<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ege Telgraf</title>
    <link>https://www.egetelgraf.com</link>
    <description>İzmir haberler, izmir son dakika, ulusal, ekonomi, siyaset, magazin, ege, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji,balçova, bayraklı, Bornova, buca, çiğli, gaziemir, güzelbahçe, karabağlar, Karşıyaka, konak, Narlıdere,  aliağa, bayındır, bergama, beydağ, çeşme, dikili, foça, Karaburun, Kemalpaşa, kınık, ege, afyon, uşak, yenigün, yeni asır, ilkses, egede son söz, muğla, kuşadası, bodrum, izmir, adliye, otel, kiralık, mhp, akparti, akp, chp, hdp, denizli, balıkesir, belediye, izmir büyükşehir, iyi parti, yeni, gelişme, yerel yönetim, yerel politika, manisa, turgutlu, izmir haberleri,  son dakika haberler için Ege Telgraf</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.egetelgraf.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 19:11:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk arasında “Gökkuşağı Tepeleri” olarak biliniyor: Gün batımında kızıl renge büründü]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk arasında “Gökkuşağı Tepeleri” olarak bilinen Kız Tepesi Tabiat Anıtı, gün batımında dron ile görüntülendi. Renkli jeolojik katmanlar gün batımı ışıklarıyla birleşti. İşte o kartpostallık anların görüntüleri]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan ve halk arasında “Gökkuşağı Tepeleri” olarak adlandırılan Kız Tepesi Tabiat Anıtı, gün batımı saatlerinde dron ile havadan görüntülendi. Yaklaşık 10 milyon yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen tabiat anıtı, renkli toprak yapısı ve jeolojik katmanlarıyla dikkat çekiyor. Gün batımı sırasında çekilen görüntülerde, bölgedeki farklı renklerdeki katmanların güneş ışıklarıyla birleştiği anlar kayda alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu-1.jpg" alt="Halk Arasında “Gökkuşağı Tepeleri” Olarak Biliniyor Gün Batımında Kızıl Renge Büründü (1)" width="1918" height="875"></p><h3><strong>RENKLİ MİNERAL KATMANLARI GÜNEŞ IŞIĞIYLA BİRLEŞTİ</strong></h3><p>Kız Tepesi’ndeki sarı, kahverengi, kırmızı ve gri tonlarındaki farklı mineral katmanları, batan güneşin ışıklarıyla birlikte farklı bir görünüm oluşturdu. Güneş ışıklarının tepelerdeki keskin girintilere ulaştığı anlarda ortaya çıkan görüntüler, dron kamerasıyla havadan kaydedildi. Renkli jeolojik yapı ile gün batımının kızıl tonlarının bir araya gelmesi, tabiat anıtının geniş bir doğal oluşum olarak görüntülenmesini sağladı.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu-3.jpg" alt="Halk Arasında “Gökkuşağı Tepeleri” Olarak Biliniyor Gün Batımında Kızıl Renge Büründü (3)" width="1918" height="887"></p><h3><strong>KIZ TEPESİ 2019’DA KORUMA ALTINA ALINDI</strong></h3><p>Doğal yapısı ve jeolojik özellikleriyle dikkat çeken Kız Tepesi, 2019 yılında Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından tescil edilerek koruma altına alındı. Tabiat anıtı, jeolojik yapısının yanı sıra sunduğu panoramik manzaralarla da doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Kız Tepesi, sahip olduğu doğal oluşum ve manzaralarıyla bölge turizmine ve görsel sanatlara hizmet etmeyi sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/halk-arasinda-gokkusagi-tepeleri-olarak-biliniyor-gun-batiminda-kizil-renge-burundu-2.jpg" type="image/jpeg" length="39558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimayı açıp serinlediğinizi sanıyorsanız dikkat! Bu hatalar hem sağlığınızı hem cebinizi vuruyor]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/klimayi-acip-serinlediginizi-saniyorsaniz-dikkat-bu-hatalar-hem-sagliginizi-hem-cebinizi-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/klimayi-acip-serinlediginizi-saniyorsaniz-dikkat-bu-hatalar-hem-sagliginizi-hem-cebinizi-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazın kavurucu sıcakları kendini gösterdiğinde evlerin en çok çalışan cihazlarından biri hiç şüphesiz klima oluyor. Dışarıda yükselen sıcaklıktan kaçıp serin bir odaya girmek büyük bir rahatlık sağlasa da klimayı bilinçsiz kullanmak hem elektrik faturasını artırabiliyor hem de cihazın performansını düşürebiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p><strong>ELA SAĞLAM-EGE TELGRAF/</strong>Eve sıcak bir ortamdan geldiğinizde klimayı mümkün olan en düşük dereceye ayarlamak ilk anda cazip gelebilir. Ancak dışarıdaki sıcaklık ile iç ortam arasında çok büyük fark oluşturmak konfor açısından ideal olmayabilir. Serinlemek için klimayı son derece düşük bir sıcaklıkta çalıştırmak yerine, daha dengeli bir iç ortam sıcaklığı hedeflemek daha doğru bir kullanım sağlayabilir.</p>

<h3><strong>VÜCUDUNUZA ÜFLETMEYİN</strong></h3>

<p>Klimanın karşısında oturup serin hava akımını doğrudan vücudunda hissetmek kısa vadede ferahlatıcı olabilir. Ancak uzun süre doğrudan hava akımına maruz kalmak rahatsızlık hissine yol açabilir. Bu nedenle klimanın yönünü doğrudan yatağa, koltuğa veya çalışma masasındaki kişiye çevirmek yerine havanın odaya daha dengeli dağılmasını sağlayacak şekilde ayarlamak daha uygun olur. Klimanın filtresi zaman içerisinde toz ve partikülleri tutar. Filtrelerin uzun süre temizlenmemesi hava akışını olumsuz etkileyebilir ve cihazın verimli çalışmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle filtrelerin üreticinin kullanım kılavuzunda belirtilen aralıklarla kontrol edilmesi ve temizlenmesi önemli. Filtre temizliği yalnızca cihazın performansı açısından değil, iç ortam havasının kalitesi açısından da dikkate alınması gereken bir konu.</p>

<h3><strong>KAPILARI VE PENCERELERİ AÇIK BIRAKMAYIN</strong></h3>

<p>Klima çalışırken aynı anda pencereleri açık bırakmak, dışarıdaki sıcak havanın içeri girmesine neden olur. Böyle bir durumda klima istenen sıcaklığa ulaşmak için daha uzun süre çalışabilir. Bu da gereksiz enerji tüketimine yol açabilir. Serinletilen alanın kapı ve pencerelerinin mümkün olduğunca kapalı tutulması, klimanın daha verimli çalışmasına yardımcı olabilir.</p>

