Mailler, mesajlar, çiçekler, çikolatalar ve "Aslansınız, kaplansınız..." temalı tebrikleriniz bittiyse gazetecilerin rutin 10 Ocak'ından herkese merhaba!
Gerçek gazetecilerin sokaklarda, kışın yağmurdan yazın sıcaktan sırılsıklam olduğu, bazen mahallede delinen asfaltı bazen de belediyede delinen kasayı yazmak için koştuğu bir meslek bu, kime, ne çiçeği ne çikolatası?
Herkes doğruyu okumak ister ama kimse gerçekler yazılsın istemez. Bir yanda hak hukuk nidaları atarken diğer yanda muhabirleri yöneticileri aracılığyla sıkıştıranlar. Lütfen tebrik mesajı yayınlamasın.
Gazeteciler aç, yeni değil, bilinmiyor değil; ama görülmüyor, görülmek istenmiyor. Herkesin derdine derman olurken kendi sesini duyuramayanlara hediye paketi, kutlama önerilmesin. Zira 10 Ocaklar güldürmüyor, acıtıyor.
Mesleğe başlayan kaç kişi emekli olabiliyor, kalifiye eleman nasıl yetişiyor ve meslekte kalıcı oluyor, iletişim fakültesi mezunları nasıl önceliklendiriliyor, doyulacak, geçinilecek maaş düzenlemesi, insani çalışma şartları nasıl planlanıyor, adam kayırmanın en kolay, en meşru olduğu sektör haline nasıl geldik, 10 Ocak bunu tartışma zamanıdır.
Bu tartışmalar yükselmedikçe, sektör güçlenmedikçe iş dünyasının da siyasetin de sansürüne engel olmak zor. Yani gazetecilik zor.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.