Nihat AK/EGE TELGRAF- Salgınla başlayan küresel ekonomik krizin etkileri henüz etkisini yitirmiş değil. İzmirli ofis mobilyası üreticileri bu olumsuz tablonun değişmesi için uluslararası düzeyde çalışmalar yürütüyor. Mobilyacıların şimdilerde gözü kulağı, iktidarın reel sektöre yönelik politikalarında. 

‘TEK TEK İNCELİYORUZ’

Sektörde işlerin istenilen düzeyde gitmediğine dikkati çeken Ofis ve İş Mobilyaları Sanayici İş Adamları Derneği (OFİSMOD) Başkanı Gökhan Hepkafadar, “Sektörde ofis mobilyası üretiminin ayrı bir yeri var. Bizim alanımız ekonomik gelişmelerle birebir ilgili. Ekonomide işler biraz sekteye uğradığında ofis mobilya üretimine etkisi çığ gibi büyüyor. Türkiye'nin mobilya üretim merkezlerini tek tek inceledik. Ofis mobilyası alanında işler normalin altında. İzmir ve özellikle mobilyanın kalbinin attığı Karabağlar’da durum biraz daha kötü. Bu eksiyi artıya çevirmek için özel çalışmalar yürütüyoruz. Artımızı eksimizi, avantajımızı ve dezavantajımızı tespit ediyoruz. Reçetemizi objektif kriterlere göre oluşturma eğilimindeyiz” dedi. 

YÜKSEK MALİYETLER

Ekonomideki belirsizlikler nedeniyle projelerin ertelendiğini belirten OFİSMOD Başkanı Hepkafadar, “Ülkemizin ekonomik seyrinde belirsizlikler var. Altın, döviz ve borsa gibi yatırım araçlarının rotası karmaşık. Farklı tahminler var. Kimi artmalı kimi de neden artıyor şeklinde yorumlar yapıyor. Yüksek mevduat faizleri nedeniyle insanlar üretim yapmak yerine paradan para kazanmayı tercih ediyor. Bu ortamda üretim yapmak, tüm zorluklara rağmen çarkları döndürmek vatani bir göreve dönüşüyor. Biz bu kapsamda potansiyelimizi sonuna kadar kullanma hedefindeyiz. İç piyasadaki sorunlarımızın en önemlisi, girdi maliyetlerimizin yüksek olması. Yüksek maliyetler karşısında yurttaşımızın alım gücünün zayıflaması bizi olumsuz etkiliyor. Ekonomide önünü göremeyen sermaye sahipleri yeni işyeri açmak istemiyor. Bazıları ofislerini yenilemek istemiyor. Yeni ofis ve yenilenen ofis az olduğunda ofis mobilya üreticilerimiz bundan olumsuz etkiliyor. Büroların ihtiyaçları bir süredir erteleniyor. İç piyasaya göre üretim yapmaya odaklanan işletmelerimiz büyük zorluklar yaşıyor” diye konuştu.

Türkiye'nin risk primi 4 yılın en düşük seviyesinde Türkiye'nin risk primi 4 yılın en düşük seviyesinde

‘REKABET EDEMİYORUZ’

Uluslararası arenada farklı sorunlar yaşadıklarını söyleyen Başkan Hepkafadar, “Küresel pazarda gün geçtikçe süngümüz aşağıya düşüyor. Rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Çin’in Guangzhou kentindeki mobilya fuarını dernek olarak incelemeye aldık. Satış fiyatları bizden düşük olan üretim merkezlerini incelemek zorundaydık. Çoklu üretim planlamasından verim aldıklarını bir kez daha gördük. Yani bir üründen 3-5 veya 50-100 adet yapmıyorlar. Binlerce yapıyorlar. Ham madde, vergi, teşvik, işçilik ve daha farklı avantajlarının satış fiyatlarını düşürdüğünü gördük. Bu şartlar altında Çinli ofis mobilya üreticileriyle rekabet edemiyoruz. Hangi konularda alınacak tedbirlerle tabloyu tersine çevirebiliriz? Bu konuda ortaya koyacağımız objektif kriterlerle iktidarın kapısını çalacağız. KDV başta olmak üzere vergilerin düşürülmesi, uzun vadeli düşük faizli üretim projelerine kaynak talebi, istihdamın desteklenmesi gibi birçok madde dosyamızda yer alacak” ifadelerini kullandı. 

YENİLİKÇİ YAKLAŞIM

Sektörün kalkınmasının yenilikçi yaklaşımlarla mümkün olabileceğine vurgu yapan Başkan Hepkafadar, “Pandemiden sonra gerek konut gerekse ofislerde ciddi değişimler yaşandı. Daha minimal ofisler gündemde. Home office trendi devam ediyor. Bu tarz değişimine uygun mobilyalar üretiliyor. Elektronikle iç içe olan mobilyalar isteniyor. Yüksek teknoloji üretim hızını ve kayıplarımızı önlüyor. AR-GE çalışmalarımızla gerek tasarım gerekse yüksek teknolojiye sahip olma anlamında atılımlar yapılmalı. Sektörde kayıt dışı yabancı çalıştırma eğilimi var. Bu yaklaşım zamanla daha farklı problemlere evriliyor. Dün kayıt dışı çalıştırılan kişiler zamanla kendi işyerini açıyor. Kendi uyruğundan kişileri daha rahat ve daha verimli şekilde çalıştırıyor. Sektörün köklü firmaları kayıt dışı çalışan yeni firmalar karşısında zamanla kar topu gibi eriyor” dedi.

Kaynak: EGE TELGRAF