<h3><strong>SAATLERCE BAKIMSIZ ÇALIŞTIRMAYIN</strong></h3>

<p>Klimanın yalnızca filtresini temizlemek her zaman yeterli olmayabilir. Özellikle uzun süre kullanılan cihazların periyodik bakımının da ihmal edilmemesi gerekiyor. Cihazın bakım ihtiyacı; kullanım yoğunluğu, cihazın özellikleri ve üretici tavsiyelerine göre değişebilir. Klimanız eskisi kadar iyi soğutmuyor, kötü koku yayıyor veya normalden farklı ses çıkarıyorsa bakım zamanı gelmiş olabilir.</p>

<h3><strong>SÜREKLİ AÇIP KAPATMAYIN</strong></h3>

<p>Oda birkaç derece ısındığında klimayı kapatıp yeniden çok sıcak olduğunda çalıştırmak yerine, uygun sıcaklıkta daha dengeli bir kullanım tercih edilebilir. Özellikle kısa süreli dışarı çıkışlarda klimayı sürekli açıp kapatmak yerine cihazın kullanım kılavuzundaki enerji tasarrufu seçeneklerinden yararlanmak daha doğru olabilir.</p>

<h3><strong>NEM DENGESİNİ UNUTMAYIN</strong></h3>

<p>Klimalar yalnızca ortamı serinletmez; çalışma biçimlerine bağlı olarak havadaki nemi de azaltabilir. Bu nedenle klima kullanılan ortamlarda aşırı kuru hava oluşmamasına dikkat etmek gerekir. Özellikle uzun süre klimalı ortamda bulunan kişilerde kuruluk ve rahatsızlık hissi oluşabilir. “Daha iyi temizlensin” düşüncesiyle klimanın iç aksamına rastgele kimyasal ürünler uygulamak doğru değildir. Cihaz temizliğinde üreticinin talimatlarına uyulmalı, iç ünite ve diğer parçalar için uygun olmayan ürünler kullanılmamalıdır. Gerekli durumlarda profesyonel bakım tercih edilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>EN BÜYÜK HATA</strong></h3>

