Politika

Münih Güvenlik Konferansı’nda Bakan Fidan’dan önemli Suriye mesajları: “Bölgeye kim hakim olacak?”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Münih Güvenlik Konferansı’nda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin korunması gerektiğini vurguladı

Abone Ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2025 yılı Münih Güvenlik Konferansı’nda Suriye'nin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "Suriye'de Geçiş Sürecine İlişkin Beklentiler" panelinde konuşan Fidan, bölgedeki istikrar için Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğini sağlamak istediklerini belirterek, Suriye’de kapsayıcı bir yönetim kurulması gerektiğini ifade etti. Fidan, "Komşu ülkelere yönelik tehdit görmek istemiyoruz, terörizmin gelişmesini istemiyoruz ve azınlıkların kötü muamele görmesini istemiyoruz," dedi. Bu açıklamaları, Suriye'nin bölgesel ve uluslararası düzeydeki sorunlarına çözüm arayışının bir parçası olarak değerlendirdi.

SİLAHLI GRUPLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

Bakan Fidan, Suriye’deki en önemli meselelerden birinin silahlı grupların birleştirilmesi olduğunu belirtti. Suriye yönetiminin bu konuda doğru adımlar attığını vurgulayan Fidan, ülkede yalnızca bir yasal silahlı kuvvet olması gerektiğini ifade etti. Fidan, "Bize göre, her ülkede yalnızca bir yasal silahlı kuvvet olmalıdır," diyerek, silahlı grupların birleşmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

SURİYE’NİN YENİDEN YAPILANMASI

Fidan, Suriye’deki yeniden yapılanma sürecine yardımcı olmayı ve ekonomiyi eski haline getirmeyi öncelikli hedef olarak belirlediklerini belirtti. Ayrıca, Suriye'de terör örgütleriyle mücadele kapsamında Türkiye'nin desteğinin önemine değindi. PKK/YPG'nin bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunun altını çizen Fidan, bu grupların bölgedeki huzursuzluğun kaynağı olduğuna dikkat çekti.

SURİYE’NİN GELECEĞİ KONUSU

Fidan, Suriye'nin geleceği konusunda iyimser olunması gerektiğini belirterek, bölgedeki işbirliği ve dayanışma kültürünün gelişmesi gerektiğini söyledi. Suriye’de egemenlik meselesi yerine işbirliği ve karşılıklı saygı temellerinin atılmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin bu süreçteki tutumu, bölgede uzun yıllardır süregelen tahakküm kültürünü geride bırakmak gerektiği üzerinde durdu.