Mart’ın sonu kime bahar!

Abone Ol

Yerel seçimler yaklaşırken İzmir’de AK Parti ile CHP arasındaki belediye başkanlığı mücadelesi iyiden iyiye kızıştı. AK Parti, 15 gün önce Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın gelişi ile adaylarını vitrine çıkarmıştı. O adaylar şimdi harıl harıl çalışıyor.

CHP’de ise taşlar yerine yavaş yavaş oturuyor. Uzun zaman İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacak isim üzerinde mutabakata varılamamıştı. Tunç Soyer mi, Buğra Gökçe mi, Olgun Atila mı aday yapılacaktı? Sonunda ipi göğüsleyen ve bu süreçte sessizliğini koruyan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr.Cemil Tugay oldu.
Malumunuz Sayın Tugay, kurultay sürecinde değişimin taraftarı olmuş, onca CHP’li belediye başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun safını tutarken, O ise “Özgür Özel” demişti. Bunun mükafatını da gördü. Bence Cemil Başkan doğru yaptı, safını belli etti ve bu günlere geldi. Gerçi kendisini Karşıyaka’da başarısız görenler var. Ancak ben Tugay’ın bu kesimleri yanıltacağından eminim.

Büyükler “Kol kırılır yen içinde kalır” demişler.  Ama maalesef CHP’de böyle olmuyor. Başta Tunç Soyer’i o koltukta tekrar görmek isteyenlerle, ilçelerde belediye başkan adaylarını kendi istekleri yerine gelmediği için beğenmeyenler, eylemlere başvurdular. Elbette herkes gönlündeki aslanı dışına vuracak, ama siyaset böyle bir şey değil. Her şey genel merkezin iki dudağının arasında. Kaldı ki, CHP’de bu işlere MYK ve PM karar veriyor.
Sonunda bir iki değişiklikle CHP de adaylarını netleştirdi. Başta Cemil Tugay olmak üzere ilçelerdeki adaylar bir bir sahaya çıkmaya başladı. Şimdi galiba 14 Şubat Sevgililer Günü’nde kamuoyuna tanıtılacaklar. Sonrasında sahada yoğun bir çalışma olacak. Tüm adayların yolu açık olsun. 

Başta dediğimiz gibi AK Parti İzmir’de sanki bir adım önde. Arayı da kapatmak için çaba sarf ediyor. Araştırmalara göre arada çok fark yok. Genel seçimlerdeki gibi muhalefet partileri arasında bir ittifak olmadığı, her partinin kendi adayını çıkartacağı düşünülürse CHP’nin işi bir hayli zor. AK Parti’nin bunu gördüğünü ve ona göre gardını aldığı kesin. Anlayacağınız bu kez İzmir’de kıyasıya bir yarış olacak.

Bu yarıştan kim galip çıkar bunu kestirmek çok zor. Eskiden olduğu gibi “CHP fark atar” demek mümkün değil. Makasın daraldığını herkes görüyor. Burada iş seçmene kalıyor. Hizmet memnuniyetsizliği, aday krizleri ve partideki birlik ve beraberliğin hasara uğraması eğer tedavi edilemezse, CHP için sonuç hüsran olabilir.

AK Parti bu kez, yerli bir isimle yarışa katıldı. Hamza Dağ, şimdiye kadar olan performansıyla “doğru tercih” olarak takdir görüyor. Gittiği yerlerde adeta miting havası esiyor. İzmir’in doğusu-batısı, kuzeyi ve güneyi ile her zaman barışık bir tutum sergiliyor. Halk arasında da karşılığı var. Bu da Hamza Dağ’a artı yazıyor.
Ben, gayet mütevazi bir kişiliğe sahip Cemil Tugay’ın da kısa zamanda sevileceğine ve sahiplenileceğine inanıyorum. Hakkında kendi partisinden olumsuz düşünenler olsa da 5 yılın verdiği tecrübe birikim ile büyükşehir belediye başkanlığını da yürütebileceğinden eminim. Sayın Tugay’a tek önerim ekibini iyi kurması.
Kısacası, 31 Mart’ta doğru ilerlerken, önümüzdeki günler bir hayli sıcak geçecek. Sahaya çıkan adaylar, vaatleriyle ve projeleriyle seçmeni etkilemeye çalışacak. Tüm adaylara başarılar dilerken, işlerinin hiç de kolay olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim. Mart’ın sonu bu kez kime bahar olacak bekleyip göreceğiz.