<p>Klimanın bakımını yalnızca cihaz arıza yaptığında düşünmek, yaz aylarında daha büyük problemlere yol açabilir. Yaz sezonu başlamadan önce filtrelerin ve cihazın genel durumunun kontrol edilmesi, kullanım sırasında ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçmeye yardımcı olabilir. Serinlemek için açtığınız klima, doğru kullanılmadığında hem konforunuzu hem de bütçenizi etkileyebilir. Bu nedenle klimayı mümkün olan en düşük dereceye getirmek yerine, cihazın bakımını düzenli yapmak, filtrelerini kontrol etmek ve hava akışını doğrudan vücuda yöneltmemek yaz boyunca daha bilinçli bir kullanım sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ela Sağlam</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/klimayi-acip-serinlediginizi-saniyorsaniz-dikkat-bu-hatalar-hem-sagliginizi-hem-cebinizi-vuruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/07/kalp-hastalari-dikkat-klima-kullanirken-bu-sicakligin-altina-dusmeyin.webp" type="image/jpeg" length="47925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her gün dokunuyoruz ama temizlemeyi unutuyoruz! En kirli eşyalar belli oldu: İşte temizleme yöntemi]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/her-gun-dokunuyoruz-ama-temizlemeyi-unutuyoruz-en-kirli-esyalar-belli-oldu-iste-temizleme-yontemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/her-gun-dokunuyoruz-ama-temizlemeyi-unutuyoruz-en-kirli-esyalar-belli-oldu-iste-temizleme-yontemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evin temiz görünmesi, her eşyanın gerçekten temiz olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle sık dokunulan yüzeylerin düzenli olarak temizlenmemesi, günlük hayatın görünmeyen kirini evin farklı noktalarına taşıyabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p><strong>BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/</strong>Evinizi pırıl pırıl yapmak için yerleri süpürüyor, yüzeyleri siliyor, banyoyu baştan aşağı temizliyorsunuz. Peki ya gün içinde defalarca elinizin değdiği, ancak temizliğini çoğu zaman gözden kaçırdığınız eşyalar? Kumandadan cep telefonuna, kapı kollarından mutfaktaki süngere kadar pek çok eşya gün boyunca ellerimizle temas ediyor. Üstelik bazıları nemli ortamda bulunduğu için kir ve mikroorganizmaların birikmesine daha elverişli hale geliyor</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/05/telefon-temizlik-16-1.jpg"></p><h3><strong>CEP TELEFONU</strong></h3><p>Günün neredeyse tamamında yanımızdan ayırmadığımız cep telefonları, ellerimizle sürekli temas ettiği için temizliği en kolay unutulan eşyalardan biri. Telefonun ekranında ve kılıfında zamanla parmak izi, yağ ve çeşitli kirler birikebiliyor. Telefon temizliğinde cihazın üreticisinin önerileri dikkate alınmalı. Genel olarak cihaz kapatıldıktan sonra yumuşak, tüy bırakmayan bir bez kullanılabilir. Sıvı doğrudan telefonun üzerine dökülmemeli; özellikle bağlantı noktalarına sıvı kaçırılmamalı. Telefon kılıfı da çıkarılarak malzemesine uygun şekilde ayrıca temizlenmeli.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/06/8-haziran-tv-yayin-akisi-aciklandi-bu-aksam-hangi-diziler-var.webp"></p><h3><strong>KUMANDAYI DA SİLİN</strong></h3><p>Televizyon kumandası evin en sık kullanılan ancak en az temizlenen eşyalarından biri. Kumandanın üzerindeki düğmeler arasında biriken kirler zamanla yüzeye yerleşebiliyor. Özellikle evde birden fazla kişinin kullandığı kumandaların düzenli olarak silinmesi önem taşıyor. Kumandanın pili çıkarıldıktan sonra yüzeyi hafif nemlendirilmiş bir bezle silinebilir. Düğmelerin arasındaki girintiler için üreticinin önerdiği uygun temizlik yöntemi kullanılmalı. Kumanda kesinlikle suya tutulmamalı veya sıvı içine batırılmamalı.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/06/bulasik-sungeri14.jpg"></p><h3><strong>MUTFAK SÜNGERİ</strong></h3><p>Mutfak temizliğinin vazgeçilmezi olan bulaşık süngerleri, sürekli su ve yiyecek artıklarıyla temas ediyor. Nemli kaldığında ise istenmeyen mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşabiliyor. Bu nedenle süngeri yalnızca yıkamak yerine düzenli aralıklarla değiştirmek daha doğru bir yaklaşım. Süngeri kullandıktan sonra iyice durulamak ve mümkün olduğunca kuru kalmasını sağlamak da önem taşıyor.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/05/kesme-tahtasi-3-1.jpg"></p><h3><strong>KESME TAHTASI</strong></h3><p>Özellikle tahta kesme tahtalarının yüzeyinde zamanla bıçak izleri oluşabiliyor. Bu küçük çizikler, yiyecek kalıntılarının yüzeyde kalmasına neden olabiliyor. Kesme tahtası her kullanımdan sonra uygun deterjan ve sıcak suyla temizlenmeli, ardından tamamen kurutulmalı. Çiğ et ile sebze ve meyveler için mümkünse ayrı kesme tahtaları kullanılması da çapraz bulaşma riskini azaltmaya yardımcı olur.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/03/kapi-temizligi19.jpg"></p><h3><strong>KAPI KOLLARI</strong></h3><p>Temizliğin en kolay gözden kaçan noktalarından biri de kapı kolları. Evde yaşayan herkesin gün içinde defalarca dokunduğu kapı kolları, ışık düğmeleri ve dolap kulpları düzenli olarak silinmesi gereken yüzeyler arasında yer alıyor. Temizlerken yalnızca görünen kiri beklemeyin. Özellikle sık kullanılan yüzeylerin rutin temizliğe dahil edilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>MUSLUKLAR VE LAVABO BATARYALARI</strong></h3><p>Ellerimizi yıkarken dokunduğumuz musluklar da sık temas edilen yüzeylerden. Üstelik banyo ve mutfak gibi nemli alanlarda bulundukları için kireç ve su lekeleri de kısa sürede yüzeyde birikebiliyor. Uygun bir yüzey temizleyiciyle düzenli olarak silinmeleri, ardından kuru bir bezle kurulanmaları hem hijyen hem de görünüm açısından fayda sağlayabilir.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2025/10/turkiyenin-en-teknolojik-bilgisayar-markasi-belli-oldu-ust-uste-6-kez-odullendirildi-1.webp"></p><h3><strong>KLAVYE VE BİLGİSAYAR FARESİ</strong></h3><p>Gün boyunca saatlerce kullanılan klavye ve bilgisayar faresi de temizlik sırasında çoğu zaman unutuluyor. Tuşların arasına toz, kırıntı ve kir parçaları girebiliyor. Temizlik öncesinde cihazın bağlantısı kesilmeli. Klavye için uygun hava üfleyiciler ve yumuşak bezler kullanılabilir. Sıvının cihazın içine kaçırılmaması ise en önemli noktalardan biri.</p><h3><strong>KENDİSİ DE TEMİZ OLMALI</strong></h3><p>Duştan çıktıktan sonra kullandığımız havlular, vücudumuzdaki nemi emiyor. Nemli şekilde uzun süre bekletilen havluların yeterince kurutulmaması ise istenmeyen kokuların ve mikroorganizmaların oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle havlular kullanıldıktan sonra tamamen kuruyabilecekleri bir yerde asılmalı ve düzenli olarak yıkanmalı.</p><h3><strong>TEMİZLİĞİN ALTIN KURALI</strong></h3><p>Ev temizliğinde en büyük yanılgılardan biri, yalnızca gözle görülen kirleri ortadan kaldırmanın yeterli olduğunu düşünmek. Oysa günlük yaşamda sürekli temas ettiğimiz yüzeyler, görünür şekilde kirlenmese bile düzenli temizliğe ihtiyaç duyuyor. Telefon, kumanda, kapı kolu, ışık düğmesi, kesme tahtası, mutfak süngeri ve klavye gibi sık kullanılan eşyaları temizlik rutininin içerisine dahil etmek, evin yalnızca daha temiz görünmesine değil, daha hijyenik bir ortam oluşturulmasına da yardımcı olabilir. Kısacası evin temizliği yalnızca süpürge ve bezden ibaret değil. Bazen en çok dikkat edilmesi gereken yer, gözümüzün önünde duran ama temizlemeyi aklımıza bile getirmediğimiz küçük eşyalar oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Birsu KOÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/her-gun-dokunuyoruz-ama-temizlemeyi-unutuyoruz-en-kirli-esyalar-belli-oldu-iste-temizleme-yontemi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/06/mikrofiber-bezlerin-renkleri-ne-anlatiyor-temizlik-icin-hangi-renk-nerede-kullanilmali-hijyen-12.jpg" type="image/jpeg" length="11014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nazardan koruduğuna inanılıyor! Hasadı başladı: Buketi 150 TL’den satılıyor]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nazardan korunmak amacıyla evlere asılan ve geleneksel olarak kullanılan üzerlik otu, dağ yamaçlarından meşakkatli bir çalışmayla toplanıyor. Buketler halinde hazırlanan otun satış fiyatı bu yıl 150 TL’ye çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amasya’da geleneksel tıpta kullanılan ve nazardan korunmak amacıyla evlere asılan üzerlik otunun hasat dönemi başladı. Üzerlik otunu toplamak için sabahın erken saatlerinde şehrin yüksek kesimlerine çıkan işçi emeklisi Ercan Eftelioğlu, yaklaşık bir ay boyunca dağ yamaçlarında çalışma yürütüyor. Kuru otların arasında bulunan üzerlik otlarını tek tek bulan Eftelioğlu, topladığı ürünleri buketler halinde hazırlayarak satışa sunuyor. Toplaması meşakkatli olan üzerlik otu, şehir merkezine ulaştırıldığında kısa sürede alıcı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>BUKETİ 150 TL’DEN SATILIYOR</strong></h3><p>Nazardan korunmak amacıyla evlere asılan üzerlik otuna olan talebin yoğun olduğunu belirten Ercan Eftelioğlu, hasada ağustos ayının ortalarından itibaren başladığını söyledi. Eftelioğlu, "Nazara iyi geldiği söylenen üzerlik otunu ağustos ayının ortalarından itibaren toplamaya başlıyorum. Toplaması meşakkatli. Dağ, bayır geziyorum. Bu sene yağışlar nedeniyle verimi çok güzel" dedi. Geçen yıl üzerlik otunun buketini 100 TL’den satan Eftelioğlu, bu yıl fiyatın 150 TL’ye yükseldiğini belirtti.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor-3.jpg" alt="Nazardan Koruduğuna Inanılıyor! Hasadı Başladı Buketi 150 Tl’den Satılıyor (3)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>"ÇUVAL DOLUSU İSTEYEN DE VAR"</strong></h3><p>Evli ve 2 çocuk babası olan Ercan Eftelioğlu, geçen yıl yaklaşık 100 buket üzerlik otu sattığını belirterek bu yıl daha fazla ürün toplamaya çalışacağını söyledi. Eftelioğlu, talebin yüksek olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl yaklaşık 100 buket satıyordum. Bu yıl daha fazla toplamaya çalışacağım. Talep çok. İki çuval dolusu isteyen de var" diye konuştu. Buketler halinde satılan üzerlik otunun yanı sıra yüksek miktarda ürün isteyenlerin de bulunduğu belirtildi.</p><h3><strong>DİKENLERİN ARASINDA ÜZERLİK OTU TOPLUYOR</strong></h3><p>Üzerlik otlarını kuru otların arasından toplayan Eftelioğlu, çalışma sırasında dikenlerin de zorluk oluşturduğunu anlattı. 52 yaşındaki Eftelioğlu, dikenler nedeniyle günlük kıyafet değişikliği yapmak zorunda kaldığını belirterek, "Her gün çorap, pantolon değiştiriyorum. Dikenler sarıyor. Yıkaması da zor. Ama Amasya'da benden başka toplayan yok" şeklinde konuştu. Yaklaşık bir ay süren hasat boyunca dağ ve yamaçlarda üzerlik otu arayan Eftelioğlu, topladığı ürünleri şehir merkezinde buketler halinde satışa sunuyor.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor-1.jpg" alt="Nazardan Koruduğuna Inanılıyor! Hasadı Başladı Buketi 150 Tl’den Satılıyor (1)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>YAĞIŞLAR VERİMİ ARTIRDI</strong></h3><p>Eftelioğlu, bu yıl yağışların etkisiyle üzerlik otu veriminin iyi olduğunu ifade etti. Ağustos ayının ortalarından itibaren başlayan toplama sürecinde yüksek kesimlerdeki yamaçları dolaşan Eftelioğlu, ürünleri kuru otların arasından tek tek buluyor. Toplanması ve hazırlanması zaman alan üzerlik otu, özellikle nazardan korunmak amacıyla evlerde kullanılıyor. Amasya’da bu amaçla rağbet gören ürünün buketi bu yıl 150 TL’den satışa sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/nazardan-koruduguna-inaniliyor-hasadi-basladi-buketi-150-tlden-satiliyor-2.jpg" type="image/jpeg" length="37678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş yanığı sonrası ne yapılmalı? İşte doğru müdahale]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/gunes-yanigi-sonrasi-ne-yapilmali-iste-dogru-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/gunes-yanigi-sonrasi-ne-yapilmali-iste-dogru-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş yanığı sonrası cildin serinletilmesi, nemlendirilmesi ve güneşten korunması önem taşıyor. Uzmanlar, yanık bölgesine serin duş veya nemli bez uygulanmasını ve cildin nemli tutulmasını öneriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş yanığı fark edildiğinde ilk olarak güneşten uzaklaşılması gerekiyor. Yanık bölgenin serin duş veya banyo ile rahatlatılması ya da serin ve nemli bir bez uygulanması öneriliyor. Buzun doğrudan cilde temas ettirilmemesi gerekiyor. Duş sonrasında cilt hafif nemliyken aloe vera veya soya içeren nemlendirici kullanılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>BOL SIVI TÜKETİN, KABARCIKLARI PATLATMAYIN</strong></h3>

