Bildiğiniz gibi Çevremizi korumak ile çok sayıda makale yazdım ve neredeyse tamamıyla bu konuyu siyaset üstü bir konu olarak kabul ederim. Yine de siyaset, bir yerden sonra çevremizi yapılandırmayı yöneten araçtır. Yerel seçimlere doğru ilerlediğimiz şu günlerde, ülke gündemimizin en başında yerel seçimler, adaylar, oy oranları konuşulmakta. Bu gündemin içinde hemen hepsinden farklı olan bir kişi özellikle dikkat çekicidir. Fatih Mehmet Maçoğlu. Siyasi görüşü her ne olursa olsun, saygı duymak veya duymamak, beğenmek veya eleştirmek elbet ki herkesin kişisel konusudur. Ancak, şahsen tanışma, neler yaptığını görme şansına nail olduğum bu kişi bence, müstesna kişiliği ve gayreti ile diğer herkesten ayrı bir yere sahiptir. Tunceli Ovacık İlçesine defalarca gitmek, görmek nasip oldu. Bu Fatih beyi öncelikle yöre halkından dinlemiş, gıyabında kendisine saygı duymuştum. Yıllarca Tunceli Pertek İlçesi sağlık Ocağında Sağlıkçı olarak çalıştığını, iğne, aşı, sünnet gibi sorumlulukları olduğunu, yöre halkınca çok sevilip sayıldığını öğrenmiştim. Daha sonra Türkiye Komünist Partisi “TKP” tarafından Ovacık Belediye başkanı yapılmaya aday oldu. Bu dönemde kendisini Türkiye gündemi ile beraber tanımış olduk. Ovacık Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin kuruluşu aşamasında, sevilen ve sayılan kimliği ile öncü olmuştu. Kendisi ile görüştüğüm ilk seferde, en büyük idealinin aslında bu kooperatif olduğunu söylemişti. Ayrıca, belediyesinin gelir ve giderlerini döviz bastırarak kuruşu kuruşuna belediyesinin ön cephe duvarına astırması devrim niteliğindeydi. Türkiye’de belki çok sayıda tarım kooperatifi kurulmuştur. Ancak Ovacık Kooperatifinin kuruluş prensipleri dikkat çekiciydi. Üçte bir hasat bir sonraki yılın ekimine, üçte bir hasat çiftçilere gelir olarak pay edilmeye, kalan üçte bir hasat ise gençlerin eğitimine ayrılıyor, öğrencilere eğitim için burs veriliyordu. Böylelikle hem çiftçi, köylü destek buluyor, hem yerel tohum korunuyor, hem de yörenin başarılı öğrencilerine üst lisans ve üniversite eğitimlerinde sahip çıkılıyordu. Bu açıdan Fatih Mehmet Maçoğlu bir rol model ortaya koymuştu ve bu yüzden çevreci olan bizlerin de ekstra yakın takibine girmişti. Diğer açıdan, bu denli şeffaf bir belediyecilik örneğine hasret olan toplum açısından da her yönüyle takdire şayandı. Belediyesinin giriş kısmını ilçede bulunmayan kütüphaneye çevirmişti. İlk ziyaretimde, giriş holünü çevreleyen kitaplardan, kitaplıklardan çok, çok sayıda irili ufaklı çocuğun gerçekten kitap okumaya oraya gelmiş olduklarını görmek, beni etkilemiş, şaşırtmıştı. Demektir ki, gerçekten böyle bir talep ve ihtiyaç vardı. Kendisi daha sonra Tunceli Belediye Başkanı oldu. Buradan sonra kendisini ziyaret edemedim. Ancak yine de, dünya ve Ülke gündeminde yer aldığı çok sayıda haber ve sosyal medyadan takibime devam ettim. Birçok defa kendisi ile ilk tanıştığımız ilk gün üzerindeki lacivert mavi çizgili kazağı giymeye devam ettiği detayı gözümden kaçmadı. Tunceli Belediyesinde makam aracını, şehrin ihtiyacı olan nikah dairesi, düğün aracı yapmıştı. Kendisi her gün mesaisine giderken Belediye otobüslerini kullanmaya devam ediyordu. Bunlar hepimizin özlediği hasret kaldığı yaklaşımlardır. Makamı kendi için, eşi dostu için veya bir zümre için veya zenginleşmek için istememek. Oraya görev yapmak için gelmek! Yönettiği halktan kopmamak! Nihayet geçtiğimiz günlerde kendisinin partisince, Kadıköy Belediye başkanlığına aday yapıldığını öğrendik. Ben şahsen gerçekten üzüldüm. Siyaseti hiçbir zaman anlamadığım doğrudur. Neden, tarım ve turizm iddiası olan başka bir yer değil? Neden Antalya, Bodrum, Didim, Seferihisar veya Çeşme değil? O’nun da deneyim sahibi olduğu, icraatları ve gündeminde yer alan, hem tarım hem de turizm iddiası olan bir il veya İlçe değil de Kadıköy? diye düşünmeden edemedim. Elbet ki Kadıköy ‘ün yabancısı olacaktır ve orada kırsal kalkınma iddiası ile herhangi bir eylem yapamayacaktır. Yine de temiz siyaset, şeffaf yönetime aç bir toplum, O’na her şeye rağmen şans verebilir. Eğer ki gerçekleşirse biliyorum ki bu Kadıköy’ün kazanımı, zaferi olacaktır. Yolunun açık olması dileğimle…..Türkiye’mizin senin gibilere çok ihtiyacı var saygıdeğer Maçoğlu….! Ve Kadıköy’ün kazancı eminim ki biz Çeşmelilerin kaybıdır! TKP yönetiminin aklına gelememiş olmak !