Ramazan sofrası daralırken...

Abone Ol

Ramazan, bereketin ve paylaşmanın simgesi birçok kişi için. Bu yıl sofralara en çok yansıyan şey hurma ya da pide değil uzun yıllardır konuşulan zamlar oldu gelenekselleştiği üzere. Mutfak alışverişinden iftar davetlerine kadar her kalemde artan fiyatlar, vatandaşın orucunu sabırla değil hesap makinesiyle açmasına neden oluyor.

Geçmişte Ramazan gelmeden evlerde erzak kolileri hazırlanır, komşuya tabak giderdi. Şimdi ise alışveriş arabasını doldurmak bir yana dursun küçücük sepeti doldurmak bile başlı başına bir dayanıklılık testine dönüştü.

Ramazan ayının takvim yapraklarında belirmesiyle birlikte, her yıl olduğu gibi bu yıl da yetişkinlerin birçoğu 'nerede o eski Ramazanlar' cümlesini kurmaya başladı. Çocukluğumuzun o kalabalık sofraları, mahalle arasında kurulan uzun iftar masaları, fırın önlerinde uzayan pide kuyrukları gibi imgelerin hepsi hafızamızda hala capcanlı. Ülkenin ekonomik durumu ise anlaşılmaz boyutlara ulaşmış durumda.

Market rafları, manav tezgâhları ve kasap vitrinleri adeta sessiz bir zam geçidinden çıkmış gibi. Hurmasından zeytinine, peynirinden ete kadar iftar sofralarının vazgeçilmez ürünleri bir önceki yıla göre ciddi oranlarda artmış durumda. Dört kişilik bir ailenin mütevazı bir iftar sofrası kurabilmesi için yaptığı harcama, artık birçok hane için günlük bütçe sınırlarını zorluyor. Geçen yıl daha rahat doldurulan alışveriş arabaları, bugün aynı ürünlerle yarı yarıya dolabiliyor.

Ramazan kolileri de bu artıştan nasibini almış durumda. İçinde temel gıda ürünlerinin bulunduğu standart bir erzak paketinin maliyeti neredeyse ikiye katlanmış halde. Bu durum yalnızca ihtiyaç sahiplerini değil, yardım etmek isteyenleri de zorluyor. Çünkü artık veren el de kendi bütçesini hesap etmek zorunda kalıyor. Dayanışma kültürü sürüyor sürmesine ama imkanların daraldığı bir zeminde.

İftar davetleri cephesinde de benzer bir tablo var. Eskiden Ramazan takvimi daha ay başlamadan davetlerle dolardı. Aile büyüklerinin evinde kurulan kalabalık sofralar, arkadaş buluşmaları, iş yemekleri… Şimdi ise birçok kişi davet vermekten de davete gitmekten de imtina ediyor. Misafirliğe gitme fikri ve misafir ağırlama fikri bile insanları korkutuyor. Bunun en büyük nedeni ise artan maliyetler. Evde verilen bir iftarın masrafı dahi ciddi bir kaleme dönüşmüş durumda.

KARAMSAR TABLO

Dışarıda iftar yapmak ise artık birçok aile için istisnai bir etkinlik. Restoranların açıkladığı iftar menüsü fiyatları, asgari ücretli ya da sabit gelirli vatandaş için ulaşılması güç rakamlara dayanıyor. Mekânlar doluyor belki ama ağırlıklı olarak şirket organizasyonları ya da özel davetlerle. Geniş halk kesimleri için dışarıda iftar, her gün değil belki ayda bir kez yapılabilecek bir lükse dönüşmüş durumda.

İşin bir de esnaf tarafı var. Fırıncı, kasap ya da restoran işletmecisiyle konuştuğunuzda hepsi benzer bir cümle kuruyor; Satış var ama kâr yok. Artan hammadde fiyatları, enerji giderleri ve kira baskısı esnafın da belini büküyor. Yani sofradaki daralma yalnızca tüketicinin değil, zincirin tüm halkalarının ortak hikâyesi.

Tüm bu ekonomik gerçekliğin ortasında en çok sorgulanan ise Ramazan’ın ruhu oluyor. Çünkü bu ay, tarih boyunca yalnızca oruçla değil paylaşmayla, birlikte olmanın verdiği huzurla anlam kazandı. Bugün ise birçok hanede iftar saati yaklaşırken tencereden önce bütçe hesabı kaynıyor. Paylaşma arzusu yerini tasarruf zorunluluğuna bırakıyor.

Yine de karamsar bir tablo çizip sözü orada bırakmak haksızlık olur. Zor zamanlar, toplumların dayanışma refleksini de güçlendirir. Askıda pide uygulamaları, mahalle ölçeğinde kurulan küçük iftar sofraları, derneklerin ve belediyelerin imkânları ölçüsünde sürdürdüğü destekler bunun en somut göstergesi. Sofralar belki eskisi kadar çeşitli değil ama aynı duaya açılıyor eller.

Çünkü bu coğrafyada Ramazan, yalnızca bollukla değil niyetle de ölçülür. Bazen bir tas çorba, bazen iki dilim ekmek en büyük bereketin sembolü olabilir. Ekonomik zorluklar sofraları küçültse de aynı sofrada buluşma arzusunu tamamen silemez. Bu vesileyle hayırlı Ramazanlar diliyorum.