Meyve veren ağacı takdir etmek gerekir!

Abone Ol

Kendine rağmen kendini yenmek, yani başarılı olmak, hiçbir zaman kolay olmamıştır ve her zaman emek istemiştir. İmrendiğimiz hayatların arka planını incelediğimiz zaman elde edilen başarıların ardında yoğun bir emek olduğunu görürüz. 
Hiçbir başarı gökten zembille inmez. Önce hayal kurulur, daha sonra ise o hayale ulaşmak için emek verilir. Aslında her başarı, öncesinde zihne düşen şu gibi sorularla başlar. “Acaba yapabilir miyim? Acaba nasıl yapılabilir? Acaba daha önce yapıldı mı?” Kısacası, her başarı bir “acaba” ile başlar. Aklımıza düşen soru işaretleri yani acabalar işte bu yüzden önemlidir. 
Geri kalan kısım ise zihne düşen acaba sorusunun cevabının nasıl bulunacağıdır. Bu sorunun cevabı aranırken çeşitli yollar denenir ve zaman harcanır. Zaman harcandıktan sonra elde edilen sonucun adı da başarıdır. Sonuç başarı olsa da başarıya giden yolda sürecin önemi de unutulmamalıdır. 
Üretken olmak, başarıya giden yolda sürecin bir parçasıdır. Başarılı insanların hayatlarına baktığımız zaman, hemen hemen hepsinde bulunan ortak nokta üretme güçlerinin olması, yani üretken olmalarıdır. Bu tarz insanların büyük bir kısmı “kişiyle değil, işiyle” uğraşırlar. Yani dedikodudan uzak dururlar, etrafındaki insanlarının ayağını kaydırmakla uğraşmazlar ve kıskançlık yapmazlar. 
Sadece kendilerine ve yapacaklarına odaklanıp üretken olurlar. Kişinin kendisine emek vermesinin en büyük yatırım olduğunun bilincindedirler. Hayatlarından şikâyet etmek yerine elde mevcut olan değerlerle nasıl bir üst seviyeye çıkacaklarının hesabını yaparlar ve tıpkı bir iyi bir satranç ustası gibi hep bir adım ötesini düşünürler. İşte bu yüzden zafer kazanırlar.
Dolu, bilgili ve kültürlü insanlardır. Kitap okumanın önemini bilirler. Sağdan soldan duyduklarına inanmak yerine, okur, araştırır, incelerler. Kulaktan dolma cümlelerle edinilmiş bilgilerinin onlar için bir değeri yoktur. Karşı tarafı dinlemesini bilirler fakat etkisinde kalmazlar. Araştırma denen olgunun derinliğine inanırlar. Onlar için tek genel geçer kaynak, eldeki somut verilerdir. 
Çoğu zaman da “acıyı verimli kullanırlar.” Ünlü bilim adamlarının yaptıkları buluşlara baktığımız zaman, o buluşların büyük bir kısmının ihtiyaçtan doğduğunu görürüz. Çaresizlik, insanı her zaman arayışlara iter. İnsan, büyük üzüntü zamanlarında büyük işler başarır. Dünyaca ünlü yazarların önemli bir kısmı ise yaşadıkları sıkıntılı zamanları kaleme alarak ses getirmişlerdir. Yani acıyı dönüştürebilmişlerdir. 
Kısacası, başarı, zahmetli bir iştir. Güç ister emek ister, bilgi ister, acıyı dönüştürebilmek ister. Başarılı insanlar ise, güçlerini ortaya koyan, emeğini esirgemeyen, bilgisini kullanan, acısını dönüştürebilen insanlardır. Bu tarz insanları “meyve veren ağacı taşlamak yerine” takdir etmek gerekir. Çünkü onlar, sadece kendilerine değil, insanlara da faydalıdırlar ve topluma yön verirler.