Zayıflamanın tam zamanı

Deniz ZÜNBÜLCAN
3 Ekim 2022

Yavaş yavaş yazı uğurluyoruz ve sonbaharın gelişiyle güneş kendini daha az göstermeye başlıyor. Değişen hava şartları ise ruh halimize etki ediyor. Çoğu kişi için sonbahar mevsimi hüzün, mutsuzluk, depresyon mevsimi olarak tanımlanıyor. Bu dönemi en zararsız atlatmanın yolu ise bedeni yenilemekten, güneşli günlerin bittiğini değil daha güzel günlerin başladığını, bu mevsimin kış mevsimine hazırlık ve formunuza kavuşmak için aracı bir mevsim olduğunu düşünmekten geçiyor.

Yaz aylarında veya yaz yaklaşırken zayıf olmak uğruna şok diyet yapma eğilimi olan kişi sayısı oldukça fazla. Yapılan bu şok diyetler olumsuz etkilerini sonbahar aylarında göstermeye başlar. Yaz aylarının başında çok hızlı ve kısa süreli kilo verilmesiyle kişiye sahte mutluluk yaşatan bu diyetler sonbaharda mutsuzluk ve fazla kilo olarak geri döner. Çünkü kısa zamanda verilen kilo, sadece su ve kas kaybından oluşmaktadır. Önemli olan ise gerçek anlamda yağ kaybetmektir.

Diyet kelimesini duyan birçok kişi cümlenin devamını aç kalmak, yemek yememek, ölümcül diyetler yapmak kelimeleri ile tamamlamaktadır. Fakat diyet kelimesi Yunanca ‘diaita’ kelimesinden gelmektedir ve ‘yaşam tarzı’ anlamını taşımaktadır. Yani önemli olan yasaklarla yaşamak değil, yaşam tarzınızı değiştirmektir. Çünkü kalıcı ve gerçek anlamda yağ kaybı ancak böyle bir yol ile mümkündür. Bu nedenle sonbahar mevsimi, fazla kilosu olan kişiler için kilo vermeye başlamanın tam zamanıdır.

SONBAHAR İÇİN 3 ÖNERİ

* Güneşin bol olduğu zamanlarda seratonin, melatonin ve adrenalin hormonlarının salgısı yüksek olur. Kendimizi daha enerjik ve mutlu hissetmemizi sağlayan bu hormonların salınımı sonbahar ve kış mevsiminde azalır. Bu nedenle kış mevsiminde bu hormonları artırmaya yönelik beslenmemizi düzenlememiz gerekmektedir. Mutluluk hormonu olarak da bilinen seratonin performansı artıran, dinçlik sağlayan ve mutluluk veren bir hormondur. Seratonin hormonu B1 ve B2 vitaminlerinde daha çok bulunmaktadır. Vücutta endorfin salgılatarak seratonin hormonunun üretimini sağlayan besinler: Bulgur, nohut, süt ve süt ürünleri, çikolata, muz, hindi eti, kırmızıbiber, portakaldır.

*Karbonhidrat sıfırlanmamalı ve türü iyi seçilmelidir. Lif içeren karbonhidrat kaynakları kan şekerinizi hızla yükseltmez ve kan şekerinizde dalgalanmalara neden olmaz. Bu nedenle kompleks karbonhidrat kaynaklarını tercih etmelisiniz. Tam buğday, karabuğday, siyez unu ile yapılan besinler, kuru baklagiller, bulgur pilavı kompleks karbonhidratlara örnek olarak verilebilir.

* Günlük sıvı ihtiyacı ile su ihtiyacı aynı şey değildir. Günde 2 ila 3 litre arası su tüketmek zayıflama sürecinde olan bireylere kolaylık sağlayacaktır. Su az içildiği zaman vücut ihtiyacını karşılayamayacağından korkar ve içilen 1 bardak suyu bile kendine saklayarak ödem yapar. Dolayısıyla kilo vermek zorlaşmaya başlar. İçilen çay, kahve, bitki çayları ise su yerine geçmez hatta su ihtiyacınızı arttırır. Bu nedenle mutlaka bu içecekleri içiyorsanız su içmeyi de arttırmalısınız.

Diyetisyen Deniz Zünbülcan

İzmir iş dünyasında seçim mataronu bugün başlıyor, heyecan yükseliyor…

Resesyon sinyalleri görünüyor mu?