Küller

Abone Ol

Caner Mutlu’dan yürekten gelen bir ezgi: “Küp İçinde Nişasta”

Gelenekten beslenen, içten bir yorum…
Caner Mutlu’nun son müzik çalışması “Küp İçinde Nişasta”, dinleyicilerin gönlünde şimdiden özel bir yer edindi. Anonim bir halk ezgisini kendi tarzıyla yeniden yorumlayan Mutlu, müziğin engel tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yüzde 90 görme engelli olmasına rağmen üç üniversite bitiren ve yaşamı boyunca sanatın her dalıyla iç içe olan Caner Mutlu, müzikteki tutkusu ve üretkenliğiyle dikkat çekiyor. En son yayımladığı “Küp İçinde Nişasta” adlı şarkı, hem düzenlemesi hem de samimi yorumu ile büyük beğeni topluyor. Eserin düzenlemesi Emre Doğan imzası taşırken, yayın etiketi ise MüzikOnair. Klibin Yönetmeni ise Caner Mutlu. 

🎧 Şarkıyı dinlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=6qgIC7oJZrg
Sanatla örülü bir hayat
Caner Mutlu, sanat serüvenine sağlam bir akademik temel de kazandırdı. İlk üniversite deneyimini Anadolu Üniversitesi Adalet bölümü ile tamamladı. Ardından geleneksel el sanatları eğitimi aldı. 2020 yılında ise hayalini kurduğu Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü’ne kabul edildi ve buradan mezun oldu.

Yalnızca sanatsal değil, sportif yönüyle de dikkati çeken Caner Mutlu, ortaokul yıllarında atletizme ilgi duymuş ve bu alanda madalya kazanma başarısı göstermişti. Yaşamı boyunca hiçbir zorluğu bahane etmeyen, her engeli azmiyle aşan bir isim oldu.

Daha Önce "Yaralı Kuş"la Ses Getirmişti

Mutlu, müzik üretimlerini dijital dünyada da sürdürmeye devam ediyor. İki yıl önce ses sanatçısı Tuğçe Sena Tüfek ile yaptığı düet “Yaralı Kuş”, hem sözleri hem melodisiyle dikkat çekmişti. Şarkının sözleri Tuğçe Sena Tüfek’e, müziği ise Caner Mutlu’ya ait.

Ancak tüm üretimlerinin içinde “Küp İçinde Nişasta”, hem halk müziğine duyduğu bağlılığı hem de modern düzenlemelerle geçmişi bugüne taşıma çabasını en iyi yansıtan eser olarak öne çıkıyor.

Caner Mutlu, üretmeye ve müziğiyle daha çok yüreğe dokunmaya devam ediyor. Gelenekselin özünü bozmadan geleceğe seslenmek isteyen bir sanatçının samimi ve içten hikâyesi... 

C.A.N.U’dan uluslararası iş birliğiyle yeni hit: “Ben de Var Sen de Yok” (Boosin Radio Mix)

Müzik dünyasının çok yönlü isimlerinden C.A.N.U, yeni single çalışmasıyla dikkatleri yeniden üzerine çekiyor. Geçmişte Tuğba Ekinci, Tuğçe San ve Nazan Öncel gibi önemli sanatçılarla yaptığı çalışmalarla adını duyuran başarılı aranjör, bu kez hem müzikal birikimini hem de uluslararası iş birliklerini sahneye taşıyor.
90’ların unutulmaz ismi Ah Canım Ahmet’in yakın çevresinden olan C.A.N.U, daha önce Serdar Ortaç ve Sibel Alaş gibi pop müziğin yıldızlarının şarkılarını modern dokunuşlarla yeniden yorumlamış ve büyük beğeni toplamıştı. Sanatçı, şimdi ise sekizinci single çalışması “Ben de Var Sen de Yok” ile yaza iddialı bir giriş yapıyor.

Ukrayna’dan dünya çapında bir dokunuş: Boosin

Yeni şarkının söz ve müziği C.A.N.U’ya ait. Parçanın aranjesi, miks ve mastering işlemleri ise dünyaca ünlü Ukraynalı prodüktör Boosin tarafından yapıldı. Boosin, Eurovision’da Ukrayna’yı temsil eden ve uluslararası listelerde ses getiren “Siren Song”un yaratıcısı olarak biliniyor. Aynı zamanda Maruv’un tüm şarkılarına imza atan Boosin, bu projede C.A.N.U ile güçlerini birleştirerek şarkıya uluslararası bir kalite kazandırıyor.

