Rezillik diz boyu

Abone Ol

Bir soruşturma dalgasıdır ki gidiyor. Gözaltılar, tutuklamalar derken kan tahlilleri, itirafçıların iddiaları, aileler, mesleki hayatlar, bağlantılar, hatta mezun olunan okullar... Hepsi tek tek irdeleniyor. Kamuoyu kimin ne olduğunu ilgiyle takip ediyor.

Vatandaş hem bu dalganın ne kadar süreceğini, kimleri daha içine alacağını merak ediyor. Hem de izlediği hatta güvendiği isimlerin nasıl ve ne için popüler olduğunu sorguluyor.

Diğer tarafta da akıllarda aynı düşünce, "Türkiye bu kadar kirlendi mi gerçekten? Yoksa bize hep kötüler mi sunuldu?"

Ritim tuttuğumuz şarkıcı, ağladığımız oyuncu, alkışladığımız haberci, hatta hiçbir vasfı olmadığını bildiğimiz ama parası, paylaşımları sayesinde göz önünde olan ne idüğü belirsiz tipler, evet onlara bile üzüldük. Temiz çıkanlara sevinirken, diğerlerine "Neden?" diye sormak istedik.

Maalesef bazı itiraflarda gördüğünüz gibi, iş madde bağımlılığından öte bir sapkınlığa evrilmiş durumda. Anlatılanlar bu sapkınlıkların, özel hayatla sınırlı kalmadığını, özellikle medya sektöründe iş dünyasına taşındığına işaret ediyor, korkunç değil mi!

Mezun olurken, gazetecilikten servet edinemeyeceğimizi biliyorduk ama geçinebilmeyi umduk, olamayacağını da
hızlıca anladık. Yine de bu kadar rezilliği beklemiyorduk. En çok gençlerin gözünde sektörün düştüğü durum için üzüldüm. Yıkılan hedefler için üzüldüm.
Kendi mesleğim adına söylüyorum:
Okullarımızı bitirip, tertemiz işimizi yapacaktık. Ne istediniz gerçekten...