Mikonos, Santorini, Rodos ve yüzen otel “ Miray Cruises” (2)

Mikonos’da sabahın ilk ışıklarına kadar süren renkli gece hayatı, daracık sokakları, bembeyaz balkonlarından sarkan rengarenk begonviller, sardunyalarla süslü evleri büyüleyici bir şirinlik içinde. Ya...

Abone Ol
Merhaba, Daha önce sizlerle paylaştığım sayfamda neden “gemi turları, gemi seyahatleri” diye uzun uzun konuşmuştuk. Konforunu, kolaylığını gibi. Gerçekten eğer şu ana kadar yapmamış, ve.. - Acaba nasıl olur? Diye düşünüyorsanız!.. Hiç düşünmeyin hemen o gemiye “atlayın, gidin” derim. Yine geçen yazıda Pire’yi paylaşmıştım sizlerle. Dört gece beş günlük gezinin ilk durağı Pire idi. Şimdi de diğer adalarımızdan kısaca söz edeceğim. Zaten anlatmak yetmiyor biliyorsunuz sizlerde. Bu güzellikleri o coğrafyaları, kültürleri, lezzetleri, tarihlerini, cadde ve sokaklarını, mekanlarını bizzat yaşamanız gerekiyor. Bu his size geçmedikçe kıymeti yok. Anlatılmaz, yaşanır geziler. Sizlere de hatırlatma, gidilecek gezilecek yerler sayfasına yazmanız için. Mevsimine ve çeşitli şartlarına da uygun olarak en güzel seyahatleri yapmanız tavsiyesi ile.

“DÜNYANIN EN GÜZEL ADASI”

Bizim de gemi de ikinci durağımız bu küçücük ada . Bu adaya akşam vardık. Ve tam bir gece turu. Sezon henüz açılmadığından biraz sakindi. Ancak bu bizim için bir şans oldu. Daracık birbirinden güzel bakımlı sokaklarında keyifle yürüdük. Açık olan dükkanlardan alış-verişler yapıldı. Denizin o güzel kokusunu da içimize çekerek neredeyse bütün gemi yolcuları sahilde restoranlarda oturduk. Adanın meşhur deniz ürünlerinin tadına bakıldı.. Çok keyifli bir şekilde gemiye dönerek ikinci adamızı da gezmiş olduk. Mikonos Kiklad Adalar Grubu’na bağlı ve 86 kilometrekare yüzölçümü ile yaklaşık on bin civarı nüfus yaşıyor. Önemli gezi dergilerinden olan “ Conde Nast Traveller” tarafından “ Dünyanın en güzel adası” seçilmiş. Mikonos’da sabahın ilk ışıklarına kadar süren renkli gece hayatı, daracık sokakları, bembeyaz balkonlarından sarkan rengarenk begonviller, sardunyalarla süslü evleri büyüleyici bir şirinlik içinde. Ya da yan yana sıralanmış yel değirmenleri ile Yunan Adaları’nın en gözde yeri. Mutlaka gidilmeli.

VOLKANİK PATLAMA ADASI

Santorini, de Kiklad Ada Grubu’nun en güneyindeki ada. M.Ö. 1500yılında ada ve çevresindeki küçük adalar, büyük bir volkanik patlama ile oluşmuş. Bu felaketin Platon’un Atlantis Kıtası üzerine yazdığı esere referans olduğuna inanılır. Şehrin en karakteristik eseri mavi kubbeli klişelerdir. Thira’da dünyanın belki de en güzel dekore edilmiş barları, restoranları ve konaklama alanları bulunuyor. Romantik deniz manzarasına sahip falezler üzerinde bulunan bu şehre hayran kalırsınız. Bembeyaz gördüğünüz bu kentin kuzey-güney şeridinde uzanan volkanik kumsallar adayı daha da çekici kılıyor. Bu güzel günün, bu adanın bize verdiği heyecanı asla unutamayız. Her yer, her an kıymetli güzelliklerle anılarımızda yerini aldı. Hiç ayrılmak istemediğimiz bu adaya onlarca kez gidebilirsiniz.

UNESCO LİSTESİNDE

“Böyle bir ada olamaz” diyeceğiniz kadar büyüleyici. Tarih, doğa aklınıza ne gelirse burada. Şahane bir ada. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve 12 Adalar’ın en büyüğü olan Rodos, Türkiye kıyılarına yalnızca 18 kilometre uzaklıkta. Cennet bir ada. Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Rodos Heykeli (Kolassos ), gemicilere antik liman girişinin konumunu gösterir. Hospitalier Şövalyeleri tarafından inşa edilen kale ve bünyesindeki antik şehir, dünyada günümüze dek en iyi korunmuş şeklinde kalan ikinci Ortaçağ kenti olarak kabul ediliyor. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildikten sonra 400 yıl boyunca Osmanlı himayesinde kalmış. Günümüzde de 3 bin 500 nüfusluk Türk bir azınlık yaşamakta. Tüm bu güzellikleri, bu tarihi coğrafyayı gezmemize gemide satın aldığımız turlardaki rehber arkadaşlarımız eşlik etti. Birbirinden kıymetli rehberlerimize bayıldık. Gemide bulunan tüm arkadaşlarımız, yöneticileri, müdürleri, şefleri, hizmetlileri hepsi canla başla ve son derece güler yüzlü bir anlayışla tatilimize destek oldular. İyi ki, varlar. İyi ki, Miray Cruises ile bu güzel seyahati gerçekleştirdik. Kıymetli, İlbey Ortaylı hocamız der ki; “Her sene yeni bir yer görmeden o seneyi kapatmayın.