in ,

Kuzey Ege’nin incisi Assos Antik Kenti

Kuzey Ege’nin en popüler turizm merkezlerinden biri olan Assos Antik Kenti, Ege Denizi’ne hakim bir tepede, enfes Midilli Adası’nın manzarası, antik kent ve çevresindeki tarihi kalıntıları, antik limanı, hoş butik otelleri, temiz havası ve taş malzeme ile inşa edilen görkemli mimari yapılarıyla keşfedilmeye değer

kuzey-egenin-incisi-assos-antik-kenti

Assos Antik Kenti, Çanakkale şehir merkezinin 87 kilometre güneyinde, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü sınırlarında bulunuyor. Tarihi geçmişi antik çağlara uzanan ve Babakale ile Küçükkuyu arasında yer alan bölgeye Assos deniliyor.
Kuzey Ege’de, deniz seviyesinden 240 metre yüksekte, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde yer alan Assos, tarih kokan taş sokakları, en genci yüz yıllık olan taş evleri ve antik çağ kalıntıları ile tam bir yaşayan tarih. Assos, en az tarihi değerleri kadar doğası ile de fark yaratıyor. Temiz, berrak denizi, yürüyüşe müsait patikaları, konsept butik otelleri ile zamanı durduran bir yer Assos.

Assos Antik Kenti: Tarihi geçmişi MÖ 6. yüzyıla uzanan Assos Antik Kenti, bölgeye özgü bir taş olan andezit taşı ile inşa edilmiş antik yapılardan oluşuyor. Ayvacık’ın yaklaşık 17 kilometre güneyindeki Behramkale Köyü’nde yer alan antik kent, Midilli Adası’nın karşısında, Antik Çağda Troas olarak adlandırılan bölgenin güney ucundaki volkanik bir tepenin zirvesi ve yamaçlarında kurulmuş.
Tarih boyunca Lidya, Pers, Pergamon ve Roma hakimiyeti altına giren bölge, altın çağını yaşadığı antik dönemde yörenin en büyük liman kenti olarak oldukça zengin bir yerleşim yeriymiş. Assos, Andezit taşından imal edilen lahitleri, Aziz Pavlus tarafından ziyaret edilmesi, Aristo’nun kurduğu felsefe okulu, Athena Tapınağı ve büyük amfi tiyatrosuyla ünlü.
Assos Antik Kenti’nin en yüksek noktasında yer alan ve Arkaik Çağ’da Anadolu’da inşa edilen ilk ve tek Dor düzenindeki tapınak unvanını taşıyan Athena Tapınağı, antik kentin en önemli yapısı. Zeus’un kızı ve kentin koruyucu tanrıçası Athena adına inşa edilen tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lerde Amerikalılar tarafından götürülmüş. Sütunların üzerlerindeki frizlerin bir kısmı ise günümüzde Boston Müzesi, Louvre Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunuyor.

Behramkale Köyü: Assos Antik Kenti’ni de içerisinde barındıran Behramkale Köyü, bölgeye has taşlardan inşa edilmiş sivil mimari yapılarıyla Osmanlı döneminde kurulmuş. Antik kenti çevreleyen surların içerisinde konumlanan köy, tarihi sit alanı olarak koruma altında. Assos mimarisinin taş işçiliğinin en güzel örneklerini görebileceğiniz köyün daracık sokakları huzurlu bir atmosfere sahip.
Assos Ören Yeri’ne çıkan yokuş üzerinde, köylü kadınların evde ürettikleri çeşitli malzemeleri sağlı sollu sattıkları tezgâhlar bulunuyor. Bu tezgâhlardan, yöreye özgü otlar, zeytinyağı, tarhana ile dantel ve şal gibi el işi ürünleri alabilirsiniz.

Hüdavendigar Camii ve Köprüsü: Osmanlı Padişahı I. Murat tarafından 14. yüzyılda, tek kubbeli ve kare planlı olarak inşa edilen Hüdavendigar Camii’nin girişini eski Cornelius kentinin kapısı oluşturuyor. Antik kent sınırları içerisindeki tepede yer alan caminin içinde yer alan kadırga resimlerinin Osmanlı cami mimarisinde pek karşılaşılmayan bir örnek olduğu biliniyor.
Yine I. Murat tarafından 14. yüzyılda inşa edilen ve Tuzla Çayı üzerinde yer alan Hüdavendigar Köprüsü’nün kemerleri günümüzde de orijinalliğini koruyor. Araç trafiğine kapalı olan köprü yaklaşık 600 yıldır ayakta duruyor.

Antik Liman: Assos Antik Kenti’nin antik dönemden bu yana kullanılan limanı, günümüzde manzarası, kıyı şeridi boyunca uzanan balık lokantaları ve kıyıya bağlı duran balıkçı sandallarıyla Assos’un en çekici yerlerinden biri. Daracık taş sokaklardan oluşan bu bölgede yüzyıllık taş yapılar restore edilerek turistik tesislere, şirin butik otellere ve restoranlara dönüşmüş.
Tarihi dokusu ve samimi atmosferiyle, ahşap iskelelerden denize girilen, dondurmacıları, hediyelik eşya satan tezgâhları eksik olmayan, kıyıda sıra sıra balık restoranlarının olduğu Antik Liman mendireği, kırmızı ve yeşil fenerleri antik kentin sütunlarının üzerine konmuş. 2000’de genişletilen mendirek ise, birçok balıkçı teknesine barınak olmuş.

Kadırga Plajı: Pırıl pırıl denizi, serin suları ve uzun kumsalıyla Kadırga Plajı, Assos’un hemen güneyinde, kara yoluyla 2 kilometre mesafede yer alan bir koy. Bölgede denize girmek için en popüler yer olan Kadırga, her bütçeye uygun otel ve kamping alanlarıyla dolu. Geniş, uzun ve taşlık bir plajı bulunan Kadırga’nın berrak denizi de mavi bayraklı.
Osmanlı döneminde donanmanın merkez üssü olan Midilli Adası’ndan savaşa giden ve dönüşte hasarlı olan kadırgalar bu koya getirilip, yörenin meşe ve kayın ağaçları ile tamir edilirmiş. Kadırgalar bu koya çekildiği için bu isimle anılan koyda akşam üzeri başlayan imbat rüzgârları ise ayrı güzel.

Yörük Köyleri: Assos’un çevresinde geleneksel yaşamın devam ettiği çok sayıda Yörük köyü bulunuyor. Bu köyler arasında, Assos’a 18 kilometre uzaklıkta yer alan ve Ege’nin az bilinen köylerinden olan Sokakağzı Köyü, tarihle iç içe dokusu, huzurlu ve dingin günlük yaşamı, misafirperver köylüleriyle bambaşka bir kültürü tanımanıza ve yaşamanıza vesile olacak.

A. Buğra Tokmakoğlu / Özel Haber

diyanetten-cuma-namazina-korona-guncellemesi

Diyanet’ten flaş ‘oruç’ açıklaması!

bucada-16-donumluk-destek-bostani-kuruldu

Buca’da 16 dönümlük “destek” bostanı kuruldu