<p>Güneş yanığı vücudun sıvı kaybetmesine neden olabileceğinden bol su içilmesi öneriliyor. Ağrı için bazı durumlarda ibuprofen veya parasetamol gibi ağrı kesiciler kullanılabiliyor. Ciltte kabarcık oluşması halinde ise bunların patlatılmaması gerekiyor. Kabarcıkların patlatılması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Yanık iyileşene kadar etkilenen bölgenin güneşten korunması da önem taşıyor.</p>

<h3><strong>ŞİDDETLİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURUN</strong></h3>

<p>Yüksek ateş, titreme, bulantı, belirgin halsizlik, ciddi şişlik, geniş kabarcıklar veya enfeksiyon belirtileri görülmesi halinde tıbbi yardım alınması gerekiyor. Yanığın geniş bir bölgeyi kaplaması veya kişinin genel durumunun kötüleşmesi halinde de sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/gunes-yanigi-sonrasi-ne-yapilmali-iste-dogru-mudahale</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 02:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/06/gunes-yanigini-hafife-alanlar-bu-belirtilere-dikkat-yazin-en-sik-yapilan-hatalar-sadece-krem-surmek-yetmez-1.jpg" type="image/jpeg" length="35819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor ayakkabılarınız sarardıysa üzülmeyin! Beyaz tabanları ilk günkü haline getiren yöntem]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/spor-ayakkabilariniz-sarardiysa-uzulmeyin-beyaz-tabanlari-ilk-gunku-haline-getiren-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/spor-ayakkabilariniz-sarardiysa-uzulmeyin-beyaz-tabanlari-ilk-gunku-haline-getiren-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bembeyaz alınan spor ayakkabıların özellikle kauçuk taban kenarları zamanla sararıp kirli bir görünüme dönüşebiliyor. Yeni ayakkabı almadan önce uygulanabilecek en güvenli yöntemlerden biri ise ılık su, az miktarda bulaşık deterjanı ve yumuşak bir fırçayla yalnızca taban bölümüne yapılan bu temizlik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hatice KÖYLÜ - EGE TELGRAF/ </strong> Yeni bir spor ayakkabının en dikkat çekici bölümlerinden biri parlak beyaz tabanları. Ancak sokaktaki kir, toz, çamur ve günlük kullanımın ardından o beyaz görüntü zaman içerisinde kaybolabiliyor. Üstelik sorun her zaman yalnızca yüzey kiri değil. Bazı kauçuk ve plastik taban malzemelerinde yaşlanma, güneş ışığı ve oksidasyon nedeniyle kalıcı renk değişimleri de meydana gelebiliyor. Bu nedenle her sararmanın tamamen ortadan kalkacağını düşünmemek gerekiyor. Ancak yüzeydeki kir ve lekeleri doğru şekilde temizlemek ayakkabının görünümünde ciddi fark yaratıyor.</p>

