Hayatımız boyunca giydiğimiz birtakım elbiseler vardır. İşe giderken genelde resmi giyiniriz. Spora giderken sportif kıyafetler seçeriz. Düğün tarzı eğlenceler için genelde abiye giyeriz. Günlük hayattaysa casual denen giyim tarzını tercih ederiz. Bütün bunları sizinle neden paylaştığımı düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Hemen açıklayayım: Biz insanlar, hangi ortama gireceksek o ortama uygun hareket eder, oraya uygun kılığa bürünürüz. Kısacası her şey her ortama uymaz. Buna sözlerimiz, giyim tarzımız, günlük hayattaki becerilerimiz de dahil. Buraya kadar her şey aslında normal kabul edilebilir. Fakat normal olmayan şey şudur: Karakter olarak su misali bulunduğun kaba göre şekil almak ya da karaktersizliğini gizlemek için maskeli dolaşmak! Konuyu biraz daha açalım isterseniz…
KABA GÖRE ŞEKİL
Öyle insanlar var ki hayata karşı bir duruşları yok. Bunu da maalesef esneklik olarak tanımlıyorlar. Oysaki esneklik diye tabir edilen şey bu değil. Bulundukları kaba göre şekil alıyorlar ya da güç kimdeyse öyle olmadıkları halde onun yanında onun gibi düşünüyormuş gibi hareket ediyorlar. Yani gerçek karakterlerini gizleyerek maskeli dolaşıyorlar. Örnek verecek olursak, diyelim ki bir iş ortamındasınız ve kariyerinizde yükselmek istiyorsunuz. Bunu ancak kendi zekânız, beceriniz ve niteliklerinizle yapabilirsiniz. Çalışma arkadaşınızın yüzüne gülüp ona iyi davranarak ve sonra onun açığını bulup gidip üstlerinize yetiştirerek ya da üstlerinize yalakalık yaparak yani maskeli dolaşarak değil! Eğer bu şekilde davranırsanız gün olur devran döner ve sizin de arkanızdan kuyunuzu kazan yani maskeli dolaşan biri çıkar! Hayatın kanunu bu şekildedir. Kaldı ki zaten insanların yüzüne iyi davranıp arkasından iş çevirmek yani maskeli dolaşmak, etik değil, şık değil, hiç hoş değil. Çünkü aklı başında olan yetişkin bir insana yakışır bir davranış değil. Eğer bir yerlere gelmek istiyorsa insan, önce kendini geliştirmeli, niteliklerini bilip ona göre hareket etmeli, kendini o konuma “layık” hale getirmeli ve bütün bunları yaparken de hayata karşı bir duruşu olmalı, kimseye yalakalık yapmamalı. Aksi takdirde bulunduğu konumun hakkını veremez. Hepimizin de bildiği ve atalarımızın da dediği gibi “taşıma suyla değirmen dönmez.”
Maskeler bizi Covid-19 gibi birtakım sağlık sorunlarından korumaya yardımcı oldu. Fakat artık bu durum geçti. O yüzden maskeli dolaşmanın, özellikle de bunu karakterini ya da karaktersizliğini gizlemek için yapmanın bir anlamı olmadığı kanaatindeyim. Yani ruhtaki maskelerin düşmesinin vakti çoktan geldi. Bir insan neyse odur. Maskeye gerek yoktur. Eğer olmadığımız biri gibi görünmeye çalışırsak giydiğimiz elbise zaten üzerimize yakışmaz, sırıtır. Siz hiç bülbülden kanarya sesi çıktığına şahit oldunuz mu? Olamazsınız. Çünkü yaradılışları birbirinden farklıdır! Bu durum insan için de geçerli. Olamadığın biri gibi görünmeye çalışmak insanın özüne yaptığı en büyük saygısızlıktır, insanın kendine verdiği en büyük cezadır.