Müzik akademisyenliğinden pop arenasına

Uluslararası güzellik uzmanlığı belgesine sahip olan ve Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan C.A.N.U, bu çalışmasıyla hem akademik hem sanatsal yönünü bir arada yansıtıyor. Sözleriyle bireysel farkındalığı vurgulayan “Ben de Var Sen de Yok”, modern elektronik altyapısıyla yaz sezonuna damga vuracak şarkılar arasında yer almayı hedefliyor.

4K klip ve güçlü prodüksiyon ekibi

Engürlü Müzik etiketiyle yayımlanan şarkının video klibi, 4K çözünürlüğünde ve yüksek prodüksiyon kalitesiyle hazırlandı. Klip yönetmenliğini Furkan Çelik, yönetmen yardımcılığını Kaya Kayaoğlu üstleniyor. Prodüksiyon süreci Erdem Türkel tarafından yürütülürken, ışık tasarımı 709, montaj ve renk düzenleme ise furkancelikfilm imzası taşıyor.

🎧 Şarkıyı dinlemek için:
https://youtu.be/vgCw9CoMfrU?si=4G1LQaPaMZkJFL2M
📱 Instagram:
@c.a.n.u_official
Bu yeni çalışmayla C.A.N.U, yalnızca bir müzisyen değil, aynı zamanda vizyoner bir prodüktör ve yaratıcı sanatçı olarak müzik sektöründeki yerini daha da sağlamlaştırıyor. “Ben de Var Sen de Yok (Boosin Radio Mix)”, elektronik tınıları ve güçlü sözleriyle yazın en dikkat çeken hitlerinden biri olmaya aday.

Cüneyt İlhan’dan yeni bir aşk şarkısı: Sevdiğim

“Beste yapmak benim için bir yaşam biçimi” diyen sanatçı, 59. eserini dinleyiciyle buluşturdu.
Müzik dünyasında samimi sözleri ve içten melodileriyle dikkat çeken Cüneyt İlhan, yeni single çalışması “Sevdiğim” ile bir kez daha dinleyicilerin kalbine dokunuyor. Tüm dijital platformlarda yerini alan bu duygusal şarkı, İlhan’ın eşi için yazdığı özel eserlerden biri.
Daha önce “Beni Sensiz Bırakma”, “Doğum Günü” ve “Her Şeyim Oldun” gibi parçalarıyla romantik ruhları yakalamayı başaran Cüneyt İlhan, “Sevdiğim” ile bu çizgisini sürdürüyor. Söz ve müziği kendisine ait olan şarkının düzenlemesi ise Burak Canözer imzası taşıyor.
Sanat hayatına hobi olarak başlayan İlhan, “Terk Ettim” adlı parçasıyla geniş kitlelerin ilgisini çekmeyi başarmıştı. Şimdiye dek bestelediği 59 parçayı müzikseverlerle buluşturan sanatçı, üretkenliğini her geçen gün artırıyor.

“Beste yapmak, üretmek ve insanların beğenisine sunmak, gelen güzel yorumları ve eleştirileri okumak benim için çok güzel bir uğraş” diyen İlhan, imkan buldukça her ay yeni bir eser yayımlamayı hedeflediğini söylüyor.
Romantik tınıları, içten sözleri ve duygusal atmosferiyle “Sevdiğim”, dinleyicilere özel bir müzikal deneyim sunuyor. Aşkın naif halini notalara döken bu eser, şimdiden dijital platformlarda ilgiyle karşılandı.
🎧 Dinlemek için: cuneytilhan.net/sevdigim
📱 Instagram: @cuneytilhanmusic

 Moda dünyasında parlayan yıldız: Deniz Budak

Kendi markasını yarattı, hayallerini gerçeğe dönüştürdü...
Moda tutkusunu küçük yaşlarda modellik yaparak keşfeden ve yıllar içinde bu tutkuyu güçlü bir vizyonla markalaştıran Deniz Budak, bugün Türkiye'nin yükselen genç tasarımcıları arasında yer alıyor. 18 Temmuz 1998, Ankara doğumlu olan Budak, Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra modanın kalbinin attığı şehirlerden Milano’da moda eğitimi aldı. Bu eğitimle birlikte ufkunu genişleten genç tasarımcı, 2022 yılının başında kendi markası Dream Dress’i kurarak moda dünyasına resmen adım attı.

Kendi atölyesinde hayat bulan özgün koleksiyonlarıyla dikkat çeken Budak, müşterileriyle kişiye özel dikim ve kiralama yöntemiyle buluşuyor. Yalnızca hazır tasarımlar değil, her vücuda ve tarza özel tasarımlarla fark yaratan Budak’ın markası kısa sürede sadık bir kitle edinmeyi başardı.
Deniz Budak’ın moda yolculuğu aslında çok daha önce başladı. 2016 yılında Models of Turkey yarışmasında finalist olan Budak, henüz genç yaşlarında podyumun tozunu yutarken tasarımcıları yakından gözlemleme fırsatı buldu. O yıllarda başlayan ilgi, zamanla akademik bir bilgi birikimi ve sanatsal bir vizyonla birleşerek Dream Dress markasının temelini oluşturdu.