<h3><strong>ÖNCE KURU KİRİ UZAKLAŞTIRIN</strong></h3>

<p>Temizliğe doğrudan suyla başlamak yerine ayakkabının üzerindeki kuru çamur ve tozu uzaklaştırmak gerekiyor. Eski ve yumuşak kıllı bir diş fırçası ya da ayakkabı temizleme fırçasıyla tabanın kenarlarını nazikçe fırçalayın. Taban desenlerinin arasına sıkışan kirleri de temizleyin. Böylece su eklendiğinde kuru kirlerin çamura dönüşerek ayakkabının başka bölümlerine yayılması engellenmiş oluyor.</p>

<h3><strong>ILIK SUYA BİRKAÇ DAMLA EKLEMEK</strong></h3>

<p>Bir kabın içerisinde ılık suyla az miktarda renksiz bulaşık deterjanını karıştırın. Burada çok fazla deterjan kullanmaya gerek yok; amaç yoğun köpük oluşturmak değil, tabandaki yağlı ve kirli tabakayı çözmek. Yumuşak bir diş fırçasını karışıma hafifçe batırarak beyaz taban kenarlarını küçük dairesel hareketlerle temizleyin. Özellikle taban ile ayakkabının üst kısmının birleştiği bölümlerde kontrollü çalışmak önemli. Temizleme karışımının süet, deri veya hassas kumaşlara taşmamasına dikkat edin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>FIRÇALADIKÇA BEYAZ TABAN</strong></h3>

<p>Ayakkabının en fazla kirlenen burun, topuk ve dış taban kenarlarına biraz daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Kir tek seferde çıkmıyorsa sertçe bastırmak yerine işlemi birkaç kez tekrarlamak daha güvenli. Çok sert fırçalar yüzeyde çizikler oluşturabileceği için yumuşak kıllı bir fırça tercih edilmeli. Temizliğin ardından nemli ve temiz bir mikrofiber bezle deterjan kalıntılarını tamamen alın.</p>

<h3><strong>İNATÇI İZLERDE MELAMİN SÜNGER</strong></h3>

<p>Beyaz kauçuk taban kenarlarında kalan sürtünme ve kir izlerinde hafifçe nemlendirilmiş melamin sünger kullanılabilir. Ancak melamin sünger hafif aşındırıcı özellik gösterdiği için yalnızca uygun kauçuk veya sert taban yüzeylerinde, fazla bastırmadan kullanılmalı. Boyalı, parlak kaplamalı veya hassas yüzeylerde önce görünmeyen küçük bir noktada deneme yapmak gerekiyor. Ayakkabının kumaş veya deri üst bölümünü melamin süngerle ovalamak ise yüzeye zarar verebilir.</p>

<h3><strong>ÖNCE İKİ KEZ DÜŞÜNÜN</strong></h3>

<p>Beyaz taban sarardığında akla ilk gelen çözümlerden biri çamaşır suyu olsa da güçlü klorlu ürünler ayakkabının malzemesine zarar verebilir. Yanlış yoğunlukta kullanılan ağartıcılar kauçuğun rengini değiştirebilir, yapıştırıcılı bölgeleri etkileyebilir ve ayakkabının üst yüzeyinde geri dönüşü olmayan izler bırakabilir. Bu nedenle ayakkabı üreticisi özellikle önermediği sürece güçlü kimyasallar yerine daha nazik temizlik yöntemleriyle başlamak daha doğru.</p>

<p><img alt="Ayakkabi Bagciklarinizi Bu Yontemle Temizleyin Beyaz Bagciklar Ilk Gunku Gibi Gozuksun" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2025/11/ayakkabi-bagciklarinizi-bu-yontemle-temizleyin-beyaz-bagciklar-ilk-gunku-gibi-gozuksun.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>GÜNEŞİN ALTINA BIRAKMAK</strong></h3>

<p>Temizlik bittikten sonra ayakkabıyı kaloriferin üzerine koymak, saç kurutma makinesiyle yüksek ısı uygulamak veya uzun süre yoğun güneş altında bırakmak kuruma süresini kısaltıyor gibi görünebilir. Ancak yüksek sıcaklık bazı yapıştırıcıları ve ayakkabı malzemelerini olumsuz etkileyebilir. Bunun yerine ayakkabıları doğrudan güçlü güneş almayan, hava dolaşımı bulunan bir yerde doğal biçimde kurumaya bırakmak daha güvenli.</p>

<h3><strong>HER SARARMA KİR DEĞİL</strong></h3>

<p>Temizleme sonrasında taban hâlâ sarı görünüyorsa bunun nedeni yüzeydeki kir değil, malzemenin zaman içerisinde geçirdiği kimyasal değişim olabilir. Özellikle eski spor ayakkabılarda oksidasyon kaynaklı sararmayı basit bir yüzey temizliğiyle tamamen geri çevirmek mümkün olmayabilir. Ancak ayakkabıyı düzenli temizlemek, çamurlu ve ıslak bırakmamak ve doğrudan güneş altında uzun süre saklamamak beyaz tabanların temiz görünümünü daha uzun süre korumasına yardımcı olabilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice KÖYLÜ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/spor-ayakkabilariniz-sarardiysa-uzulmeyin-beyaz-tabanlari-ilk-gunku-haline-getiren-yontem</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2025/11/sararmis-ayakkabilara-mucize-cozum-ayakkabilari-camasir-makinesine-atmadan-bembeyaz-yapmanin.png" type="image/jpeg" length="99248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutfak bezleri kokuyorsa hemen çöpe atmayın! Tek işlemle yeniden tertemiz oluyor]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/mutfak-bezleri-kokuyorsa-hemen-cope-atmayin-tek-islemle-yeniden-tertemiz-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/mutfak-bezleri-kokuyorsa-hemen-cope-atmayin-tek-islemle-yeniden-tertemiz-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tezgahı her gün sildiğiniz mutfak bezi yıkandığı halde birkaç saat sonra yeniden kötü kokmaya başlıyorsa sorun yalnızca kir olmayabilir. Sürekli nemli kalan bezlerde mikroorganizmalar çoğalabildiği için doğru yıkama ve tamamen kurutma, o ağır kokudan kurtulmanın en önemli adımlarından oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ela SAĞLAM - EGE TELGRAF/</strong> Mutfak bezleri evde en sık kullanılan tekstil ürünlerinden biri. Tezgahtaki suyu, yemek kalıntılarını ve farklı yüzeylerdeki kiri topluyor; ardından çoğu zaman lavabonun kenarında nemli şekilde bırakılıyor. Asıl problem de burada başlıyor. Nemli ve kirli bırakılan bezler mikroorganizmaların çoğalması için elverişli bir ortam oluşturabiliyor. Bir süre sonra bez henüz görünür şekilde kirlenmemiş olsa bile rahatsız edici bir koku ortaya çıkabiliyor. Üstelik yalnızca suyun altında durulayıp yeniden kullanmak sorunu çözmeye yetmez.</p>

