Pelin PEKEDİS - EGE TELGRAF/ Ne Ayvalık kadar kalabalık ne de Didim kadar yoğun olan Foça, Ege’nin dingin ruhunu hissetmek isteyenlerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Özellikle hafta sonları İZBAN’a binen yüzlerce İzmirli, birkaç saat içinde kendini Foça’nın huzur dolu atmosferinde buluyor. Şehirden uzaklaşmak için uzun yolculuklar yapmaya gerek kalmadan ulaşılan bu özel kasaba, ziyaretçilerine adeta başka bir dünyaya gelmiş hissi yaşatıyor. Son yıllarda özellikle ulaşım kolaylığı sayesinde daha fazla kişinin keşfetmeye başladığı bu eşsiz Ege kasabası, tarihi dokusu, masmavi koyları ve dillere destan balık sofralarıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
ESKİ FOÇA VE YENİ FOÇA ARASINDAKİ FARK
Foça’ya gelenleri ilk şaşırtan şeylerden biri, kasabanın iki farklı ruh taşıması oluyor. Bir tarafta geçmişin izlerini taşıyan Eski Foça, diğer tarafta daha hareketli ve modern yapısıyla dikkat çeken Yeni Foça... Eski Foça’nın dar taş sokaklarında yürürken zamanın yavaşladığını hissediyorsunuz. Tarihi taş evler, limanda salınan balıkçı tekneleri ve sahile yayılan huzurlu atmosfer ziyaretçileri geçmişe doğru keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Her köşe başında fotoğraf çekmek isteyeceğiniz manzaralar karşınıza çıkarken, deniz kokusu kasabanın ruhunu hissettiriyor. Yeni Foça ise daha uzun plajları ve canlı sahil yaşamıyla özellikle gençlerin ilgisini çekiyor. Hafta sonları İZBAN ile Biçerova İstasyonu’na ulaşan ziyaretçiler, kısa bir otobüs yolculuğunun ardından Yeni Foça sahiline varıyor. Gün boyunca denizin tadını çıkaranlar, akşam saatlerinde sahil kafelerinde uzun sohbetlere dalarak Ege gecelerinin keyfini sürüyor.
FOÇA’NIN ASIL HAZİNESİ KOYLARINDA SAKLI
Foça’yı farklı kılan en önemli özelliklerden biri hiç kuşkusuz doğal güzellikleri. Bölge, birbirinden etkileyici koylarıyla doğaseverleri ve deniz tutkunlarını kendine çekiyor. Özellikle Mersinaki Koyu ve Çanak Koyu, berrak sularıyla ziyaretçilerin en çok tercih ettiği noktalar arasında yer alıyor. Deniz öylesine temiz ki suyun altındaki taşları bile net bir şekilde görmek mümkün. Sabah saatlerinde bu koylarda yüzmek, Ege’nin en saf ve en doğal halini deneyimlemek anlamına geliyor. Foça’nın bir diğer gözde noktası olan Sazlıca bölgesi ise kamp severlerin vazgeçilmez adreslerinden biri. Sabah güneşinin ilk ışıklarıyla uyanıp kamp ateşi eşliğinde yapılan kahvaltının ardından serin sulara bırakmak kendini, şehir yaşamının unutturduğu huzuru yeniden hatırlatıyor. İngiliz Burnu ise hem kamp yapmak hem de ailece piknik geçirmek isteyenlerin sıkça tercih ettiği bölgeler arasında bulunuyor. Özellikle hafta sonlarında doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen ailelerin uğrak noktası haline gelen bölge, Foça’nın doğal güzelliklerini en iyi yansıtan alanlardan biri olarak dikkat çekiyor.
HEM UYGUN FİYATLI HEM LEZZETLİ BALIK
Foça’ya gelip de deniz ürünlerinin tadına bakmadan dönmek büyük bir eksiklik olur. Çünkü bu kasabanın mutfağı denizle iç içe yaşıyor. Sahil boyunca sıralanan restoranlarda günün ilk saatlerinde teknelerden indirilen taze balıklar sofralara ulaşıyor. Mezgitten levreğe, kalamardan ahtapota kadar birçok deniz ürünü burada en doğal ve en lezzetli haliyle sunuluyor. Özellikle gün batımında denize karşı kurulan sofralar, Foça deneyiminin en unutulmaz anlarını oluşturuyor. Ufukta güneş yavaş yavaş denizin içine süzülürken balık ızgarasının kokusu sahili sarıyor. Bir yanda Ege manzarası, diğer yanda taptaze lezzetler.
TARİHİN VE MİTOLOJİNİN İZLERİ HER KÖŞEDE
Foça yalnızca deniziyle değil, binlerce yıllık geçmişiyle de büyüleyici bir destinasyon olmayı başarıyor. Antik dönemde Phokaia adıyla bilinen kent, İyon Uygarlığı’nın en önemli liman şehirlerinden biri olarak tarihe geçmiş durumda. Bugün ziyaretçiler Phokaia Antik Kenti’nde geçmişin izlerini sürerken, bölgenin köklü tarihine yakından tanıklık edebiliyor. Kentin simgelerinden biri olan Beş Kapılar Kalesi ve tarihi Kybele Tapınağı da Foça’nın kültürel mirasını gözler önüne seren önemli yapılar arasında bulunuyor. Kasabanın en dikkat çekici doğal ve mitolojik noktalarından biri ise Siren Kayalıkları. Efsanelere göre denizcileri büyüleyen sirenlerin şarkıları bu kayalıklardan yükselirmiş. Günümüzde ise bu bölge, nesli koruma altındaki Akdeniz foklarının yaşam alanlarından biri olarak büyük önem taşıyor. Foça’nın simgesi haline gelen foklar, bölgeyi ziyaret eden doğaseverlerin en çok görmek istediği canlıların başında geliyor.
ULAŞMAK HİÇ OLMADIĞI KADAR KOLAY
Foça’nın son yıllarda daha fazla ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri de ulaşım kolaylığı. İZBAN hattıyla Biçerova’ya kadar ulaşan ziyaretçiler, buradan 745 numaralı otobüse binerek kısa sürede Yeni Foça’ya varabiliyor. Eski Foça’ya gitmek isteyenler için ise İzmir Otogarı’ndan düzenli olarak hareket eden otobüsler önemli bir alternatif sunuyor. Özel araç kullananlar da İzmir-Çanakkale yolu üzerinden rahat ve keyifli bir yolculukla Foça’ya ulaşabiliyor.