Minik eller mutfakta büyüyor

Abone Ol

Eskiden çocuklar mutfağa girince hemen “Aman dokunma”, “Üstünü batıracaksın”, “Düşürürsün” denirdi. Oysa bugün uzmanlar da söylüyor; çocukların mutfakta vakit geçirmesi sadece eğlence değil, aynı zamanda önemli bir gelişim alanı. Bir çocuğun hamura şekil vermesi, salata karıştırması ya da sofraya kaşık dizmesi bile aslında onun özgüvenini artırıyor. Çünkü çocuk kendini “işe yarayan biri” gibi hissediyor. “Ben de yapabiliyorum” duygusu küçük yaşta çok kıymetli. Mutfakta geçirilen zaman çocuklara sabrı da öğretiyor. Kekin pişmesini beklemek, ölçüyle malzeme koymak, sırayla işlem yapmak… Bunların hepsi günlük hayat becerisi aslında. Üstelik ekran başında geçirilen saatlerden çok daha faydalı bir uğraş oluyor. Bir başka güzel tarafı ise yemek seçen çocuklarda görülüyor. Kendi yaptığı yiyeceği çocuk daha hevesli tadıyor. Sebzeye burun kıvıran bir çocuk, kendi yaptığı pizzanın üstüne koyduğu biberi yiyebiliyor. Çünkü o yemek artık onun emeği oluyor. Mutfak aynı zamanda aile içi iletişimi güçlendiren sıcak bir alan. Birlikte kurabiye yapmak bazen uzun uzun nasihat etmekten daha etkili olabiliyor. Çocuk o anda sadece yemek yapmıyor; sohbet ediyor, paylaşıyor, aidiyet hissediyor. Elbette yaşına uygun görevler vermek önemli. Küçük çocuklara hamur yoğurma, sebze yıkama gibi güvenli işler verilebilir. Biraz daha büyük çocuklar ölçü almayı, basit tarifleri uygulamayı öğrenebilir. Burada önemli olan mükemmel sonuç değil, birlikte geçirilen kaliteli zaman. Evet, mutfak biraz dağılabilir. Unlar yerlere dökülebilir, yumurta kabukları yanlış yere gidebilir. Ama çocukluk biraz da böyle güzel anılar biriktirmek değil midir? Belki de yıllar sonra çocuklarımızın aklında kalan şey, yapılan yemeğin tadından çok; birlikte geçirilen o sıcak mutfak anıları olacak.