Hüseyin DEMİR-EGE TELGRAF Türk sporunun son yıllarda yükselen değeri cimnastik, tarihinin en özel günlerinden birini yaşıyor. Bakü’den gelen müjdeli haber, sadece bir madalya değil; yıllardır süregelen emeğin, uykusuz gecelerin ve çift antrenmanların bir meyvesi. Trampolin branşında "biz de varız" demenin ötesine geçip podyuma çıkan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Hüseyin Engin Yontucu, büyük erkekler kategorisinde bir ilki başarmanın gururunu yaşıyor. Milli sporcu yorgunlukla nasıl dost olduğunu, mental düşüşleri nasıl birer basamağa dönüştürdüğünü ve hayallerinin artık nasıl gerçeğe evrildiğini Ege Telgraf'a anlattı.
TARİHİ ATLAYIŞ
Azerbaycan’da düzenlenen TrampolinCimnastik Dünya Kupası’nda bronz madalya kazandınız ve Türkiye’nin büyük erkekler kategorisinde trampolinde ilk Dünya Kupası madalyasını getirdiniz. Bu tarihi başarının ardından duygularınızı bizimle paylaşır mısınız?
Tarifi kesinlikle olmayan bir duygu. Bu kategoride ilk madalyayı alan kişi olmanın gururunu yaşıyorum. Çünkü ilkler asla unutulmaz ve benim de ömrüm boyunca asla unutamayacağım bir madalya oldu. Bu madalyanın daha büyük önemi ise katettiğimiz yolu göstermesi; o kürsüde artık bizim de olabileceğimizi ve bunun bizim için hayalden çıkıp gerçekliğe dönüştüğünü göstermesidir.
Bu büyük başarıya ulaşmak için nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? Antrenmanlarınız ve günlük rutininiz nasıldı?
Antrenmanlarımız genellikle haftada 6 gün ve 4-5 günü çift antrenman olarak ilerliyor. Gününüzün büyük bölümünü kesinlikle antrenmana ayırmanız gerekiyor. Günlük rutinimi ise antrenmanlarıma göre ayarlıyorum ve antrenmandan arta kalan vakitlerde kendime zaman ayırıyorum. Büyük gayret, emek ve özveriyle yarışmalara hazırlanıyorum.
ZİHNİN SINIRLARINDA
Yolculuğunuz sırasında karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdi ve bunları nasıl aştınız?
Yolculuğum sırasında karşılaştığım en büyük problem yorgunluk ve mentalitem oldu. Yaptığım antrenmanlardan dolayı yorgunluğu yönetmek pek kolay olmuyor ve hayatınızın bir parçası hâline geliyor; buna alışmak zorunda kalıyorsunuz. Mentalitemi korumaya çalışırken çok zorluklar yaşadım. Çünkü bir sporcu olarak hep daha iyisini ve fazlasını istiyorsunuz. Fakat zaman zaman antrenmanlarda düşüş yaşadığınızda bu durum direkt olarak psikolojimi etki ediyor. Mental sağlığınızı sürekli olumlu hâlde tutmanız gerekiyor; yoksa sizi ileri götürmek yerine geri götüren bir düşman hâline geliyor. Ancak antrenörümün desteği ve aldığım diğer destekler sayesinde bu sorunun da üstesinden geldim.
Bu süreçte sizi en çok motive eden şey neydi? Aileniz, antrenörünüz, yoksa kendi hedefleriniz mi?
Ailemin ve antrenörümün desteği tabii ki çok belirleyici bir etken oldu. Fakatmotivasyonunuzu en iyi sağlayacak faktör yine siz oluyorsunuz. Benim bu konuda motivasyonumu en yüksek tutan şey, bu zamana kadar alamadığım madalyalarım ve başarılarım oldu. Elde edilen başarıları yaşamadan ve tatmadan işi bırakmayacağıma kendimi inandırdım.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi olarak hem akademik eğitim hem de millî sporculuk kariyerinizi yürütüyorsunuz. Bu ikisini dengelemek sizin için nasıl bir deneyim oldu ve spor eğitiminizin performansınıza katkıları neler?
Sporculuk ile eğitim kariyerini aynı anda devam ettirmek bir hayli zor bir iş. Çünkü ikisine de yoğun zaman ayırmanız gerekiyor ve bu süreçte kendinize ayırdığınız zamandan feragat ediyorsunuz. Ancak üniversitemdeki hocalarımın ve antrenörlerimin anlayışı sayesinde sıkıntılarımı olabildiğince rahat atlatıyorum. Ayrıca Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Fakültesi’nde okumam, okulda öğrendiklerimi antrenmanlarıma yansıtmamı sağlayarak bana çok büyük bir katkı sağlıyor.
ROTALOS ANGELES
Olimpiyatlar her sporcunun hayalidir. Önümüzde 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları var. Olimpiyat hedefin için neler söylemek istersin?
Olimpiyatlar benim için çok özel bir yere sahip. Çocukluğumdan beri bu hayalle yaşıyorum ve artık o hayale adım adım yaklaşmaya başladım. Bizim için 2026 yılı büyük önem taşıyor. Çünkü 2027’de olimpiyat seçmelerimiz başlıyor. Bu yüzden 2026 yılında yarışacağımız organizasyonlarda kendimizin nerede olduğunu ve nerede olabileceğimizi görüp, 2027 yılına da bu yıl gördüğümüz hataları düzelterek hazır bir şekilde başlayacağız.
Kariyer hedef ve planlarınızda neler var? Düşüncelerinizi merak ediyoruz?
Kariyer planım kesinlikle öncelikli olarak olimpiyatlara sporcu olarak katılmak. Daha sonrasında ise spor kariyerime son verdikten sonra antrenör olarak bu yolculukta öğrendiklerimi yeni nesillere aktararak daha başarılı sporcular yetiştirmek istiyorum.
CİMNASTİKTE ALTIN ÇAĞ
Cimnastiğin ülkemizdeki gelişimini nasıl gözlemliyorsun? Minik ve genç sporculara tavsiyelerini merak ediyoruz.
Cimnastik son 10 yılda ülkemizde ciddi şekilde gelişim gösterdi. Bu gelişimin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum ve daha iyilerini de hedeflediğimizi söylemek istiyorum. Alınan bu madalya, bugüne kadar kurduğumuz hedeflere büyük bir adımla daha da yaklaştığımızı gösterdi ve devamının da geleceğine eminim. Genç kardeşlerime tavsiyem ise kesinlikle antrenörlerine güvenmeleri ve çok sıkı şekilde çalışmaya devam etmeleridir.
Son olarak buradan iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Buradan bizim için dua eden, emek gösteren; antrenörlerimizden ailelerimize kadar üzerimizde emeği geçen herkese yürek dolusu teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Baş koyduğumuz bu yolda başlangıcı bu güzel madalya ile yapıp, son noktayı da olimpiyatla koymayı hedeflediğimizi söylemek istiyorum. Çok teşekkürler.