvenimiz başkalarının bizi nasıl gördüğünden çok, bizim kendimizi nasıl gördüğümüze bağlıdır. Kendi gözünüzdeki imajınız, kendinize ne kadar güveneceğinizi ve değer vereceğinizi tayin eder. Kendi gözünüzdeki “karizmanızı” kaybetmeyin! Özgüven ya da güvensizlik bulaşıcıdır. Özgüveni yüksek insanlarla birlikte olursanız hayatı onlar gibi algılamayı öğrenirsiniz. Sürekli kaygılarını ve korkularını dile getiren insanlarla yaşarsanız, size korku merkezli yaşamayı öğretirler. Arkadaş seçiminizi bir de bu kriterle değerlendirmeye ne dersiniz? İnsan yaşamının, çok fazla sayıda ve çok hızla değişen düşünceler, duygular ve davranışlar ile birlikte, sürekli değişen bir fiziksel bedeni de içeren bir süreç olduğunu düşünmelisiniz. Bu yüzden yaşamınız, evrim geçiren bir deneyimdir, sürekli değişir. Bazen bu değişimlere ayak uydurmakta zorlanabiliriz.

Yaşadığınız acı ya da kötü olayları geri alamazsınız. Olanla ölenin önüne geçilmez. Ancak yaşadığınız acı olayların sizi daha fazla yaralamasının önüne geçebilirsiniz.

Behçet Necatigil’in şiirinde dediği gibi her şey insanın kendinde başlar unutmayın.

Düşün… Kim üzebilir seni senden başka?

Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?

Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?

Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?

Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?

Herşey sende başlar, sende biter.

Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme,

tükettirme içindeki yaşama sevgisini.

Hep hatırla: “Çaresizseniz, Çare “sizsiniz”

Bilgisayar bağımlısı olduk!

Savaş gerilimi ve şaşkın kripto