Arzu Efimia’dan çarpıcı bir müzik yolculuğu: “Akıl Başıma” yayında!
🎵 Sözleriyle düşündüren, ritmiyle sürükleyen bir şarkı…
Arzu Efimia, güçlü yorumuyla dikkat çeken yeni teklisi “Akıl Başıma” ile müzikseverlerin karşısında. Müzik Onair etiketiyle yayınlanan şarkı, 4K çözünürlüğündeki video klibiyle netd müzik YouTube kanalında yerini aldı. Şarkının sözleri Arzu Efimia ile Nurhayat Davarcı’ya ait; bestesi ise 90’lı yıllara damga vuran “Adamım” şarkısının da bestecisi ve söz yazarı olan Nurhayat Davarcı imzası taşıyor.
Modern altyapısıyla dikkat çeken düzenleme, müzik dünyasının deneyimli ismi Ahmet Semih Erdoğan’a ait. Mix & mastering çalışması Arıkan tarafından yapılan şarkının prodüksiyon sürecinde Özcan Beylan (Yapımcı) ve Mert Alpater (Uygulayıcı Yapımcı) gibi isimler de yer alıyor.
Klibin yönetmen koltuğunda İhsan Gül ve Mert Alpater birlikte otururken, çekimler İzmir’in Sığacık beldesinde gerçekleştirildi. Görüntü kalitesi, kurgu ve renk düzenlemeleriyle öne çıkan klipte, izleyiciye hem görsel hem duygusal açıdan zengin bir deneyim sunuluyor.
Şarkının müzikal zenginliği de en az sözleri ve görüntüsü kadar dikkat çekici. Bass gitarda Caner Üstündağ, perküsyonda Mehmet Akatay, klarnette Göksun Çavdar ve yaylılarda İstanbul Strings şarkıya eşlik etti. Türkiye'nin önde gelen bu müzisyenleri, "Akıl Başıma"ya güçlü ve özgün bir altyapı kazandırdı.
Edisyon ve kapak fotoğrafında Mert Alpater’in imzası öne çıkarken, kapak tasarımı LMF / Legal Music Film tarafından hazırlandı. Koordinasyon, Sevtap Gül (Legal Music Film) tarafından yürütülürken, sosyal medya ve dijital platformlardaki tüm yönetim MüzikOnair ekibine emanet edildi.
Toplumsal göndermelerle dolu sözleriyle dikkat çeken “Akıl Başıma”, mizahi dili ve samimi anlatımıyla genç kuşağın iç dünyasına ayna tutuyor.
Şarkının çarpıcı nakaratı ise bir manifesto gibi:
“Ah yaşıma akıl başıma / Çok geç oldu yetiş Mevlam bak gözyaşıma…”
Günümüz insanının kafa karışıklığını, hayal kırıklıklarını ve sistemin dayatmalarını eğlenceli ama eleştirel bir dille anlatan şarkı, aynı zamanda kadınların yaşadığı baskılara da hicivle yaklaşıyor. “Çirkin değilim, çok cilveliyim / Boşverdim ben, anda yaşıyorum dünyamda” sözleriyle bireysel duruşu yansıtan Arzu Efimia, bu teklisiyle müzik kariyerinde etkileyici bir iz bırakıyor.
🎧 “Akıl Başıma” şarkısına ulaşmak için:
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=36ngoMeJr50
Matematiğin disipliniyle edebiyatın sıcaklığını buluşturan bir ruh: Nurdan Aladağ
Hayatını öğrencilerine, kalemini ise edebiyata adayan; kelimelerle hem çocuklara hem yetişkinlere dokunan bir öğretmen-yazar: Nurdan Aladağ.
1971 yılında Alaçatı’da dünyaya gelen Nurdan Aladağ, yaşamını kelimelere ve genç zihinlere dokunmaya adamış çok yönlü bir sanat insanı. Eğitim hayatını İzmir’de tamamlayan Aladağ, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Türkiye’nin farklı illerinde lise matematik öğretmenliği yaptı. Sivas, Eskişehir ve İzmir’de geçen öğretmenlik yıllarında öğrencileriyle kurduğu güçlü bağlar, yalnızca akademik başarıyla sınırlı kalmadı; edebiyatla matematiği harmanlayan yenilikçi projeleriyle de dikkat çekti.
Onun için öğretmenlik sadece bir meslek değil, sanatla ve insanla kurulan bir gönül köprüsüydü. Bu anlayışıyla sayılar kadar sözcüklerin dünyasında da kendine yer açtı. Lise yıllarında şiirle başlayan edebi yolculuğu zamanla öyküye, denemeye, kitap incelemelerine ve söyleşilere uzandı. Kaleme aldığı yazılar çok sayıda dergi, dijital platform ve derleme kitapta yer aldı.
