3. Sayfa

Özlem Gürses'ten Haluk Levent açıklaması: "İnsanların kafalarını karıştırdı"

AHBAP soruşturması kapsamında savcılığa ifade veren gazeteci Özlem Gürses'in beyanları ortaya çıktı. Gürses, "Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" dedi

Abone Ol

Gazeteci Özlem Gürses, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP’lar suç örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Adalet Sarayı'nda savcılığa ifade verdi. Gürses'in savcılıktaki beyanlarının ayrıntıları ortaya çıkarken, deprem dönemindeki paylaşımlarına, Haluk Levent ile ilişkisine ve yardım kampanyalarına ilişkin açıklamaları dikkat çekti.

"ŞAHSİ TANIŞIKLIĞIM YOKTUR"

Özlem Gürses savcılık ifadesinde, "1996 yılından beri gazetecilik yaparım. An itibari ile SZC TV hafta sonu ana haber bültenini sunuyorum. Bana sorduğunuz 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsizdim. Bu husus SGK kayıtlarından teyit edilebilir. Ekranlarda deprem nedeni ile bulunmadım. Yalnızca birkaç youtube yayınına katıldım ve münferit tweetler attım. Tweetlerimde genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneğinin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdim. Bunun için daha önceden tanıştığım ekonomi muhabiri Artunç Kocabalkan’ın tweetini alıntılayarak Haluk Levent’i etiketledim. Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur" dedi.

"CANLI YAYINA KONUK ALMIŞTIK"

Gürses ifadesinin devamında, "Haluk Levent ile deprem öncesinde röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıl dönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık. Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayıt bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır. Yayın youtubede herkese açık şekilde durmaktadır" ifadelerini kullandı.

"ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM"

Savcılık ifadesinde geçmişte yaptığı haberlere de değinen Gürses, "Ben uzun yıllardır medya sektöründeyim. Daha önce Süleyman Mercümek, Oktar Babuna, Adnan Oktar gibi toplumun vicdanını kanatan organizasyonları bizzat haberleştirmiştim. Hatta 90'larda Oktar Babuna için ilik nakli çağrısı yapılırken dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş toplumun genetik yapısını istihbarat örgütlerine aktarıldığını söylemişti. Bu dönemlerdeki tecrübeler ile sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımım oldukça şüphecidir. Çünkü Türk halkı çok fazla kez travmalar yaşamıştır. Benim Ahbap ve Babala'ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır. Deprem döneminde toplumda var olan görüş ayrılıkları nedeni ile farklı yerlere yardım iradesi mevcuttu. İnsanlar bazı derneklere güvenmeyip bazı derneklere daha çok itimat ediyordu. Ben yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap'ın bağımsız organ tarafından denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala'yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben Afad'a, Kızılay'a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafedeydim. Herhangi birine yönelik ilave çağrım olmadı. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı Ahbap'ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir. Deprem döneminde vatandaşlarda Kızılay'ın çadır satması ile alakalı tereddütler oluşmuştu. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanı gereğini yaparak yönetimi değiştirmiştir" diye aktardı.

"BEN ÖZÜR DİLEMEYİ GEREKTİRECEK BİR ŞEY YAPMADIM"

İfadesinin son bölümünde Gürses, "Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir. Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum. Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikayetçi olacağım. Sayın savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir. Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala'nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" diyerek konuşmasını noktladı.

İFADESİNİN ARDINDAN ADLİYEDEN AYRILDI

Savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından gazeteci Özlem Gürses'in İstanbul Adalet Sarayı'ndan ayrıldığı öğrenildi.