<h3><strong>NEMLİ BIRAKMAK EN BÜYÜK HATALARDAN</strong></h3>

<p>Islak mutfak bezini buruşturup lavabonun kenarına bırakıyorsanız kötü kokunun kısa sürede geri dönmesi şaşırtıcı değil. Bez katlanmış veya buruşturulmuş halde kaldığında içerisindeki nemin uzaklaşması zorlaşıyor. Bunun yerine kullanımdan sonra iyice durulayıp suyunu sıkmak ve hava alabileceği biçimde tamamen açarak kurutmak gerekiyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde mutfaktaki yüksek sıcaklık ve nem, kokunun çok daha kısa sürede ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TEK İŞLEMİN SIRRI DOĞRU YIKAMADA</strong></h3>

<p>Kokan mutfak bezlerini yeniden kullanmak için uygulanabilecek en kolay yöntemlerden biri, bakım etiketinin izin verdiği en yüksek uygun sıcaklıkta deterjanla makinede yıkamak. Pamuklu ve yüksek sıcaklığa dayanıklı bezlerde sıcak yıkama, biriken kirlerin uzaklaştırılmasına ve mikroorganizma yükünün azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak her bez aynı sıcaklığa dayanmadığı için etiketi kontrol etmeden kaynar suya atmak veya çok yüksek sıcaklık seçmek kumaşın çekmesine, renginin bozulmasına ya da yapısının zarar görmesine neden olabilir.</p>

<h3><strong>MAKİNE BİTER BİTMEZ ÇIKARIN</strong></h3>

<p>Kötü kokuyla mücadelede yalnızca hangi programda yıkadığınız değil, makine bittikten sonra ne yaptığınız da önemli. Tertemiz yıkanmış mutfak bezlerini saatlerce kapalı çamaşır makinesinin içerisinde bırakmak yeniden nemli bir ortam yaratıyor. Program tamamlandığında bezleri mümkün olduğunca kısa sürede makineden çıkarıp kurumaya bırakmak gerekiyor. Bu küçük alışkanlık özellikle yaz aylarında büyük fark yaratabiliyor.</p>

<h3><strong>TAMAMEN KURUMADAN DOLABA KALDIRMAYIN</strong></h3>

<p>Mutfak bezinin dış yüzeyinin kuru görünmesi yeterli olmayabilir. Kumaşın içerisinde nem kaldığında bez dolaba kaldırıldıktan sonra yeniden kötü kokmaya başlayabilir. Bu nedenle bezleri hava dolaşımının olduğu bir yerde tamamen kurutmak gerekiyor. Kurutma makinesi kullanılıyorsa yine bakım etiketinin izin verdiği program tercih edilmeli. Tamamen kuruyan bezler ancak bundan sonra katlanıp dolaba kaldırılmalı.</p>

<h3><strong>ÇAMAŞIR SUYU KULLANACAKSANIZ</strong></h3>

<p>Beyaz ve ağartıcı kullanımına uygun bazı mutfak bezlerinde üretici talimatları doğrultusunda uygun bir dezenfektan veya ağartıcı kullanılabilir. Ancak burada önemli bir güvenlik kuralı bulunuyor. Çamaşır suyunu sirke, amonyak veya farklı temizlik ürünleriyle kesinlikle karıştırmayın. Bu tür karışımlar tehlikeli gazların ortaya çıkmasına neden olabilir. Renkli veya hassas bezlerde ise gelişigüzel ağartıcı kullanmak kumaşın rengini ve dokusunu bozabilir.</p>

<p><img alt="Bez" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bez.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>HER YÜZEYE AYNI BEZİ SÜRMEYİN</strong></h3>

<p>Mutfak bezinin kısa sürede kirlenmesinin nedenlerinden biri de aynı bezin her iş için kullanılması. Yemek hazırlanan tezgahta kullanılan bezle yemek masasını, ocağın çevresini ve farklı kirli yüzeyleri silmek bezin çok daha hızlı kirlenmesine neden oluyor. Özellikle çiğ et veya tavukla temas etmiş yüzeylerde kullanılan bezlerin diğer alanlarda kullanılmaması gerekiyor. Farklı işler için ayrı bezler kullanmak hem temizliği kolaylaştırıyor hem de çapraz bulaşma riskini azaltıyor.</p>

<h3><strong>ARTIK DEĞİŞTİRME ZAMANI OLABİLİR</strong></h3>

<p>Doğru şekilde yıkandığı ve tamamen kurutulduğu halde bez kısa sürede ağır kokmaya devam ediyorsa kumaşın kullanım ömrü dolmuş olabilir. Yıpranmış, üzerinde kalıcı lekeler oluşmuş veya temizlenmesine rağmen kötü kokusu gitmeyen mutfak bezlerini kullanmaya devam etmek yerine yenisiyle değiştirmek daha doğru. Asıl püf noktası ise yeni bezde aynı döngünün tekrar başlamasını engellemek: Bezi kirli ve ıslak bırakmamak, düzenli yıkamak ve her kullanımdan sonra tamamen kurumasını sağlamak mutfaktaki o rahatsız edici kokunun önüne geçmenin en kolay yollarından biri.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ela SAĞLAM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/mutfak-bezleri-kokuyorsa-hemen-cope-atmayin-tek-islemle-yeniden-tertemiz-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2025/05/mutfak-bezi.jpg" type="image/jpeg" length="59287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havlular yıkandıkça sertleşiyor mu? Otel havlusu gibi yumuşacık yapan püf noktası]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/havlular-yikandikca-sertlesiyor-mu-otel-havlusu-gibi-yumusacik-yapan-puf-noktasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/havlular-yikandikca-sertlesiyor-mu-otel-havlusu-gibi-yumusacik-yapan-puf-noktasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni alındığında kabarık ve yumuşacık olan havlular birkaç yıkamanın ardından sertleşip adeta zımpara gibi hissettirebiliyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri havlu liflerinde biriken fazla deterjan ve mineral kalıntıları çözüm ise sanıldığı gibi daha fazla yumuşatıcı kullanmak değildir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ela SAĞLAM - EGE TELGRAF/ </strong> Banyodan çıktıktan sonra yüzünüze değen kabarık, yumuşacık bir havlunun verdiği his bambaşka. Ancak aynı havlu birkaç ay sonra sertleşmeye, lifleri birbirine yapışmaya ve eski dolgun görüntüsünü kaybetmeye başlayabiliyor. Bunun arkasında yalnızca havlunun eskimesi bulunmuyor. Fazla deterjan kullanılması, yeterince durulanmayan ürün kalıntıları ve sert sudaki mineraller zaman içerisinde pamuk liflerinin üzerinde birikebiliyor. Sonuçta havlu temiz olsa bile dokunulduğunda eskisi kadar yumuşak hissettirmez.</p>

