in ,

Müşterisi hazır da, stokta araç mı var?

Kredi faizlerindeki düşüş sektöre hareketlilik katsa da 2020’ye yetersiz stok ile giren firmalar “Elimizde araç yok. Olmayan ürüne gelen müşterinin de bize faydası yok” diyor

musterisi-hazir-da-stokta-arac-mi-var

Otomobil kredilerindeki faizlerin aşağıya çekilmesi, bir süredir yaprak kımıldamayan otomotiv sektörüne hareketlilik kattı. Ancak geçtiğimiz iki yılı ağır yaralı geçiren firmaların kredi avantajıyla oluşması beklenen talebe karşılık verebileceği araç çeşitliliği ve sayısı stoklarında yok. 2018 yılında satışların dibe vurması, 2019 yılında ise beklenen iş hacminin oluşmamasıyla firmalar 2020’ye az otomobil stoğuyla tedbirli girmişti. Mart ayından bu yana tüm dünyayı saran korona virüs (Kovid-19) salgını sürecinde yerli ve yabancı otomobil fabrikalarında da üretimin tamamen durmasıyla araç distribütörlerinin elinde talebe yetecek araba bulunmuyor.

‘OLSA SATACAĞIZ’

Ege Otomotiv Derneği (EGOD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akkalay, araç sektörünün geçtiğimiz dönemde geçirdiği zorlu sürece büyük stoklarla yakalandığını, bunun da firmalara ciddi maliyetler yarattığını söyleyerek “Dolayısıyla bu yıla daha az stokla girildi ve 2020 yılının hemen başından beri yaşadığımız pandemi süreci nedeniyle de çok sayıda araç markasında üretim durdu. Bu nedenle şu an pek çok firmanın elinde yeterli araba stoğu yok. Talebi karşılayacak bir arz yaratamıyor şuan sektör. Birkaç firma ile görüşmemiz oldu, ellerinde araba yok, olsa satacağız deniyor. Olmayan ürüne gelen müşterinin de bir faydası yok haliyle” dedi.

‘EN AZ 3 AY SÜRER’

Otomobil siparişlerinin kısa sürelerde temin edilemediğini belirten Akkalay, firmaların geçmişte benzer durumları lokal çözümlerle aştığını aktararak, “10 gün içinde araçların gelmesi söz konusu değil. Üretim ve lojistik ile en az üç aylık bir süreye yayılıyor. Özellikle yurtdışından alınan otomobiller, yılın başında belli bir program dahilinde sipariş edilir. Bunları sene içinde artırmak oldukça zor çünkü fabrika yılbaşında ülkelerden gelen taleplere göre üretim organizasyonu yapıyor. Dolayısıyla, bu program dışında verdiğiniz siparişin üretilip size gelmesi belli bir süre istiyor. Ocak- mart aylarında bir talep artışı yaşanmış, bir önceki yıla göre ciddi bir hareketlilik oluşmuştu. Bu dönemde kimi firmalar, Avrupa’da otomobil satışları düşen ülkelerin siparişlerini Türkiye’ye getirerek stoklarını güçlendirdi ve sorunu bir miktar çözdü. Ancak böyle lokal çözümlerle, varyetelerle ilerleyebiliyor şuan. Aksi durumda üretimi talebe göre düzenlemek kısa süreçlerde mümkün olmuyor” ifadelerini kullandı.

UMUTLAR SON ÇEYREKTE

Firmaların bu sorunu yılın son çeyreğine doğru aşmış olacağını belirten Mustafa Akkalay, kredi desteğinin de sürmesi halinde bu dönemde iş hacminin genişlemesini beklediklerini ifade etti. Akkalay, “Kredi desteği devam ederse, biz sektörün iş hacminin genişlemesinin senenin son çeyreğinde olacağını düşünüyoruz. O zamana kadar yerli yabancı fabrikalar üretimlerini organize eder ve senenin son dört ayında yeterince stok oluşmuş olur. Şuanda da işler de bir hareketlilik var ancak sektör eksiklerini tamamlayıp arz yarattığında benzer ilgi devam edecek mi bilemiyoruz. Bu da insanı şüphelendiriyor. Bu süreçte satılırsa eldeki araçlar satılacaktır” diye konuştu.

YA VERGİ YÜKLERİ?

Kredi faiz oranlarındaki düşüşü de değerlendiren Başkan Mustafa Akkalay, araçların üzerindeki vergi yüklerinin çok fazla olduğunu, kredi faizlerinden önce bunların düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Akkalay şunları söyledi: Kredi faiz oranlarındaki düşüş araba alma düşüncesindeki insanları bir miktar harekete geçirdi. Sektörde olumlu bir hava esiyor, yavaş yavaş arayan soranlar başladı tekrar. Ancak kredi faizini düşürmekten çok, otomobilin üzerindeki ağır vergi yüklerini düşürerek, ürünü daha cazip hale getirmek ve vatandaşların da daha az borçlanmalarını sağlamak daha mantıklı bir yol olurdu. Çünkü araçların, ÖTV, KDV, ÖTV’nin KDV’si gibi çok ağır vergi yükleri var ve bunların bir şekilde kalıcı olarak düzenlenmesi gerekiyor. Sıkıntılı bir dönem geçiriyoruz. İnsanların, firmaların bu süreci iyi takip edip adapte olarak hareket etmesi gerekiyor. Sağlıklı bir şekilde bu dönemden geçmeliyiz.

Utkucan Akkaş / Özel Haber

olumle-sozlesme-imzalamak-gibi

‘Ölümle sözleşme imzalamak gibi!’

seyircisiz-sessiz-ama-guclu-bir-il-kongresi

‘Seyircisiz, sessiz ama güçlü bir il kongresi…’