Bizim önceliğimiz ve derdimiz Türkiye.
Elbette Afganistan ile başlayıp Irak, Mısır, Libya, Suriye, Gazze ve şimdi de İran ile devam eden süreçte, kadın, çocuk, yaşlı demeden öldürülen on binlerce masumu unutmak mümkün değil.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile yeniden şekillendirilen Ortadoğu da oyun kurucularla, oynayanlar aynı. Mesela, El Kaide ve Taliban’a karşı Afganistan’da Şii halkı kullananlar, Saddam Hüseyin’e karşı Irak’ta, Iraklı Şii grupları ve Kürtleri kullandılar.
Suriye’de de İranlı Şii milisleri ve terörist Kürt grupları, Lübnan’da ise Hizbullah’ı kullananlar yine aynı oyuncular.
Bugün İsrail, ABD ile birlikte hedefe koyduğu ülkelerin liderlerinin, Devrim Muhafızları’nın komutanlarının evlerini, çalışma ofislerini, karargahlarını, elleriyle koymuş gibi buluyor ve imha edebiliyorlarsa, CIA ve Mossad’ın yıllardır devam eden ortak çalışmalarından yani müttefiklik ilişkileri içinde olmalarındandır.
İran, yaklaşık 50 yıldan bu yana İsrail ve ABD ile çatışıyor gibi gösterilse de, İran bu güne dek, bir Mossad ajanını, CIA ajanını veya bir tane İsrail, ABD askerini öldürmüş değildir.
Gelinen noktada beklenen oldu ve bu gün, İsrail ve abisi ABD ile birlikte İran’a karşı önleyici (!) savaş başlattı.
Bilinen şu ki, İran kolay lokma olmayacak. İran’ın ulus devlet olması, İran da vatan toprak algısının çok daha güçlü olduğunu, İran’ın savaş süresince, İsrail ve ABD ye her türlü zararı vermek için mücadele ve müdahale edeceği bilinen bir gerçek.
Eğer İran verdiği mücadelede güçlü görünürse, başta Çin ve Rusya olmak üzere pek çok ülkenin de saf değiştirerek İran’ın yanında olması ve desteklemesi de muhtemeldir.
1980 yılların başlarında Irak lideri Saddam Hüseyin’i kullanarak İran ile Irak’ı 8 yıl savaştırarak, hem İran’a, hem Irak’a silah satanlar, sonraki yıllarda Irakta nükleer silah var gerekçesiyle Irak’a girmiş, savaştan sonra da, tüm dünyanın gözünün içine baka, baka nükleer silah yokmuş diyebilmişlerdir.
Başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere pek çok dünya ülkesinin İsrail’in Gazze’deki soykırıma karşı, İsrail’e diş bilediğinden ve fırsatını bulduklarında İsrail’e karşı cephe alacaklarını da unutmamak gerek.
En ufak bir şüphe olmasın ki, İsrail kendi elleriyle kendi sonunu hazırlamaktadır. Bu zulüm ve gözyaşlarının elbet bir gün hesabı sorulacaktır.
Dünya öyle bir noktaya gelmiştir ki, Hitlerin dediği gibi, bir gün gelecek, dünyadaki tüm Yahudileri öldürmediğim için bana küfredeceksiniz sözü sanki bu zamanda hepimizin kulaklarında çınlamaktadır.
Elbette hiçbir insanın öldürülmesini tasvip etmiyoruz.
Ancak dünya gündemine bomba gibi düşen, Epstein dosyalarındaki çocuk istismarcılarını, insan eti yiyenleri gördükten sonra bunların insan olduğunu düşünmek bile, abesle iştigal.