Müzik ve sinema

Abone Ol

Bir sinema filmini etkin kılan birden çok öge vardır. En başta senaryodur filmi başarıya götüren. Senaryonun sağlamlığı, gerçek hayata bakışı ve onu yansıtışı, yönetmenin bunu ele alış biçimi filmi etkin kılar. Tabii ardından bu olguya hayat veren oyunculuk ve film yönetmeninin öyküyü anlatırken yarattığı ve seçip kurguladığı görüntüler. Bunlar bir sinema filminin olmazsa olmaz unsurlarıdır doğal olarak. Ancak bir diğer önemli unsurun daha olduğunu burada belirtmeliyiz. Bu da müziktir.

Müzik, bir sinema filmine kimlik kazandırır. Filme karakter katar. Nasıl “müziksiz bir hayat hatadır” demişse F.Nietzsche müzik sinemanın da adeta gıdasıdır. Bilindiği gibi sinema tarihinde bazı filmlerin müzikleri neredeyse filmlerin önüne geçmiştir diyebiliriz.

Müzik ve sinema arasındaki ilişki sinemanın ortaya çıkmasına kadar götürülebilir. Başlarda sessiz çekilen filmlerde sinema makinesinin gürültüsünü önlemek ve karanlık ortamın getirdiği sessiz sıkıntıyı gidermek bağlamında salonun yanında bulunan bir piyano ve piyanist aracılığıyla film boyunca müzik çalınmaktaydı. Hatta piyanist filmde ortaya çıkan akış ve görüntülere uygun olarak neşe, heyecan korku, sevinç gibi anlamları ifade eden müzik parçaları çalar şekilde filmi götürür olmuştu.

1933 yapımı Kıng Kong film müzikleri yaratıcısı Max Steinerilem sinemanın altın çağının başladığı kabul edilmektedir. Sinemanın tarihsel gelişimi içersinde film müziği sadece fonda kullanılan bir unsur olmaktan çıkıp, bir sinema filminin temel unsurlarından bir olmaya başlamıştır.

PYSCO FİLMİ

A.Hitchcook ‘un Psycho filmindeki meşhur duş sahnesinde duyulan uyumsuz seslerden oluşan müzikler sinema tarihinde bir dönem çok popüler hale gelmiştir. Bugün sinema dünyasında izleyici bir filmi tek başına değil, oyunculuk, filmin senaryosu, taşıdığı görsellik, yarattığı sinema dili ve içinde barındırdığı müziklerle birlikte algılamakta ve müzik sinemanın temel yapı taşlarından biri sayılmaktadır. Müziğin insanlar üzerinde etkisi düşünüldüğünde tartışılmaz bir güçte etkiye sahip olduğu söylenebilir. Bugün besteciler fil senaryosuna yönelik besteler yapmakta, bestecilerin yazdığı film müzikleri o filmin sound track albümü olarak ayrıca basılıp, dinleyici ile buluşturulmaktadır. Günümüzde artık görüntü ve müziği birbirinden ayırt edemeyeceğimiz gerçeğiyle karşı karşıyayız. Müzik yaratıcı yönetmenin eliyle bir filmin içinde başından sonuna çoğu kez dramatik yapıyı destekleyen bir asal unsur olarak var olagelmektedir. Müzik bir filmi tanıtan ve belki de sattıran en büyük etmenlerden biri olmuştur. Ülkemizde de sinema -müzik ilişkisine baktığımızda, geçmişte tarihsel olarak “ şarkılı filmler” “şarkıcılı filmler” ve “şarkı filmleri “ başlığıyla üç evre yaşandığını söyleyebiliriz. Konuya yakın çerçeveden bakarsak 1951 tarihli Aydın Arakon’un “İstanbul’un Fethi “ filminin özgün film müziği dönemini başlatan film olduğunu söyleyebiliriz.

“Şarkıcılı Filmler” dönemini başlatan isim, sinemamızda prodüktör olarak ayrı bir yeri olan Hulki Saner’dir.1960 tarihli “Taş Bebek” filmi bilinen ilk şarkıcılı filmdir. Gönül Yazar, bu filmde başrol oynamış, şarkıları seslendirmiş ve bu şarkıların yer aldığı plaklar pek çok insanın plak diskoteğine girmiştir. Bu evrenin son halkası “şarkı filmlerine “ geçiş 1970 ‘li yıllarda olmuştur. Türk sinemasında iki film 1974 tarihli “Arkadaş” (Yımaz Güney) ile 1975 tarihli “Hababam Sınıfı “ (Ertem Eğilmez) bu dönemin en temel iki filmidir. 1990’lı yıllar toplumsal tüketimin arttığı, dünya sinemasında olduğu gibi film müziklerinin zaman zaman filmin önüne bile geçtiği yıllar olmuştur. Artık bu yıllar ertesinde profesyonellik kavramı yaklaşımıyla “orijinal film müziği “ kavramı etkin olmaya başlamıştır Türk sinemasında. Günümüz teknolojik dünyasıyla koşut olarak sinem salonlarında izleyiciyi derine etkilemek bağlamında üstün nitelikli görüntü sistemleri yanı sıra son teknoloji ürünü ses sitemleri de kullanılmaktadır. Bugün artık müzik ve sinema teknolojiyle harmanlanmış biçimde izleyicinin karşısına çıkmakta ve müzik sinemanın ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olmaya devam edegelmektedir.