Mevsim değişti, cilt alarm veriyor

Abone Ol

Havalar yağmurlu, bir sıcak bir soğuk… Sabah montla çıkıp öğlen tişörtle dolaştığımız şu günlerde sadece gardırobumuz değil, vücudumuz da ne yapacağını şaşırıyor. Özellikle de cildimiz! Bir bakıyoruz eller çatlamış, bacaklar pul pul olmuş, yüz desen sanki “su ver bana” diye bağırıyor. Peki neden oluyor bu kuruluk? Mevsim geçişlerinde havadaki nem oranı düşer, rüzgar artar, bir de üstüne kapalı ortamlarda kalorifer ya da klima devreye girince cilt iyice susuz kalır. Yani mesele sadece “krem sürmedim” değil, aslında cilt ciddi anlamda destek istiyor. Gelelim çözümüne… Öyle karmaşık şeylere gerek yok, küçük alışkanlıklar büyük fark yaratır: Öncelikle su! Evet, kulağa çok klasik geliyor ama gerçekten en etkili yöntem bu. Gün içinde yeterince su içmezseniz, en pahalı krem bile mucize yaratamaz. Duş alışkanlığı da önemli. Çok sıcak suyla uzun uzun duş almak o an iyi hissettirse de cildin doğal yağını alıp götürür. Ilık suyla, kısa duşlar cildin dostudur. Sabun seçimine dikkat etmek gerekir. Köpürüyor diye her sabun masum değildir. Cildi kurutan sert sabunlar yerine daha yumuşak, nemlendirici içerikli ürünler tercih edilmeli. Ve tabii ki nemlendirici… Ama öyle aklımıza estikçe değil. Duştan sonra, cilt hafif nemliyken sürülen bir krem çok daha etkili olur. Çünkü o nemi cildin içine hapseder. Bir de dudaklar… Onlar genelde en çabuk pes eden bölgedir. Çatlamadan önce bakım yapmak gerekir. Küçük bir dudak nemlendiricisi çantada hayat kurtarır. Beslenmeyi de unutmayalım. Cilt sadece dışarıdan değil, içeriden de beslenir. Zeytinyağı, ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar cilde resmen can suyu olur. Kısacası; mevsim geçişlerinde cilt kuruluğu kader değil. Biraz özen, biraz dikkatle bu dönemi çatlamadan, kaşınmadan atlatmak mümkün. Unutmayın, cilt bizim aynadaki halimizdir. Ona ne kadar iyi bakarsak, o da bize o kadar iyi görünür.