Ebesi Ayten ablamız, vefat ettiyse rahmetle. Yıllarca kulaklarının çınlayacağını nereden bilsin. Evde doğum, doğru ve zamanında. Kadının tercihi sonuçta, o zamanlar mecburen sonuçta. Sezaryenle değil başarılı bir normal doğumla dünyaya geldi. Sağlıklı bir bebek, Çulcu bebek. Anne babaya da rahmetle şükranla. Harika bir evlat yetiştirmişler Allah razı olsun. 40 yıldır tanır, sever, sayar, takdir ederim. Emine- İsmail Çulcu çiftinin üç evladından biri. Vicdan, Mustafa, Yaşar (merhum). Doğma, büyüme, okuma, spora başlangıç hepsi Gönen'de. 27 Eylül 1959 doğumlu. 'Doğduğun yer kaderindir' der Uz.Dr.Gülseren Budayıcıoğlu. Hiç ayrılmadı Gönen'den ana baba ocağı, ata yurdu. Eşi İnci Hanım, dünürler hepsi Gönenli. Merhum teknik adam, Fenerbahçe'de de görev yapan Yılmaz Yücetürk ile Türkiye'nin ilk kadın futbol klasman hakemi Elmas Arabacı da Gönenli. Gönen Şafakspor'da futbola başladı, futbolu da Gönen'i de hiç bırakmadı. Önlerinde klas, kaliteli sporcular vardı, onlar haz verdi. Gönenspor'da iki sezon forma giydi. Askeri okul sınavlarını kazandı. 2.ligde de destek oldu, futbolcu buldu çıkardı. Milli futbolcu İbrahim Üzülmez'i Kocaeli amatör kümede keşfetti, profesyonel takım Gönenspor'a gönderdi. Hemen çapanoğlu aranmasın, gayet medeni durumlar bunlar. Vakti zamanında Fenerbahçe'nin yıldızı Aygün'ü Manisa'da 3.lig maçında keşfeden merhum Kazım Ünlüsoy hocamdır. TFF'de lisanslı futbolculuk dönemi bitti ama şimdilerde de halen oynamaya devam ediyor. Kartepe Masterler'in kaptanı, izledim bilirim teknik kapasitesi çok iyidir. Teknik ve de faulsüz oynar. Belediye başkanı ol deseler de istemedi, kendi yolunu kendi çizmişti. Bitmedi, daha. Halen görüşüyorlar. Haydar, Ümit, Güngör gibi 15'e yakın amatör futbolcuyu Kocaeli amatörden bulup Gönenspor'a göndererek 3. ve 2.ligde uzun yıllar oynamalarını sağladı, ekmek yedirdi, meslekleri olmasına öncülük etti. Menfaatsiz, şartsız koşulsuz. Hiç durur mu Mustafa Çulcu, bir yandan da askerlik, hakemlik devam etmekte. Çok sosyaldir, halktan kopuk değildir, insan odaklıdır. Mahalle takımı Reşadiyespor'u kurarlar, antrenman yaptırır. Öyle haftada sadece bir toplanıp maç oynamaya gitmezler. Bilinçli, etik, bilimseldir yolları. SAL'a kadar çıkarlar BAL'dan dönerler. Kupa kaldırmak değildir marifet, çevrede suç oranı düşer yarı yarıya, emniyet birimleri açıklar. Çulcu ve arkadaşlarının marifetiyle. Kocaeli Üniversitesi'ne okumaya gelen gençlere, Gönenspor'un Reşadiyespor'un kapılarını ardına kadar açtı, takımlara yerleştirdi. Enerjilerini değerlendirdiler, okudular, deşarj oldular, para da kazandılar, sonra işe yerleştirildiler. Çulcu'dur bunu yapan, nazar etme ne olur çalış senin de olur, misali. Zira hakem olsun futbolcu olsun nedense hep kendi geleceğini, cebini düşünür. Oysa başkasını düşünürsen kendi geleceğin kurulur, nasip olur. İşte ispatı, iyilik her zaman güzeldir. Hakemliği kullanmadı, insanlığa hizmeti düstur edindi.
