Yolcudur Abbas…

Kazım ERKMEN
5 Mayıs 2021

İzmir siyaseti, belediyelerdeki CHP-AK Parti çekişmesi ile yine içten içe fokurduyor. Malum, Menemen’de yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ardından Başkan Serdar Aksoy tutuklanmıştı. Aksoy’un tutuklanmasıyla da yerine seçilecek vekilin belirlenmesi gündeme geldi.
Menemen Belediye Meclisi’nde yaşananlar, siyaset yapanlar için tam da bir ders niteliğinde. Belediye yönetilirken kural ve yönetmeliklere uygun ve dikkatli hareket edilmemesinin ceremesini CHP çekti.
Sonuçta, başkan vekilliği seçimini kazanan CHP, kazandığı koltuğu kendi elleriyle AK Parti’ye teslim etmiş oldu. Bu ifadelerimden sakın AK Parti’nin hiçbir şey yapmadığı anlamı çıkarılmasın.
Allah’ı var onlar, siyaseti iyi takip ediyor ve bunun da semeresini topluyorlar. Elbette politika böyle yapılır. Aslında CHP’de “Kurt siyasetçiler” olduğunu biliyoruz. Ama son dönemde bu isimler ya partiden atıldı, ya da artık sözlerine itibar edilmiyor.
Neticede, ister CHP’nin “iş bilmezliği”, isterse “AK Parti’nin kurnazlığı”, ne derseniz deyin, belediye başkanlığı koltuğunda AK Partili bir başkan vekili var. Olması da gayet isabetli olmuş. Baksanıza Aydın Pehlivan, neredeyse “sıfırı tüketmiş” bir belediyeyi sırtlamış götürüyor.
Senelerdir “borçlu” bir belediyenin, bir yıl bile olmadan, en azından, işçisi ve çalışanına olan borçlarını ödediği açıklandı. Ne mutlu. İşler bu minvalde gider, devlete ve özele olan borçlar da ödenir, bir de tasarruf edilip yatırımlara başlanılırsa, CHP için Menemen’i AK Parti’den geri alabilmek çok zor olur.
Gelelim Torbalı’ya. Artık aramızda olmayan İsmail Uygur’un, (ki Allah rahmet eylesin, mekanı da Cennet olsun.) vefatıyla yeni başkanın seçimi sırasında yaşananlar, Menemen’den hiç de ders alınmadığını gösteriyor.
Torbalı Belediye Meclisi, geçtiğimiz günlerde özel gündemle toplandı ve Sayın Mithat Tekin’i başkan seçti. Elbette kendisine ve Torbalı’ya hayırlı uğurlu olsun. Başarılı çalışmalar yapmasını canı gönülden bekliyoruz. Ama, sanırım işi biraz zor.
Zira; daha seçim esnasında CHP’nin uyguladığı yöntem, bu oylamaya gölge düşürdü. Reylerini kullanmak için kabine giren Millet İttifakı’na mensup üyelerden “fotoğraf” çekip göndermelerinin istenmesi, kurallara aykırı hatta suçtu.
Hatırlayın, millet olarak seçim sandığına gittiğimizde, bizlere oy kabinine cep telefonu ile girmemizin yasak olduğu söylenmiyor mu? O halde, meclisteki seçimin bundan ne farkı var. Elbette hiçbir farkı yok. Olmadığı için de seçim kanunu ve oy kullanma işleminin kurallarına uyulmadığı anlaşılıyor.
Nitekim, bunu daha oracıkta AK Parti’nin adayı defalarca belirtti ve ikaz etti. Bunu canlı yayında hepimiz izledik, duyduk. Seçim tamamlanıp CHP’nin adayı kazandı ancak bu şaibe ortada kaldı. Doğaldır AK Parti de haklı olarak bunu mahkemeye taşıdı.
Menemen’de kur’a çekerken torba yerine önlerine getirilen “sürpriz yumurta”ya itiraz etmeyi akıl edemeyen CHP, Torbalı’da “fotoğraflı oy” ile bile bile lades yaparak AK Parti’nin seçimi iptal ettirebilme fırsatının önünü açmıştır. AK Parti de bunu “gol”e çevirebilmek için mahkemeye gitmiştir.
Gelelim bu hataları yapan ekibin başındaki isme. O da CHP İl Başkanı Deniz Yücel’dir. Eğer Torbalı da CHP’nin elinden giderse Deniz Bey bunun hesabını nasıl verecek veya verebilecek midir? Bence, Urla’yı operasyonla, Menemen’i siyasi tecrüberiksizlikle elinden kaçıran CHP, Torbalı’da da aynı akıbete uğrarsa, İzmir’de örgütün başı korkarım ki Abbas yolcudur.

Ayıp ayıp!

“Kimsesizlerin kimsesi” olmak var