2020 ila 2022 arasında yaşanılan Kovit-19 salgınıyla birlikte, gönüllük esası ile aşılama programı uygulanmıştır.
Bu konuda aşılama karşıtı olanların aşılarını yaptırmadıkları gerekçe gösterilmek suretiyle iş akdi fesih edilenlere karşı yargı geçersiz fesih demeye başlamıştır.
Birçok işveren;
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. Maddesi’ne dayanak gösterilerek:
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğundan yola çıkarak, işletmesinde tedbirler almak, riskleri izlemekle sorumludur.
Somut yargı kararında konu özetle aşağıdaki gibi değerlendirilmiştir.
T.C
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
50. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2023/572
Karar No. 2023/643
Tarihi: 26/04/2023
Kovid-19 a yakalandığını, aşı olması için en az üç ay geçmesi gerektiğini, bütün bunlar olmasa dahi işverenin aşı olmayı zorunlu tutarak aksi durumdan dolayı işten çıkarma yapmasının herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını” belirttiğini, karantinası biter bitmez işinin başına döndüğünü ancak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek işe iadesi talep ve dava edilmiştir.
Davacının iş akdinin hukuka uygun şekilde haklı/geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği hususlarındandır.
Davacının iş sözleşmesinin aşı olmamakta direnmesi nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-ı maddesindeki ''işçinin kendi isteği ve savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretin tutarı ile ödemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması'' şeklindeki düzenleme gereğince feshedildiği görülmüş ise de, davacının Kovid nedeni ile karantinada olduğu, davacı tarafından gönderilen mail ve eki rapor nedeni ile davalı işverence de bu durumun bilindiği, hatta davacıya mail atılarak “İşyerlerinde Kovid-19 Tedbirleri” konulu yazısına istinade önce antikor testi yaptırması ve antikor test sonucuna göre de her hafta başında düzenli bir şekilde ÇSGB’nin yazısında belirttiği gibi PCR Test sonucunu aksatmadan tarafına iletmesinin istendiği, hatta davacının da elektronik postaya Kovid-19 hastalığı sonrası bağışıklık kabul edilen süre içerisinde olduğundan “İşyerlerinde Kovid-19 Tedbirleri” yazısında da belirtildiği üzere PCR ve antikor testi verme zorunluluğum bulunmadığını ifade ettiği,
Kovid-19 geçirmiş risk gruplarına 21/07/2021 tarihli genelge ile üç ay sonra aşı uygulandığı, diğer bir deyişle karantina bitiminden sonra 3 ay içerisinde aşı yapılmasının mümkün bulunmadığı, davacının iş bu süreç içerisinde aşı olmadığı gerekçesi ile işten çıkarıldığı dolayısı ile fesih işleminin hukuka uygun yapılmadığı, bununla birlikte aşı olmadığı iddia edilen davacıya alternatif çalışma yöntemlerinin sağlanmadığı, yıllık ücretli izin kullanması teklifinde bulunulmadığı, uyarı ve ihtarname dışında alternatif çözüm yollarına gidilmeksizin iş sözleşmesinin salt bu nedenle feshedildiği, her ne kadar davalı bu hususta sözlü olarak davacıya farklı çalışma sistemlerinin önerildiğini söylemiş ise de sözlü olarak alternatifler arandığını destekler dosyada delil de olmadığı, tüm bu nedenlerle feshin geçersiz olduğu ve işe iade kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.