Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, öğrenci affına ilişkin hükümleri de içeren “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşüldü. Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Genel Kurul’da siyasi parti gruplarının oturma düzeninde de değişikliğe gidildi. Geçen hafta kurulan Yeni Parti Grubu CHP’nin bulunduğu sıralara geçerken, CHP grubu ise MHP ve DEM Parti sıralarına geçti. Genel Kurul’da gündem dışı konuşmaların, milletvekillerinin birer dakikalık söz taleplerinin ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından siyasi partilerin sunduğu önergeler ele alındı. Yeni Yol, İYİ Parti, CHP, DEM Parti ve Yeni Parti’nin önergelerinin ardından AK Parti’nin TBMM Genel Kurulu’nun çalışma süresinin 6 Ağustos Perşembe gününe kadar uzatılmasına ilişkin önergesi görüşüldü. Yapılan değerlendirmelerin ardından önerge kabul edildi.

PARTİLERDEN ELEŞTİRİ VE DESTEKLER

Teklifin tümü üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, düzenlemeye ilişkin eleştirilerde bulundu. Karaman, “Bugün kürsüye çıktığımızda dünya üniversiteleriyle yarışan, ürettiği bilimle insanlığa ışık tutan, akademik özgürlüğü ve liyakati esas alan, gençlerimize geleceğe dair umut aşılayan köklü bir yükseköğretim reformunu konuşalım. Gönül isterdi ki öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin senelerdir biriken kronikleşmiş dertlerine derman olacak kanun maddelerini müzakere edelim. Fakat ne yazık ki önümüzde duran metin ne eğitim sistemimizin gerçekleriyle uyuşmakta ne de akademinin ve eğitim camiamızın derinleşen yaralarına merhem olmaktadır. Bu teklif vizyondan uzak, mantıktan yoksun, 'Yaptım, oldu' anlayışıyla hazırlanmış, bürokratik vesayeti daha sıkılaştıran teknik bir yamalı bohçadan ibarettir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Şenol Sunat ise teklifin üniversitelerin temel sorunlarına çözüm getirmediğini savundu. Sunat, “Teklifin genel gerekçesine baktığımızda da aynı özensizliği görüyoruz. Bir etki analizi yok, bir ihtiyaç analizi yok. Sorunların hangi verilerle tespit edildiği belli değil. Üniversiteler üzerindeki ekonomik etkiler hiç hesaplanmamış. Akademisyen üzerindeki etkiler göz ardı edilmiş, öğrenci üzerindeki etkiler maalesef hesaplanmamış. Velhasıl bu teklif teknik görünüyor ama aslında yürütmenin YÖK üzerindeki ve YÖK'ün üniversiteler üzerindeki vesayetini yeniden tahkim ediyor. Bir taraftan Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının boşluğunu doldururken diğer taraftan yeni yetkiler ve geniş takdir alanları oluşturuyor. Özellikle vakıf üniversiteleri, teknoloji transferi, öğrenci rejimi ve kadro ihdası bu açıdan dikkat çekiyor” dedi.

CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazlı Kasap da teklifin torba yasa yöntemiyle hazırlanmasını eleştirdi. Kasap, “Bu kanun teklifinin içeriğine bakıldığında; içerik olarak saraydaki mutfak kokuyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, yönetim sistemi için demiştiniz ki, 'Bu kanun tekliflerini milletvekilleri hazırlayacak.' Maalesef öyle bir emare yok. TBMM daha hızlı çalışacaktı; TBMM daha işlevsel, daha fonksiyonel olacaktı, daha verimli olacaktı; maalesef yok. Burada TBMM iradesi devredilmiştir, irademize sahip çıkmamız gerekiyor, maalesef bu kanun teklifinde onu göremiyoruz. Bakın, dışarıda öğretmenler, özel sektör öğretmenleri haklarını aramak için çaba içindeler ama siz oralı değilsiniz, TBMM'nin görevidir, çözümü var ama bu torba yasada yok” ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİ AFFI VE YÖK DÜZENLEMELERİ

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, yükseköğretim kurumlarının görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, “YÖK sadece üniversiteleri denetleyen, bürokratik çarkları döndüren hantal bir mekanizma olmaktan çıkıp küresel rekabette üniversitelerimizin önünü açan, bilimsel üretimi koordine eden, stratejik aklı temsil eden dinamik bir orkestra şekline dönüşmek zorundadır. Yükseköğretim sistemimiz eğitim ve öğretim faaliyetlerinin niteliği, sarsılmaz akademik etik ilkeleri, bilimsel üretimin tavizsiz teşviki ve kamu kaynaklarının millete hizmet yolunda hakkaniyete uygun kullanımı bakımından sürekli kendini yenilemek mecburiyetindedir. Durağanlığın gerilemekle eş değer olduğu bu acımasız asırda üniversitelerimiz bilginin sadece ezberletildiği değil üretildiği, işlendiği, patente dönüştüğü ve aziz milletimizin refahına sunulduğu milli kuluçka merkezleri olmak zorundadır” değerlendirmesinde bulundu.

Çöl sıcakları etkisini artırıyor! İzmir'de termometreler yanacak: Hissedilen sıcaklık 40 dereceye dayanacak
Çöl sıcakları etkisini artırıyor! İzmir'de termometreler yanacak: Hissedilen sıcaklık 40 dereceye dayanacak
İçeriği Görüntüle

Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da yükseköğretim sistemindeki sorunlara dikkat çekti. Özçağdaş, “Yükseköğretim sisteminde birçok sorunumuz var. Akademik özgürlüğün, liyakatin, adaletin, eşitliğin, maddi yetersizliğin ve imkan kısıtlılığının içerisinde keyfî atama ve uygulamalarla, baskı ve tehdit altında özgür bir akademi ve araştırma ortamı olmaz. Gençlerimizin mutluluğu, refahı, alacakları iyi bir eğitim ve gelecekleri, ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Akademisyenlerimizin mali ve özlük haklarının iyileştirilerek özgür bir araştırma alanı içerisinde bilim üretmeleri ve öğrenci yetiştirmeleri ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Üniversitelerin, tek adam rejimi ve 'Yaptım oldu' anlayışıyla değil, adaletle, eşitlik ve özgürlükle yönetilmesi ülkemizin öncelikleri arasında olmalıdır. Yeni Parti’mizin yükseköğretim vizyonu da budur” ifadelerini kullandı.

AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt ise teklifin yükseköğretim sistemini güncelleme amacı taşıdığını belirtti. Uzkurt, “Üniversite sayılarımız artmış, yükseköğretime erişim imkanları genişlemiş, araştırma altyapılarımız güçlenmiş ve üniversitelerimizin uluslararası alanda görünürlüğü artmıştır. Tabii yükseköğretimdeki başarı kriteri üniversite sayılarıyla ölçülmez, bunun farkındayız. Asıl başarının bilimsel üretimle, bilimsel özerklik ve araştırma kalitesiyle, yetiştirilen insan kaynağıyla, geliştirilen teknolojiyle ve üniversitelerin topluma sağlamış oldukları katkıyla ölçülür. İşte, bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de aslında bu anlayışla hazırlanmış bir tekliftir. Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır” diye konuştu.

Genel Kurul’da siyasi parti temsilcilerinin değerlendirmelerinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlandığını açıkladı. Adan, birleşimi 29 Temmuz Çarşamba günü yeniden toplanmak üzere kapattı.

Kaynak: DHA