Olmuyor beyler, bayanlar; olmuyor…

Abone Ol

Yıl boyunca Ege Bölgesi’nde büyük özveriyle tiyatroya dair üretimini sürdüren kurum ve sanatçılar; hocaların hocası Prof. Dr. Özdemir Nutku adına verilen özel bir ödülle, bir nebze de olsa emeklerinin karşılığını buluyor. Bu sürecin güzel bir yanı olduğu kadar, görünmeyen bir kısmı da var… Bugün biraz da ondan konuşalım isterim.

Ege Tiyatrolar Birliği Özdemir Nutku Tiyatro Ödülleri, gerçekten çok az sayıdaki akademisyen, sanat insanı ile Hülya ve Özdemir Nutku’nun tiyatro sanatçısı kızları Zeynep Nutku’nun çabalarıyla sürüyor… Türkiye çapında etkisi olan, jüri heyetinin niteliğiyle kıymetli bir ödül töreni bu… Adını tiyatromuzun kutup yıldızlarından olan birinden almış ama ne yazık ki kentimizin bir bölümü bu değerin farkında değil.

İzmir’de faaliyet gösteren şirket ve markalardan, STK’lardan, meslek odalarından, siyasetçilerden ya da kamu-kurumlarından, törenin daha iyi şartlarda gerçekleşmesi için elle tutulur bir maddi destek sunulmadığını biliyoruz. Yukarıda da söylediğim gibi, başta Zeynep Nutku olmak üzere ekip, hemen her şeyi kendi cebinden karşılıyor. Bırakın maddi desteği, tören günü salonda yerini alıp manevi destek olan siyaset ve sivil toplum önderlerini bile çok az görüyoruz. Bizim camiamızın da bu önemli ödül törenine gerekli şekilde eğilmediği çok açık. Nedendir bilinmez, son zamanlarda kültür sanata da yer açmayan gazetelerimiz; bu organizasyona da gerekli özeni göstermiyor, takip etmiyor…

CAN SIKICI

Ülkemizin dört bir yanında tiyatronun gelişmesine emek vermiş; bugün izlediğimiz birçok oyunu, akademik çalışmayı Türkçeye kazandırmış ya da kendisi yazmış, izlediğimiz oyuncuları yetiştirmiş, dahası varlığıyla bile İzmir’e katkı sağlamış böylesine büyük bir ismin adına yapılan bir işin sahipsiz kalması, en hafif tabirle can sıkıcı.

Hâlihazırda bu kentte sanat üretmek yeterince zor. Buna rağmen birçok tiyatrocu, ısrarla İzmir’de kalmaya; İstanbul’a gidip kolay yolu tercih edecekken bu kentte var olmaya çalışıyor. Onların çalışmalarının manevi karşılığını vermeye çalışan, bunu da hiçbir maddi çıkar beklemeden yapan bir organizasyona neden destek olunmaz, anlamış değilim. Bunun için gereken, törene birkaç ünlü isim çağırmak; ödüllerin dağıtımında daha popülist bir yaklaşım sağlamaksa, Özdemir Nutku’nun her yıl 10 öğrencisi törene çağrılsa muhtemelen organizasyon uzun yıllar rahatlıkla sürer. Çünkü televizyonda gördüğünüz, sinemada izlediğiniz birçok yıldız onun tarafından yetiştirildi. Bu isimler böyle bir davet karşısında geri durmaz da en ufak çağrıda koşarak gelir. Eh, İzmir’i biraz tanıyorsam herkes de destek olmak ya da en azından içeride yer almak için kapıda kuyruk olur. Ancak ekibin böyle bir popülist yaklaşımı yok. Kollarını sıvayıp başına geçtiği işi hakkıyla yapmanın, sanatçılara destek olmanın derdindeler. Burada aslında anlatmaya çalıştığım mesele sadece bir ödül töreni ile ilgili değil. İzmir’in kendi değerlerine nasıl yaklaştığıyla ilgili konuşuyorum. Kentsel kalkınmanın sadece iktisadi kalkınma ile sağlanamayacağını, insanların hayatını doğrudan etkileyen sanat, kültür, eğitim, spor gibi alanların bir şehrin tüm dinamikleri tarafından el birliğiyle üretilip desteklenmesiyle mümkün olacağını ne zaman öğreneceğiz? Oysa bu alanlar, kentteki toplumsal yapıyı, bireylerin yaşam kalitesini ve çok önem verilen o ekonomik dinamizmi; yani iktisadi kalkınmayı doğrudan etkiliyor. Olmuyor beyler, bayanlar; olmuyor.

Bu kentin değerlerine sahip çıkmadan, üretimini desteklemeden, üretmek isteyen insanlarla iş birliği kurmadan olmuyor. Ürettiğimiz değerler de yetiştirdiğimiz insanlar da ve hatta iş ortaklarımız da böylelikle başka şehirlere yöneliyor. Sonra hep bir ağızdanyakınıyoruz… Ben şahsen Özdemir Bey ile hiç tanışmadım; birkaç kitabını okumanın, yarattığı ekolden ve kentin sanat hayatına katkısından haberdarım. Bunun da ötesinde, birçok öğrencisinden ve yetiştirdiği sanatçıdan kendisini dinleme fırsatı buldum. Tahmin ediyorum ki bu düşüncelerimi bu kadar açıkça dile getirdiğimi görse, "Ne gerek var?" der, beni bir güzel fırçalardı. Ve hatta belki de kızları Zeynep Hanım da bu yazdıklarımı görünce bana kızacaktır. Ancak birinin bunları söylemesi gerekiyor…

Umuyorum, İzmirli olduğunu her fırsatta dile getiren firmalar; bu kente değer kattığını iddia eden meslek örgütleri, siyasiler ve gazeteciler, başta Özdemir Nutku adına verilen bu ödüller olmak üzere, iyi niyetle ve nitelikli bir biçimde kentin mirası olmuş her değeri kucaklamayı öğrenir.