N'olacak şu İzmir'in hali!

Abone Ol

Yazının başlığına bakıp da "Ne olmuş İzmir'e?" diye sormayın Allah aşkına. Ne olduğunu siz de biz de bal gibi biliyoruz. Hep plansızlık ve adamsendecilik almış başını gidiyor. Yaparız ederizli vaatler sonunda koskoca bir hiç ve hayal kırıklığı yaratıyor.

Birilerini, hele yerel yönetimleri hedef alarak birşeyler anlatmak istediğimi zannetmeyin. Çünkü hepimiz suçluyuz. Bizler basın olarak elimizi korkak alıştırıp, ister merkezi yönetimin İzmir'deki yöneticilerini, isterse de belediyeleri layıkıyla sıkıştırmadık. Zaman zaman sıkıştırdak da, fikri takip yapmadık. Geldiğimiz noktada, suzuzluk, kuraklık, elektrik kesintileri şimdi geldi çattı ve bizleri yaşam açısından zorluyor. Çöp işi deseniz çoktan çuvallamış durumdayız. Harmandalı kapatılana kadar aklımız neredeydi. 2007'den 2025'e kadar bir Katı Atık Bertaraf Tesisi bile yapamadık. Halbuki bir değil birkaç tane yapmamız gerekmiyor muydu? Bal gibi de yapılırdı.

Kimse üstüne gitmedi. Gitmek bir yana birbirimizin ayağına çelme takmakta yarıştık. Sonuç toplanmayan çöpler va atıklar. Bunu itiraf eden hatta "toplamayacağım" diye rest çeken başkanlar. Kimsenin bu kentin insanını çer-çöp içinde yaşatmaya hakkı var mı. Üstelik ha bire alım yapıp kadrolarınızı şişirdiğiniz işçileriniz maaş alamıyoruz diye yan gelip yatarken. Çöpü toplamayan belediye başkanından işçisine görevini yapmıyor demektir vesselam.

Susuzluk geldi kapımıza dayandı. Halbuki bunun böyle olacağını yıllardır yazıp çiziyoruz. Örneğin, Çamlı Barajı neden yapılamadı? Tahtalı neden korunamadı? Alternetif kaynaklar neden yaratılamadı. Bir belediye başkanımız geldi, "yağmur hasadı" hikayeleri ile koca İzmirli'yi masal anlatırcasına uyuttu gitti. Nerede şimd o yağmur hasatları.

Tarımda "vahşi sulama"nın önüne geçilebildi mi? Ne yazar. Tarıma bakan devlet kurumları da yerel yönetimlerin tarım daireleri de maalesef görevini yapmamış, yapamamıştır. İZSU'nun tek tedbiri yine vatandaşın apartmanının bahçesinde üç-beş ağacını suladığı çeşmeye kör tapa vurmak olmuştur. Halbuki gidin bakın belediyeler yeşil alanlarını ev fıskıyelerle sulamakta beis görmüyorlar.

Gelelim elektrik meselesine. Bir bakıyorsunuz elektrik kesiliyor. Ne bu demeden arıza veya planlı kesinti açıklamaları yapılıyor. Altyapımız yetersiz. Yazın sıcak günlerinde çalıştırılan klimalar şebekeyi zorluyor. Bir de son dönemde enerji nakil hatlarındaki arızalar peydah oldu. E tabi gereken bakımlar zamanınsa yapılmazsa arızalar da kesintiler de kaçınılmaz. Lütfen kimse üstüne alınmasın. Kimseyi suçladığımız felan yok. Bu bir durum tesbitidir.

Bakın dostlar, her zaman söyler ederim. Bir kentin refahı, o kenti yönetenlerin azami dikkat ve görevlerini layıkıyla yerine getirmeleriyle mümkündür. Tabi bir de dayanışma sayesinde. Bunlar hiç bir arada göreniniz oldu mu? Ben göremedim. Varsa yoksa siyasi çekişme. Lütfen bu siyasi çekişmeleri bırakalım artık. Yoksa çöp, çamur, çukr, susuzluk ve kuraklığa gark olup gideceğiz. Herkes aklını başına almalı ve İzmir'e sahip çıkmalıdır.