Ölünceye kadar bakım sözleşmesinde bakım borçlusu vefat ederse ne olur? Sözleşme kendiliğinden sona erse, bakım alacaklısının mağduriyeti doğacaktır.
Yasa bunun önüne geçmek için, bakım ve gözetim yükümlülüğünü bakım borçlusunun mirasçılarına geçeceği şeklindeki düzenlemeyi getirmiştir. Ancak, şahsa güven ile kurulan bu ilişkinin mirasçıların aynı kişilik özellikleri ve beceriyi taşıyıp taşımadıkları konusunda yine bakım alacaklısının mağduriyetinin doğma ihtimali bulunmaktadır. Örneğin bakım borçlusu hemşire olabilir, özel eğitim almış olabilir veya kişilik olarak güvenilir, dürüst, çalışkan olabilir. Bu kişilik özelliklerinin mirasçılarda da olması ve aynı yükümlülüğü yerine getirebilecek zamanlarının olup olmaması durumu, sözleşme gereğinin yerine getirilebilir olup olmayacağı ihtimalini gündeme getirecektir.
Bunun dışında tüzel kişinin bakım borçlusu olması durumunda bakım borcunun kapsamı ve ifası, kendilerince hazırlanarak yetkili makamların onayından geçen düzenlemelerle belirlenir ve bu düzenlemeler, sözleşmenin içeriğinden olarak kabul edilir.
Bakım borçlusu ölürse veya kurum olup da iflas ederse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, iflas masasından veya bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir. Yani verilen hizmete denk düşen kısım düşüldükten sonra kalan kısmın bakım alacaklısına iade edilmesi gerekmektedir.
BAKIM ALACAKLISININ TEMİNATI?
Bakım alacaklısının kendisine güvenceye alabilme olanakları ipotek veya intifa hakkı tesisi yoluyla olabilecektir. Bakım alacaklısı, bakım borçlusuna taahhüt ettiği malvarlığını teslim veya tapuya tescil ile devretmiş olabilir. Bu durumda bakım borçlusu, taşınmaz söz konusu olduğunda taşınmazı başkasına satıp devredebilir.
Bakım alacaklısı kendisini koruyabilmek için taşınmazın bakım borçlusuna devrinden itibaren üç ay içinde yazılı olarak başvurmak suretiyle kanuni ipotek hakkını tapuya tescil ettirebilir. İpotek tesis edilmesi taşınmazın satışına engel olmaz. Ancak taşınmazı satın alan şahıs da aynı ipotek yükümlülüğü altında olacaktır.
Bakım alacaklısı ipotek hakkını yeni malike karşı da kullanabilir. Ya da intifa hakkını kendi üzerinde tutarak devrini yapabilir. Bu da bakım alacaklısının hakkını vefatına kadar koruyacaktır.
SÖZLEŞMENİN SÜRE SINIRI?
Ölünceye dek bakma sözleşmesinin süre sınırı yoktur. Esasen süre sözleşmenin adında gizlidir. Yani bakım alacaklısının kalan hayat süresi kadardır. Ancak tabii ki bunun sözleşmenin yapıldığı anda bilinebilmesi olanaksızdır. Çok kısa da olsa, yıllarca da sürse, bakım yükümlülüğü süre boyunca yerine getirilmiş ise geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla, süresi belirsiz bir sözleşmedir.
Bakım yükümlülüğünün sözleşmenin devam ettiği süre içinde ayrı bir sözleşme yapılmış ise sözleşmedeki şartların yerine getirilmesi, özel şartlar konulmamış olması durumunda ise hayatın doğan akışına göre, yasada da tanımlandığı şekliyle “bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal duruma göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri ifa etmekle, özellikle uygun gıda ve konut sağlamakla, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmekle yükümlüdür. Hem fiziksel hem psikolojik olarak iyi davranmak, bakım alacaklısının huzurlu, saygı ve ilgi gördüğü bir ortamda yaşatmak zorundadır. Bu yükümlülükleri yerine getirmemesi durumunda ise bir dahaki yazıda izah etmeye çalışacağımız yaptırımlara maruz kalabilir.
Arabulucu Avukat Nurdan Heris