Seyahat

Ne Alaçatı ne Ilıca! Denizin gerçek haliyle buluşma zamanı: İzmir’e bir saat uzaklıkta, mevsimsiz tatil noktası

Yazın kalabalığı çoktan çekilmiş olsa da Delikli Koy’da mevsim bitmez. Sonbaharın kızıl ışıkları beyaz kayalara vurduğunda ortaya çıkan manzara, yazın telaşına bedel bir huzur sunar. Çeşme’nin Alaçatı ve Ilıca ile anıldığı bir sezonda, asıl sahne Delikli Koy’a kayıyor. Ege’de yaz biter ama tatil ruhu burada sonbaharda yeniden başlar

Abone Ol

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ Delikli Koy’u yazın yüzlerce kişi aynı anda keşfetmeye çalışır; ama sonbaharda, rüzgârın hafiflediği, güneşin alçaldığı saatlerde bambaşka bir tablo çıkar karşınıza. Kayaların beyaz yüzeyi, gün batımında altın tonlarına bürünür. Dalga sesi daha belirgin, rüzgârın uğultusu daha melodiktir. Yazın bir fotoğraf fonu olan kayalar, sonbaharda bir masal kitabının sayfası gibi görünür.

EKİMDE HALA YÜZÜLEBİLEN SULAR

Çeşme’de deniz ekim ortasında hâlâ 21-22 derece civarındadır. Bu da “girebilir miyim?” sorusunun yanıtını netleştirir: evet, denize hâlâ girilir. Üstelik yazın gürültülü plaj müzikleri, kalabalık şezlong sıraları yoktur. Denize girerken yalnızca martıların sesi ve suya düşen kendi gölgeniz eşlik eder. Sonbaharda deniz, gerçekten deniz gibidir; sakin, şeffaf ve dingin.

ŞEHİRDEN BİR SAATTE HUZURA

Delikli Koy’un en büyük lüksü, İzmir’den yalnızca bir buçuk saatte ulaşılabilmesidir. Alaçatı’ya birkaç dakika mesafede olması, günübirlik kaçışları kolaylaştırır. Sonbaharda şehirden çıkıp, öğleden sonra Delikli Koy’un kayalarına oturmak, akşam olmadan geri dönmek mümkündür. Bu yakınlık, tatili büyük bir hazırlık olmaktan çıkarır; spontane bir sonbahar mutluluğuna dönüştürür.

KAMP, YÜRÜYÜŞ VE SESSİZLİK

Kışa yaklaşırken Delikli Koy yalnızca deniz değil, doğayla buluşma yeridir. Kıyıya kamp sandalyenizi kurup kitabınızı açabilirsiniz; kayaların oyduğu küçük doğal havuzlarda suyun sesini dinleyebilirsiniz. Çeşme’nin yaz telaşını unutturacak bu dinginlik, özellikle sonbaharda ruhu tazeleyen bir etki yaratır. Burada saatler ilerlemez, yavaşlar.

TAM BİR SONBAHAR ROTASI

Delikli Koy’u ziyaret ettiğiniz bir gün, Alaçatı sokaklarının taş evlerini sakin haliyle keşfedebilir, Ilıca sahilinde yürüyüş yapabilir, Çeşme Kalesi’nde tarihe dokunabilirsiniz. Yazın kalabalığıyla yorucu olabilen bu duraklar, sonbaharda sessizliğe kavuşur. Böylece bir gün içinde deniz, tarih ve kasaba sokaklarını birleştiren üçlü bir rota yapabilirsiniz.

TABAKTA SONBAHAR LEZZETLERİ

Delikli Koy’un sonbaharı yalnızca manzarada değil, sofralarda da farklıdır. Balıkçılar tezgâhlarına palamut ve levrek çıkarır; zeytinyağlı mezeler daha yoğun bir tat kazanır. Kale içindeki küçük lokantalarda sıcak balık çorbası ya da deniz börülcesi yemek, Delikli Koy gezisinin en güzel tamamlayıcısıdır. Yazın hızlı geçen yemeklerin yerini, sonbaharda ağır ağır tadına varılan sofralar alır.

TATİLİN MEVSİMİ YOK, RUHU VAR

Delikli Koy, yazın bir kartpostal, sonbaharda ise bir sığınaktır. Alaçatı’nın kalabalığından, Ilıca’nın hareketliliğinden uzak, Çeşme’nin sessiz tarafını temsil eder. Burada tatilin takvimi yoktur; gün batımına oturup denizin altın tonlarını izlediğinizde anlarsınız: Yaz çoktan bitmiştir ama tatil hâlâ devam etmektedir.