<h3><strong>FAZLA DETERJAN DAHA TEMİZ DEMEK DEĞİL</strong></h3>

<p>Havlular sertleştiğinde yapılan en yaygın hatalardan biri daha fazla deterjan kullanmak. Oysa gereğinden fazla deterjan kumaştan tamamen uzaklaşmadığında liflerin üzerinde kalıntı bırakabiliyor. Bu kalıntılar yıkamalar tekrarlandıkça birikerek havlunun kabarık dokusunun azalmasına neden olabiliyor. Bu nedenle deterjanı göz kararı bolca dökmek yerine ürünün ambalajındaki dozajı, çamaşır miktarını ve su sertliğini dikkate almak gerekiyor. Gereğinden fazla ürün kullanmamak havluların daha iyi durulanmasına yardımcı oluyor.</p>

<h3><strong>YUMUŞATICIYI FAZLA KULLANMAK</strong></h3>

<p>İsmi “yumuşatıcı” olduğu için sertleşen havlunun çözümü gibi görünse de fazla kullanıldığında beklenenin tam tersi bir sonuç ortaya çıkabiliyor. Kumaş yumuşatıcıları liflerin üzerinde kaplama bırakabiliyor. Zamanla biriken bu tabaka havlunun hem dokusunu hem de su emme performansını etkileyebiliyor. Bu nedenle her yıkamada bol miktarda yumuşatıcı kullanmak yerine havlunun bakım etiketindeki talimatlara göre hareket etmek daha doğru.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>MAKİNEYİ AĞZINA KADAR DOLDURMAYIN</strong></h3>

<p>Otel havlularındaki kabarık görünümün önemli sırlarından biri liflerin yıkama sırasında rahat hareket edebilmesi. Çamaşır makinesi tıka basa doldurulduğunda havluların hareket edebileceği alan azalıyor. Su ve deterjan kumaşın her noktasına gerektiği gibi ulaşamayabildiği gibi durulama performansı da düşebiliyor. Tamburda yeterli alan bırakmak havluların daha iyi yıkanmasına ve liflerin birbirine sıkışmasının azalmasına yardımcı oluyor.</p>

<h3><strong>EKSTRA DURULAMA KÜÇÜK AMA ETKİLİ</strong></h3>

<p>Havlularınız yıkandıktan sonra temiz kokmasına rağmen hâlâ sertse sorun kumaşta kalan deterjan olabilir. Çamaşır makinenizde ekstra durulama seçeneği bulunuyorsa özellikle kalın havlularda bu programdan yararlanılabilir. İlave su, liflerin arasında kalmış deterjanın daha iyi uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Özellikle uzun süredir fazla deterjan veya yumuşatıcıyla yıkanan havlularda birkaç doğru yıkamadan sonra dokuda fark hissedilebilir.</p>

<p><img alt="Havlu10" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/03/havlu10.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>KURUTMADAN ÖNCE BU HAREKETİ YAPIN</strong></h3>

<p>Makineden çıkan ıslak havluyu doğrudan asmak yerine birkaç kez kuvvetlice silkelemek basit ama işe yarayan alışkanlıklardan biri. Silkeleme, yıkama sırasında birbirine yapışan pamuk liflerinin açılmasına yardımcı oluyor. Ardından havluları birbirlerinin üzerine sıkıştırmadan, hava dolaşımı olacak şekilde kurutmak gerekiyor. Kurutma makinesi kullanılacaksa bakım etiketinin izin verdiği program tercih edilmeli. Aşırı yüksek sıcaklık ise pamuk liflerinin gereksiz yere yıpranmasına yol açabileceğinden kaçınılmalı.</p>

<h3><strong>HAVLULARIN GİZLİ DÜŞMANI OLABİLİR</strong></h3>

<p>Her şeyi doğru yaptığınız halde havlularınız kısa sürede yeniden sertleşiyorsa yaşadığınız bölgedeki suyun mineral oranı da etkili olabilir. Sert sudaki kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller zaman içerisinde tekstil liflerinde birikerek dokunun daha sert hissedilmesine yol açabilir. Bu durumda iyi durulama çok daha önemli hale geliyor. Çamaşır makinesinin düzenli temizliği ve deterjanın su sertliğine uygun miktarda kullanılması da birikmeyi azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<h3><strong>SIR TEK BİR ÜRÜNDE DEĞİL</strong></h3>