İLKLERİN KENTİ İZMİR
Hakemlik 'Küfür duymak, yaranmaya çalışmak, ünlü olmak, çok para kazanmak' değildir. Çoğu genç bu yüzden vazgeçiyor veya şartlanıyor. Oysa zorla güzellik olmaz. İkna etmeye çalışmak da nafile oluyor çoğu zaman. Hakemlik çok farklı insanları buluşturur, kader birliği yaptırır. Tanışırsın, tanırsın, hakemliği seversen, saygı duyarsan da unutmazsın. Mesela şahsım, 1988'de İzmir'de hakemliğe başlamasam nereden tanıyacağım ki Gönenli astsubay Mustafa Çulcu'yu. Eşrefpaşa nire Gönen nire ? Yaşasın hakemlik. Cengiz Topel ile Ömer Seyfettin adlı, adı güzel kendi güzel ilk öğretim okullarından, liselerinden mezun oldu. Gaziemir'e geldi Hava Teknik Okullar Komutanlığı'na. Hava Astsubayı olarak mezun oldu. 1978'de Deniz Kuvvetleri'ne geçti. Terfiler aldı. Subaylık sınavlarına katıldı, onu da başardı. Niyet iyiyse, akibet de iyi olur. Vee... Yolumuzun kesiştiği ana geldik. Yıl 1990, Subay Temel Eğitim Kursu'na gelir, İzmir'e Gaziemir'e. Yılı boş geçmesin diye, dosyasını İzmir'e aldırır maçlara çıkmaya başlar. Atatürk Stadı 3 Nolu Yan Saha, şimdi Olimpik Yüzme Havuzu var. Hürriyet'teyim, maçları takip ediyorum. Gayet şık bir hakem geldi, girdi hakem soyunma odasına. Nedim abimin mis gibi çayından da içti. Çok şık, sinekkaydı bir tıraş, saçlar taralı, bakımlı, ayakkabılar pırıl pırıl. Tozun toprağın çamurun içine geliyor. Biz 'Pijamayla gece yattığı şortla evi yakın diye gelen hakem bile gördük' nen şok. Amatör maç ya. 'Adam olacak çocuk' derler, merhum Barış Manço programının adı. Maça çıktı, kıyafetleri de pırıl pırıl, ter kokulu ve de eski değil. İyi gözlemleriz. Haliyle benim de İl Hakem Kurulu Başkanım, sağlıklı huzurlu ömür dilerim Coşkun Evin hocama dedim ki. Gençlik geçti biraz da patavatsızdım. 'Hocam bir hakem izledim FİFA olacak hakem' dedim. Sağ olsun o da 'Sen kendine bak' dedi, henüz iki yıllık hakemim. Nerden gördün, bildin. Bakın oldu işte. Hakemlikte yükseldi, rütbesi de yüzbaşı olarak kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunu. Burcu ve Utku adından iki evladı var eşi de İnci ablam. 1983'de hakemliğe bir başladı, halen hizmete devam. Liyakatlidir, şahidim. Onun bunun çantasını taşıyarak, paltosunu tutarak bir yerlere gelmedi. Saygısızık da etmedi. 8.yılında süper lige yükseldi, ilk maçı yine İzmir'de Altay - Bursaspor maçı. Bu satırların yazanı yine ordaydı o maçtaydı. İzmir'i unutmaz, hep minnetle, ahde vefayla anar.
KARTEPE MASTER İSTEDİ, GÜLER KAVAK YAZDI, ÜMİT YERGAL İLETTİ
1110 amatör maçta görev yaptı. 15 sene Süper Ligde düdük çaldı, 8 senesi FİFA Kokartlı. 3 yıl FİFA,UEFA hakem gözlemciliği ile süper lig hakem gözlemciliği, scout, mentör ve eğitimcilik yaptı. TFF genel kurul delegeliği, TFFHGD Kocaeli şube başkanlığı ve de Genel merkez başkanlığı yaptı. Hakemliği bıraktı 20 gün sonra MHK Başkanı oldu, bu da bir ilk, hatta rekor. Halen kıran egale eden de çıkmadı. Öyle salla pati MHK başkanı olmadı, gençleri buldu çıkardı. Buldukları her işte zirveye çıktı. Yorumculukta da. 267 süper lig maçında düdük çaldı, 22 derbisi var. Yurtdışına gidebilen FİFA kokartlı hakem oldu, 50 maça çıktı. İran Tahran'da Persepolis-İstiklal, Mısır Kahire'de El-Ehl-i - Zamalek derbilerini yönetti. Avrupa, Asya ile Afrika gibi üç kıtada da derbi yönetti. TRT, atv ve ASPOR'da yorumculuk, Hürriyet,Sabah,Fotomaç'ta köşe yazarlığı yaptı. Hakeme vefa pek olmuyor da hiç denecek çok az, yani. Ama o ne yaptı, Çulcu. Rahmetli oldu, yaşarken, çocukluğunun kahramanı Toto Ekrem'i, Göztepe, Bandırmaspor, Konyaspor, Manisaspor, Çanakkalespor, Gönenspor, Bigaspor'un efsane santrforu, golcü İsmail Ekrem Yalçın abimizi harika bir törenle, ödüllendirmişti. Tersine dünya 'hakemden futbolcuya ahde veda'. Doğan Babacan Dünya Kupası'nda ilk düdük çalan hakemimiz, hakem soyunma odasına adı verildi. O kadar. 'Hakemin peşinde koşan, ağzından sıvı çıkaranların adı statlara sahalara verildi. Yine de sağolsunlar. Böyle komple sporcu ve de adam gibi adama, insan evladının adı Gönen'de henüz net değil ama karar verildi ama caddeye adı verilecek. Kaertepe Masterler istedi önerdi, Gönen Yeni Gündem'den Güler Kavak yazdı, gündeme taşıdı. Aslen İzmirli, Gönen'in 'damat'ı olan Reşadiyespor Kulüp Başkanı Ümit Yergal görev yaptığı, belediye meclisine taşıdı. Belediye Başkanı İbrahim Palaz da imzayı attı. Birkaç hafta içinde belli olacak. Nereye Mustafa Çulcu adı verilecek. O belli değil. Saha, cadde, sokak, bina, yapı belli değil. Nereye verildiği o kadar önemli değil de. Hakem diye ötelenmemesi gerek. Zira Çulcu 'bir hakemden daha ötesi'. Elmas ablamı da unutmayalım, o da Gönenli. Bir daha çıkmaz diyesim geliyor Yılmaz Yücetürk, Elmas Arabacı, Mustafa Çulcu hocalarım gibisi. Niye mi yazdım, kötülük olunca şakır şakır hakem adları yazılıyor. İyilik, güzellik olunca neden kalem, klavye susuyor ? Sen yazmazsan ben yazmazsam, bu hakemlerle lig bitmez dememek için. Takdir Gönen'in, tebrik görebilenin, görenin...