Yalnızca yetenekli bir tasarımcı değil, aynı zamanda çok yönlü bir moda insanı olan Deniz Budak; özgün tarzı, güçlü iletişimi ve estetik anlayışıyla da dikkat çekiyor. Moda vizyonunu sadece çizim masasında değil, aynı zamanda podyumda da yansıtabilen Budak, düzgün fiziği, zarafeti ve pozitif enerjisiyle hem ilham veriyor hem de stilin içten gelen bir yansıma olduğunu ortaya koyuyor.
Gelecek hedefleri arasında markasını uluslararası platformlara taşımak ve sürdürülebilir moda anlayışıyla daha geniş kitlelere ulaşmak olan Deniz Budak, modanın sadece giyinmek değil, bir duruş olduğunu savunuyor.

NERİ ÖZHAN’DAN YENİ BİR HAYAT DÖNÜMÜ: “KÜLLER”

Söz yazarı, besteci ve ses sanatçısı Neri Özhan, 30 Mayıs 2025 tarihinde yayınladığı yepyeni teklisi “Küller” ile bir kez daha müzikseverlerin kalbine dokunmayı başardı. Şarkı, yalnızca yüksek enerjili sound’u ve güçlü altyapısıyla değil, derin anlamları ve etkileyici klibiyle de dikkat çekiyor.
Müzikal prodüksiyonun her detayında imzası bulunan isim ise, sanatçının yakın dostu ve iş ortağı Erdem Eskimez. Söz, müzik, aranje, vokal koçluğu, miks-mastering gibi tüm aşamalarda Erdem Eskimez’in imzası bulunuyor. “Küller”, aynı zamanda Neri Özhan’ın hayatındaki kişisel dönüm noktalarını yansıtan bir içsel anlatı niteliği taşıyor. Sanatçı, şarkının kendisi için taşıdığı manevi değerin paha biçilemez olduğunu da vurguluyor.

GERÇEKLER VE HAYALLERİN BULUŞMASI

“Küller”in klibi, içerdiği ileri seviye 3D modelleme ve özel kodlama teknikleri sayesinde oldukça farklı bir görsel dünya sunuyor. Can Özen tarafından gerçekleştirilen bu dijital tasarımlar, izleyiciyi gerçek ile düş arasında kurulan metaforik bir evrene taşıyor.

Klibin yönetmenliğini ve kurgusunu üstlenen Erdem Eskimez, aynı zamanda senaryoyu da Neri Özhan ile birlikte yazdı. Klip, gerçeklerin ve hayallerin sentezlendiği bir hikâyeye sahip. Renk düzeltmelerinden makyaj sanatına, fotoğraf çekiminden albüm kapak tasarımına kadar her bir detay titizlikle düşünülmüş.
Sanatçının projeye dair duygularını sorduğumuzda Neri şu sözleri dile getiriyor:

“Bizim çok iyi bir klip ortaya çıkarmamızın nedenleri, Erdem’in televizyonculuk deneyimi, yenilikçi olması, istenilenin daha da üstünde bir yaratım gücüne sahip olması, vizyonu ve ihtiyaç duyulan bilgi birikimini tecrübesiyle çok iyi kullanabilmesidir.”

MÜZİKTE DERİNLİK, GÖRSELLİKTE VİZYON

“Küller”, yalnızca bir şarkı değil; aynı zamanda bir anlatı, bir yüzleşme ve yeniden doğuş süreci. Küllerinden doğmak, geçmişle yüzleşmek ve sanatla iyileşmek isteyen herkes için bu şarkı ruhsal bir eşlikçi olma potansiyeline sahip.
Projenin dijital dağıtımı 2645 Records, dijital yayını ise Beste Bankası tarafından gerçekleştirildi. Klip yayına girdiği ilk günden bu yana sosyal medyada olumlu tepkiler alıyor.  Neri Özhan’ı Instagram’dan takip etmek için: @nerimusicc

Deniz üzerinde sanatın kırmızı kafesi: Pınar Tuba Biçmen “Art on the Boat”ta büyüledi

İstanbul’un seçkin lokasyonlarından Setur Kalamış Marina, 14 Haziran Cumartesi günü sanat, gastronomi ve müziği bir araya getiren “Art on the Boat” festivaline ev sahipliği yaptı. Festival ile denizin ve sanatın birleştirici ruhu marinaya yayıldı. İntersis Ajans organizasyonuyla gerçekleşen bu özel günde, sanat dünyasının parlayan yıldızlarından Pınar Tuba Biçmen, etkileyici sergisiyle iz bıraktı.