2021 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı Çantanın Gizemi, sade ve içten anlatımıyla edebiyat çevrelerinden büyük övgü aldı. Ardından gelen Kalbindeki Yaraya Bak (2023) ve Beni Umutsuz Bırakma (2024) ile yazarlık yolculuğunu derinleştirdi. 2025’te yayımlanan çocuklara yönelik şiirli öykü kitabı Yüreği Serçe Çocuk, sevgi, doğa, sanat ve merhamet gibi evrensel temalarla küçük okurların kalbine dokundu.
Popüler edebiyat akımlarından uzak duran, gündelik hayattan kesitler sunan, insan merkezli ve duygusal derinliği yüksek öyküler kaleme alan Aladağ, yalnızca yazmakla yetinmeyip, edebiyatı aktif bir yaşam pratiğine dönüştürdü. Katıldığı edebi seminerler, kültürel etkinlikler ve söyleşilerde sanatın dönüştürücü gücünü savundu. Sanatın Gerekliliği ve Hayata Yön Veren Sözcükler başlıklı sunumlarıyla dikkat çeken Aladağ, Dünya Sanat Günü ve Dünya Öykü Günü gibi özel günlerde sahne alarak edebiyata olan tutkusunu dinleyicilerle buluşturdu. Sevgi Soysal ve Orhan Veli üzerine gerçekleştirdiği söyleşiler ise geniş beğeni topladı.
2024-2025 yıllarında yürüttüğü Okur-Yazar Buluşması projesiyle toplumsal duyarlılığını da gözler önüne seren Aladağ, yazarları Narlıdere Huzurevi’ndeki okurlarla buluşturdu. Ayrıca okullarda Yüreği Serçe Çocuk kitabından seçtiği şiirli öykülerle öğrencilere umut, empati ve sevgi temalarını aktardı.
Yazarlığının yanı sıra köşe yazarlığı da yapan Aladağ, Çeşme’nin Sesi gazetesinde kaleme aldığı yazılarla yerel kültürle bireysel duyguları harmanladı. Yazıları ayrıca Cumhuriyetin 100. Yılı Seçkisi, Veysel Çolak Şiir Diye Bir Kelime, Hayata Tutunma Öyküleri ve Karantina Günlükleri gibi önemli derlemelerde yer aldı.
Karşıyaka Belediyesi’nin düzenlediği Veysel Çolak Şiir Atölyesi'nde aktif bir katılımcı olan Aladağ, şiiri "sihirli bir dünya" olarak tanımlıyor. Sanatla olan bu güçlü bağı, tiyatro sahnesine de taşındı ve Tiyatro Hep Biri topluluğunda sahnelenen Kahırzaman Kahramanları adlı oyunda rol aldı.
Evli ve iki kız çocuğu annesi olan Nurdan Aladağ, "Her öykü bir pencere, bakmayı bilen için sonsuz manzaralar saklar," sözüyle özetlediği edebi felsefesiyle üretmeye, ilham vermeye ve topluma dokunmaya devam ediyor.
Yetenekleri, çok yönlü birikimi, özgün yazı tarzı, güçlü kalemi, vizyonu ve iletişim gücüyle öne çıkan Nurdan Aladağ; pozitif enerjisi, ışıltısı ve içtenliğiyle hem öğrencilerinin hem de edebiyatseverlerin kalbinde özel bir yer ediniyor.
Akçaabat’ta bir star “Resul Dindar”...
Akçaabat Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 33. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halkoyunları Festivalinde Resul Dindar fırtına gibi esti, Akçaabat adeta insan seline döndü.
İki saati aşkın süren sahnesinde horonlar kuruldu, aşk şarkılarıyla duygu dolu anlar yaşandı, konserinin bir bölümünde ise seyircilerin arasına katılan Resul Dindar şarkılarını sevenleriyle omuz omuza söyledi.
Konserin ilk bölümünde, 6 Temmuz’da şehit olan 12 askerimizi de saygıyla anmayı unutmadı…
Festivalin son gününde sahne alan sanatçı;
kemençe, tulum, bağlama gibi etnik sazların yanı sıra keman, çello, klavye, saksafon gibi batı enstrümanlarını da orkestrasına katarak; Karadeniz türkülerinin yanında arabesk ve pop eserlerle dinleyicilere adeta bir müzik şöleni yaşattı… Sahne tarzıyla da dikkat çeken Resul Dindar “Memleketimde star gibi olmak istedim, özgür olmak istedim, burada evimde gibi hissediyorum” diyerek memleketine özel hazırlandığını söyledi.
