Partneriniz zihin okuyucu değil!

Abone Ol

“Keşke anlasaydı...” diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Yorulduğunuzda size destek olmasını, yalnız hissettiğinizde yanınıza gelmesini, ya da sadece bir sarılmayla sevginizi hissettirmesini beklediniz... Ama bunu söylemediniz. İçten içe, partnerinizin zaten fark etmesi gerektiğine inandınız. Oysa gerçek şu ki, partneriniz bir zihin okuyucu değil. Söylenmeyen her istek, zamanla söylenmeyen bir kırgınlığa dönüşür. Ve bu kırgınlık, ilişkinin sessizce yıpranmasına sebep olur.

SESSİZLİKTEN KIRGINLIĞA

İçten içe destek beklediğiniz zamanları düşünün:
- Yorulduğunuzda omzunuza bir elin değmesini,
- Kendinizi yalnız hissettiğinizde sıcacık bir sarılmayı,
- Bazen de hiç sebep yokken sadece “yanındayım” denilmesini...

Ama bunları doğrudan dile getirmek yerine, partnerinizin zaten fark etmesi gerektiğini düşündünüz. İşte tam da burada sessizlik başlar. Söylenmeyen istekler, zamanla söylenmemiş kırgınlıklara dönüşür. Ve bu kırgınlıklar, ilişkiyi içten içe tüketir.

ADİL OLMAYAN

Birçok insan, partnerinin kendisini “anlaması gerektiğine” inanır. Ama kimse, karşısındakinin zihnini okuyamaz. İhtiyaçlarımızı net bir şekilde söylemediğimizde, aslında partnerimize adil olmayan bir yük bindirmiş oluruz. Bilmedikleri için cezalandırıldıklarını hissettiklerinde ise, ilişkide soğukluk ve mesafe büyümeye başlar.

İFADE ETMENİN GÜCÜ

Dile getirilen bir ihtiyaç, aynı zamanda bir davettir. İlişkili konuşmayı öğrenmek, kırgınlıkları değil, yakınlığı büyütür. İşte birkaç örnek:

- “Gerçekten çok bunaldım. Bana biraz yardımcı olur musun?”
- “Yalnız hissediyorum, bu akşam benimle oturup konuşmanı isterim.”
- “Seni özlüyorum, birlikte yürüyüşe çıkalım mı?”

Bu tür cümleler, suçlayıcı değil; davetkâr ve samimidir. Hem sizin ihtiyacınızı dile getirir hem de partnerinize yakınlık için bir kapı aralar.

AÇIK İLETİŞİM

Unutmayın: dile getirilmemiş istekler, çoğu zaman sevgiyi değil, kırgınlığı besler. Halbuki ihtiyaçlarımızı açıkça söylemek; tutkuyu, cömertliği ve bağlılığı yeniden canlandırır. İlişkiler, şeffaflık ve açıklıkla güçlenir. Partnerinize alan açmak, onların sizin için bir şeyler yapmasına fırsat tanımak aslında ilişkiye olan güvenin de göstergesidir.

SON SÖZ

İstediğiniz şeyleri dile getirmek, sizi “fazla isteyen” biri yapmaz. Aksine, hem kendinize hem de partnerinize karşı dürüst olduğunuzu gösterir.

Çünkü en sonunda şu gerçeği hatırlamak gerekir:
“Hiç sormadığınız bir şeyin verilmemesi için öfkelenemezsiniz.”