Sanat kuratörlüğünü Fırat Neziroğlu’nun üstlendiği festivalde, Pınar Tuba Biçmen’in “kırmızı kafes”te konumlandırdığı enstalasyon sergisi, sanatseverlerin ilgi odağı oldu. Kendi tasarımı olan konstrüksiyon üzerinde yer alan 18 özgün eseriyle Biçmen, sanatın sınırsız yorum gücünü marinaya taşıdı. Kırmızı kumaşların oluşturduğu etkileyici atmosfer, denizin mavisiyle bütünleşerek görsel bir şiire dönüştü.

Son bir yıl içerisinde yurt içi ve yurt dışında önemli etkinliklerde eserleriyle yer alan Biçmen, bu kez “Art on the Boat”un sanat dalındaki en dikkat çeken ismi olarak öne çıktı. Gün boyu ziyaretçilerin ilgiyle gezdiği sergi, hem estetik kurgusu hem de duygusal derinliğiyle izleyicilerden tam not aldı.
Biçmen’in eserleriyle ortaya koyduğu anlatım dili, sadece göze değil, ruha da hitap etti. Ziyaretçiler, kırmızı kafese adım attıklarında hem çağdaş sanatla hem de sanatçının iç dünyasıyla yoğun bir bağ kurdu.

Festival boyunca Masterchef Mehmet Yalçınkaya’dan Aşkım Kapışmak’a, Haldun Dormen’den Fırat Neziroğlu’na kadar pek çok değerli ismin katılım gösterdiği etkinlikte, sanat, müzik ve gastronomi adeta iç içe geçti. Gün batımında Melis Sökmen & Ceyda Pirali Orkestrası'nın sahneye çıktığı “The Color of Sound: Sunset” konseriyle festival unutulmaz bir final yaptı.

Pınar Tuba Biçmen, “Art on the Boat”ta sadece eserleriyle değil, kırmızı kafesiyle de sanatın kamusal alanla nasıl buluşabileceğine dair etkileyici bir örnek sundu. Kalamış Marina’da gerçekleşen bu özel sergi, festivalin sanatsal belleğine kazındı.

Sinem Tamur: Ekranların parlayan yıldızı, podyumların göz kamaştıran ismi

Türkiye medya ve moda dünyasında son dönemde adından sıkça söz ettiren bir isim var: Sinem Tamur. Kendine özgü sunuculuk tarzı, akademik birikimi ve zarafetiyle dikkati çeken Tamur, başarılarıyla genç kuşaklara da ilham veriyor.

İlk olarak Tivi 6 ekranlarında bir siyaset programının moderatörlüğünü ve spikerliğini üstlenen Sinem Tamur, burada edindiği tecrübeyle kısa sürede medya sektöründe kendini gösterdi. Ardından Show Türk kanalında sunuculuk yaptı; dinamik sunumları ve güçlü ekran duruşuyla izleyicilerin beğenisini kazandı. Bir süre Sözcü TV’de de görev alan Tamur, akademik hayata yönelme kararıyla televizyonculuk kariyerine kısa bir ara verdi.

Gazi Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümü mezunu olan Sinem Tamur, yüksek lisans eğitimini de aynı üniversitede tamamladı. Akademik yolculuğunu ise Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde sürdürüyor. Doktora çalışmalarını medya ve tekelleşme üzerine yoğunlaştıran Tamur, bu alanda yaptığı araştırmalarla bilimsel camiada da kendinden söz ettiriyor.

Sadece akademik ve ekran başarısıyla değil, aynı zamanda podyumda da dikkat çeken Tamur, modellik kariyerinde birçok prestijli defilede yer aldı. Zarif fiziği, güçlü duruşu ve estetik anlayışıyla moda dünyasında kendine özgü bir yer edindi. "Prestige of Models" yarışmasında birinci olarak bu alandaki başarısını taçlandırdı.

28 Haziran gecesi Beşiktaş’ın 122. yılını kutlayan Begikad Özel Gecesi’nin sunuculuğunu üstlenecek olan Sinem Tamur, bu önemli organizasyonda da profesyonelliğini gözler önüne serecek.

Yetenekleri, çok yönlü birikimi, özgün yüzü ve güçlü iletişim becerileriyle ekran ve podyumda fark yaratan Sinem Tamur; pozitif enerjisi, vizyonu ve duruşuyla hem medya dünyasında hem de modada kalıcı bir iz bırakmaya devam ediyor.