Konserin finalinde Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Resul Dindar’a plaket takdiminde bulunurken şu sözleri de ekledi “Resul beye bizleri yalnız bırakmadığı için teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir akşam yaşattı, her seferinde geldiğinde bu konser alanı sevenleriyle doluyor”
Resul Dindar’sa sahnesini bitirirken Akçaabat Belediyesine, Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim’e, KL Atlas Organizasyon Nurcan Demir’e, konserin ana sponsoru Eda Emin’e Çakır’a tüm ekip arkadaşlarına, ailesine ve sevenlerine teşekkür etti…
Yaz konserlerine hız kesmeden devam eden sanatçı,
26 Temmuz’da Trabzon / Arsin Festivali’nde
27 Temmuz’da Sakarya / Kocaali Festivali’nde sevenleriyle buluştu.
Resul Dindar müzik yolculuğuna Haluk Şentürk ile devam etme kararı aldı…
Karadeniz müziğinin başarılı ismi; konserleriyle, şarkılarıyla, farklı tarzdaki projeleri ve yorumculuğuyla herkes tarafından sevilen sanatçı Resul Dindar’ın yeni menajeri, sektöre yön veren isimlerden biri olan, Türkiye’nin önde gelen menajerlerinden Haluk Şentürk oldu…
Resul Dindar ve Haluk Şentürk tüm menajerlik ve iletişim hizmetleri için karşılıklı anlaşma imzaladılar.
Bundan sonra sanatçının yurtiçi ve yurtdışı tüm konser organizasyonları Şen Ajans Haluk Şentürk tarafından yürütülecek.
Resul Dindar “Her şey vaktinde güzeldir, hepimize hayırlı olsun” notuyla yeni menajerliğini duyururken, Haluk Şentürk de “Hayırlı olsun” diyerek Resul Dindar’ın duyurusuna karşılık verdi.
Sedat Çelebisoy’dan zamansız bir yorum: “Kulakların Çınlasın” Netd Müzik’te yayında!
Türk sanat müziğinin klasikleşmiş eserlerinden “Kulakların Çınlasın”, Sedat Çelebisoy’un içten yorumuyla yeniden hayat buldu. Müzik Onair etiketiyle yayınlanan eser, 4K çözünürlüklü video klibiyle netd müzik’te yayınlandı.
Sözleri Ülkü Aker’e, müziği Şekip Ayhan Özışık’a ait olan şarkının düzenlemesi Erdem Tuncer imzası taşıyor. Ferdi Çalışkan yönetmenliğindeki klipte, yıllar önce yarım kalmış bir aşkın anılarını hüzünle hatırlayan bir adamın hikâyesi anlatılıyor.
1971 doğumlu Sedat Çelebisoy, İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu bir öğretmen. 30 yılı aşkın süredir fizik öğretmeni olarak görev yapan sanatçı, müzik tutkusunu Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde başlattı ve 52 yaşında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Sertifika Programı’nı başarıyla tamamladı.
Bilim ve sanatı bir arada yürütme başarısı gösteren Çelebisoy, “Kulakların Çınlasın” ile müziğe olan tutkusunu dinleyicilerle paylaşıyor.
Eser, hem nostaljik bir aşkın hem de hayat boyu öğrenmenin güçlü bir temsili.
Şarkı : https://www.youtube.com/watch?v=FVSQVGBqzXo
"Tarafsızlığın ve etkin gazeteciliğin sembolü: Yeşim Eryılmaz"
Gazeteci ve haber programcısı Yeşim Eryılmaz, yıllar içinde medya dünyasında izleyicinin güvenini kazanmış, güçlü bir habercilik duruşuyla tanınmıştır. Tarafsızlığı, derinlikli analizleri ve etkileyici sunum tarzı sayesinde yalnızca bir haberci değil, aynı zamanda kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasında kilit bir rol üstlenen bir medya profesyonelidir. Yaptığı programlar geniş kitlelerce takip edilmekte, hem içerik hem de anlatım gücüyle örnek gösterilmektedir.
Yeşim Eryılmaz’ın etkisi yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Azerbaycan ve Türk dünyasında KKTC ile ilgili yaptığı programlar büyük takdir topladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kültürel, politik ve sosyal dinamiklerini ele alan özel yayınları, bu bölgeler arasında bilgi köprüsü kurarak önemli bir misyon üstlendi.
Kıbrıs’ın stratejik ve tarihi önemini medya diliyle anlatma konusunda özel bir yetkinliğe sahip olan Yeşim Eryılmaz, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs konusunu adeta bir yaşam mottosu haline getirmiştir. Bölgesel gelişmeleri yakından izleyen ve bu doğrultuda bilinçlendirici yayınlara imza atan Eryılmaz, izleyicilere sadece haber değil aynı zamanda perspektif sunuyor.
