Ne HUM'muş arkadaş ağzı olan konuştu

Sıcağı sıcağına herkes attı, tuttu, birbirini gaza getirdi. Fanatizm formasını üstünden çıkaramayanlar, toplum psikolojisi ile iyice salladı. Şimdi duruldu ortalık, iç dünyalarında hesaplaşma yapıyorl...

Abone Ol
SAHADA CAM KIRIKLARI Üç beş sahada gördüm. Hakem her yere bakmalı, gözlemlemeli, kontrol etmeli, raporunda yazmalı. Sahalar yapay malumunuz, arada sırada zemin kontrol ediliyor mu bilmiyorum. Masterler maçına çıktığım saha zemininde cam parçaları vardı, leblebi tanesi kadar, sivri ve keskin. Saha adlarını veremem, ya diğer sahalarda da varsa. Sporcu kardeşlerimiz yere düşüyor, gözüne girer, eline batar, kulağına, burnuna, ağzına girer yutar, her şey olur. Sert şutta topla beraber, yüzüne bir gelirse Allah muhafaza. Rica ediyorum, yabancı maddeler ayıklansın, elektrikli süpürge de kullanılabilir. Nasıl olsa doğal çim değil. Rüzgarla gelmiş olabilir, atılmış da olabilir. Sonuçta oynayanlar insan, can taşıyorlar. Cam kırıkları temizlenir, ya kollar, bacaklar, gönüller kırılırsa, aman ha! EMNİYETSİZ OLMAZ Şu an 3 adet federasyon var, master ve veteran sporcular spor yapıyor, bundan daha güzel bir şey olur mu. 45-50 yaşındaki torun torba sahibi gençler miskin miskin oturacağına, yürüyor, koşuyor işte, harika. Anlayamadığım da şu, hiç bir maçta emniyet olmuyor, ben görmedim. Niye, neden? Gerekli başvuru mu yapılmadı, bence bundandır. Her şeyin bir usulü var, usulü. Yarın bir gün çok büyük olaylar çıkarsa, yazık değil mi. Ayrıca hakem kardeşlerim de, 'Güvenlik önlem olmadığı için maçı tatil ettim' diye rapor yazmaktan kurtulur, hem de bu çağda. İSTEMEZSE ÇIKMAYABİLİR Mİ? Ferdi olarak bir hakem veya topluca hakemler, 'Şu takımın maçına çıkmak istemiyoruz', 'Falanca lige çıkmayacağız' diyebilir mi? Boykottan filan bahsetmiyorum. Ayrıca böyle diyebilmeleri özgürlük, çağdaşlık, realite filan da değil, resmen saçmalık. Bir futbolcu rezalet çıkardıysa veya takımdan üç beş kişi. Hepsi o kulübe mal edilebilir mi o da yetmedi, diğer tüm kulüpleri, sporcuları cezalandırmak neyin nesi, nerde adalet? Takımları temizleyip, yine çıkacaksın, inadına ama zıtlaşmadan, adaleti de asla bırakmadan bilmem anlatabildim mi? DOST ACI DEĞİL TATLI SÖYLER Konuyu hakem yetiştirmeye getireceğim. Video, dijital teknoloji, tepegöz hepsi var, yerli yerinde. Kural sınavı, koşu sınavı da tamam. Peki başına gelmeden, acı bir şekilde yaşanmadan öğrenilecekler ne olacak? Olaylı maç, seyirciler çıldırmış sahanın neresinden, nasıl çıkılacak bilmiyorlar, ince ve hassas konular bilgiler tecrübeler anlatılmıyor, her şey ezber. O kadar çok sayıda, eski hakem var, birer anısını anlatsa, tavsiyede bulunsa yeter. Maça gidişten tutun da, maçın ardından oradan ayrılmak bile, bir sanattır. Anlatılmalı bunlar gençlere, aktarılmalı. TFF eşofmanı giymiş, elinde tekerlekli valiz takır tukur taşıyorlar. 200 metre öteden belli oluyor, ne gerek var. Herkese güvenilmez bu devirde. Sosyal medyada yerini, nerde kaldıklarını, nerede çay içtiklerini bile bildiren var. Hakemliği temsil etmek, hakem olduğunu belli etmek bu değildir. Sahada gösterin hakemliğinizi, evet sahada. HAYDİ, BÜYÜK ALTAY Bu akşam Bursaspor deplasmanında zor bir maça çıkacak Altay. Yeni hocası Yalçın Koşukavak ile yepyeni bir havaya büründü Altay'ım. Tıpkı İlhan Palut'un Göztepe'ye gelmesi gibi. Bu Altay ilk 5'e de girer, direkt de çıkar. İyi bir hava yakaladı. Bu akşam kayıpsız geçeceğine inanıyorum, yener de gelir. Pazar günü Altınordu derbisi var, hak eden kazansın diyorum, İzmir kazansın. SİGARA İÇMEK KÖLELİKTİR Arkadaş maça çıkacak 10 dakika sonra, ısınacağına, sigara tüttürmüş. Spor ve sigara, yan yana, çok saçma. Az sonra sana, ciğerlerine temiz hava gerek. Sen ne yapıyorsun, pis havayı içine hapsediyorsun. Ya sigarayı bırak ya da sporu. İkisi birlikte asla olmaz. Sigara içiyorsan yaptığın spor değil ki. Üç dakika sonra kaslarına, beynine oksijen gitmeyecek, sonra da hakem şöyle, seyirci böyle, agresif tavırlar, kırmızı kart, olay, geçiniz bunu. Hayat kısa, mis gibi hava, ayakların da yere basıyor, daha ne istiyorsun, şükret ve çık topunu oyna. Sigarasız ama!