Mesleki titizliği, araştırmacı gazetecilik anlayışı ve etik duruşuyla Yeşim Eryılmaz pek çok prestijli ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları KKTC Vatanseverlik Ödülü ve Azerbaycan Basın Elçisi ödülleridir. Hem ekran önündeki profesyonelliği hem de arka plandaki detaylı hazırlıklarıyla örnek gösterilen bir isimdir. İzleyicileri ve meslektaşları tarafından güvenilirlik simgesi olarak görülmektedir.
Gazetecilikteki etkisini resmi düzeyde de ortaya koyan Yeşim Eryılmaz, KKTC’nin tüm makamlarına akredite olmuş sayılı medya mensuplarındandır. Bu, onun haber alma ve aktarma yetkinliğini, diplomatik düzeyde de kabul gören bir profesyonel olarak tanımlar. Kurumlara ve temsil ettiği değerlerine yüksek aidiyet duygusuyla bağlıdır.
Kendi gelişimine verdiği önemle de tanınan Yeşim Eryılmaz, kitap okumaya olan tutkusu ve yeni bilgiler öğrenme azmiyle sürekli kendini geliştiren bir gazetecidir. Devletine ve milletine duyduğu bağlılık, hem işine olan saygısını hem de topluma karşı sorumluluğunu perçinlemektedir. Her adımında öğrenme ve öğretme heyecanı taşıyan bir medya neferidir.
Kalpten gelen güç: Prof. Dr. Zehra Bayramoğlu’nun ilham veren hekimlik yolculuğu
İstanbul’da dünyaya geldi, Kafkas kökenli Çerkes bir ailenin kızı olarak büyüdü. Kültürel mirasını yüreğinde taşıyan, bilgiyi tutkuya dönüştüren bir hekim: Prof. Dr. Zehra Bayramoğlu. Kalp ve damar cerrahisi gibi zorlu ve özveri isteyen bir alanda yalnızca başarılarıyla değil, yaklaşımıyla da fark yaratan bir isim.
1998 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun olan Bayramoğlu, 2004 yılında Kadir Has Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlığını aldı. 2019 yılına kadar Florence Nightingale Hastanesi ve Demiroğlu Bilim Üniversitesi’nde akademik ve idari görevlerde bulundu. Bu süreçte, Türkiye’nin en yoğun ve nitelikli kalp-damar merkezlerinden birinde yüzlerce başarılı ameliyata imza attı.
2015 yılında doçentlik unvanını alan Prof. Dr. Bayramoğlu, 2021’de Nişantaşı’nda kendi özel muayenehanesini açtı. 2022’de ise Haliç Üniversitesi’nden profesör unvanını aldı. Bugün hem akademik çalışmaları hem de klinik pratiği ile sağlık alanındaki etkisini sürdürmeye devam ediyor. Özellikle damar hastalıkları, varis tedavileri ve ilgili cerrahi girişimler konusunda yoğunlaşan Bayramoğlu, hasta odaklı yaklaşımıyla tanınıyor.
Kadın kalp ve damar cerrahı olmanın zorluklarını bilerek bu mesleğe adım atan Bayramoğlu, yalnızca iyileştiren değil, dinleyen, anlayan, hisseden bir hekim olarak hastalarının hayatına dokundu. Her hastayı bir birey olarak gören, sadece tanı koymakla yetinmeyip onların yaşam yolculuklarına eşlik eden bir duruşla, zaman içinde binlerce hasta ile adeta bir aile bağ kurdu.
“Hekim olmak yalnızca bilgiyle donanmak değil; insan ruhuna, zamanın değerine, hayatın kıymetine hâkim olmaktır,” diyen Prof. Dr. Zehra Bayramoğlu, bu anlayışı genç hekim adaylarına aktarmayı da kendine görev edinmiş durumda. Çünkü ona göre meslek aşkı, bilgi kadar kıymetlidir.
Zehra Bayramoğlu’nun hekimlik tarzı, yalnızca tıbbi başarılara değil, aynı zamanda ruhsal derinliğe, içtenliğe ve iletişim gücüne dayanıyor. Yetenekleri, çok yönlü birikimi, özgün yöntemleri, pozitif enerjisi ve ışıltısıyla hem meslektaşlarının hem de hastalarının hayranlığını kazanmış durumda.
Bugün, yalnızca kalpleri onaran bir cerrah değil; ilham veren bir eğitimci, güven veren bir yol arkadaşı olarak sağlık dünyasında parlayan bir yıldız.