<p>Havluları yumuşacık tutmanın sırrı aslında tek bir “mucize” malzemeden çok doğru yıkama alışkanlıklarının birleşiminde saklı. Fazla deterjan ve yumuşatıcı kullanmamak, makineyi aşırı doldurmamak, havluları iyi durulamak ve kurutmadan önce silkelemek liflerin kabarık kalmasına yardımcı oluyor. Böylece dolaptan her çıkarıldığında sertleşmiş ve suyu zor emen havlular yerine daha kabarık, emici ve teninize değdiğinde çok daha yumuşak hissettiren havlular kullanmak mümkün hale geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ela SAĞLAM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/havlular-yikandikca-sertlesiyor-mu-otel-havlusu-gibi-yumusacik-yapan-puf-noktasi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/03/havlu3.jpg" type="image/jpeg" length="39442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyaz çamaşırlarınız güneş kremi lekesiyle sarı mı oluyor? Çamaşır suyuna gerek yok: Eski beyazlığı geri getiren yöntem]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/beyaz-camasirlariniz-gunes-kremi-lekesiyle-sari-mi-oluyor-camasir-suyuna-gerek-yok-eski-beyazligi-geri-getiren-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/beyaz-camasirlariniz-gunes-kremi-lekesiyle-sari-mi-oluyor-camasir-suyuna-gerek-yok-eski-beyazligi-geri-getiren-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazın beyaz tişört, gömlek, elbise ve mayolarda en sinir bozucu lekelerden biri güneş kreminden kalıyor. Özellikle yaka ve kol çevresine bulaşan krem zamanla sarı-turuncu bir iz bırakabiliyor; yanlış müdahale edildiğinde ise leke kumaşa daha fazla yerleşebiliyor. Ama bu yöntemle hemen kurtulmak mümkün]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ELA SAĞLAM - EGE TELGRAF/ </strong> Yazın güneş kremini sürüp beyaz tişörtünüzü giydiniz, birkaç saat sonra yakada sarı bir iz belirdi. Bu görüntünün arkasında çoğu zaman güneş kreminin yağlı yapısı ve bazı filtrelerin kumaş üzerinde bıraktığı kalıntılar bulunuyor. Özellikle krem henüz cilt tarafından emilmeden kıyafetle temas ettiğinde yaka, kol ve omuz çevresinde lekeler oluşabiliyor. Leke ilk anda çok belirgin görünmese bile yıkama ve kurutma sonrasında daha dikkat çekici hale gelebiliyor.</p>

<h3><strong>ÇAMAŞIR SUYUNU HEMEN DÖKMEYİN</strong></h3>

<p>Beyaz kıyafette sarı leke görüldüğünde ilk refleks çamaşır suyuna uzanmak olabiliyor. Ancak güneş kremi lekelerinde klorlu ağartıcı her zaman doğru çözüm değil. Bazı güneş kremlerinde bulunan bileşenler, özellikle sudaki minerallerle birleştiğinde sarı veya turuncuya çalan lekeler oluşturabiliyor. Klorlu ağartıcı kullanmak ise bazı durumlarda bu renk değişimini daha belirgin hale getirebiliyor. Bu nedenle ilk hedef kumaşı ağartmak değil, üzerinde kalan güneş kremi ve yağ tabakasını çözmek olmalı.</p>

<h3><strong>ÖNCE FAZLA KREMİ KUMAŞTAN UZAKLAŞTIRIN</strong></h3>

<p>Leke yeniyse ilk olarak kumaşın üzerindeki fazla güneş kremini alın. Ancak bunu yaparken lekeyi kumaşın içerisine doğru yaymamaya dikkat edin. Kaşık veya benzeri kör bir yüzeyle fazla ürünü nazikçe kaldırabilirsiniz. Ardından bölgeyi kumaşın bakım talimatlarına uygun biçimde suyla durulayın. Lekeyi sert şekilde ovalamak yerine küçük bir alanda kontrollü çalışmak, kremi daha geniş bir bölgeye yayma riskini azaltır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>BULAŞIK DETERJANI YAĞLI KALINTIYI HEDEF ALIYOR</strong></h3>

<p>Güneş kremlerinin yağlı yapısı nedeniyle renksiz ve ağartıcı içermeyen bulaşık deterjanı ön işlem için kullanılabilir. Lekeli bölgeyi hafifçe ıslatın ve üzerine az miktarda bulaşık deterjanı uygulayın. Deterjanı parmak uçlarınızla veya yumuşak bir fırçayla kumaşı yıpratmadan nazikçe dağıtın. Kısa süre beklettikten sonra iyice durulayın ve giysiyi bakım etiketinin izin verdiği sıcaklıkta normal deterjanla yıkayın.</p>

<h3><strong>LEKE ÇIKMADAN KURUTMAYIN</strong></h3>

<p>Buradaki en önemli ayrıntılardan biri çamaşırı makineden çıkarır çıkarmaz kontrol etmek. Sarı güneş kremi izi hâlâ görünüyorsa kıyafeti yüksek sıcaklıkta kurutmak yerine leke çıkarma işlemini tekrarlamak daha doğru olur. Isı, bazı lekelerin kumaşta kalıcı hale gelmesini kolaylaştırabilir. Leke tamamen kaybolduktan sonra giysi bakım etiketine uygun biçimde kurutulabilir.</p>

<h3><strong>OKSİJEN BAZLI ÜRÜN DENENEBİLİR</strong></h3>

<p>Bulaşık deterjanıyla yapılan ön işlem yeterli olmadıysa ve kıyafetin bakım etiketi uygunsa beyaz çamaşırlara yönelik oksijen bazlı leke çıkarıcılar tercih edilebilir. Burada ürünün ambalajında belirtilen ölçü ve bekleme süresine uymak önemli. Hassas kumaşlarda ise herhangi bir ürünü tüm lekeye uygulamadan önce görünmeyen küçük bir bölgede denemek gerekiyor. İpek, yün ve özel dokulu kumaşlarda evde güçlü leke çıkarma yöntemleri uygulamak yerine bakım talimatlarına bağlı kalmak daha güvenli.</p>

<h3><strong>BİR DAHA OLMAMASI İÇİN</strong></h3>

<p>Güneş kremi lekesini önlemenin en kolay yollarından biri kremi giyinmeden önce sürmek ve cilt tarafından emilmesi için bir süre beklemek. Özellikle beyaz kıyafetlerde yaka ve kol bölgelerinin kremli ciltle doğrudan temasını azaltmak da lekelenme ihtimalini düşürebilir. Güneş kreminden vazgeçmek ise çözüm değil. Cildi güneşten korumaya devam ederken birkaç küçük çamaşır alışkanlığıyla beyaz kıyafetlerde oluşan sarı izlerin önüne geçmek mümkün.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ELA SAĞLAM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/beyaz-camasirlariniz-gunes-kremi-lekesiyle-sari-mi-oluyor-camasir-suyuna-gerek-yok-eski-beyazligi-geri-getiren-yontem</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/gunes-kremi-leke-beyaz-tisort.jpg" type="image/jpeg" length="77311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evinizin havası tamamen değişecek! Evde doğal oda kokusu yapmanın en kolay yolu]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/evinizin-havasi-tamamen-degisecek-evde-dogal-oda-kokusu-yapmanin-en-kolay-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/evinizin-havasi-tamamen-degisecek-evde-dogal-oda-kokusu-yapmanin-en-kolay-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evin güzel kokması, yaşam alanının havasını bir anda değiştirebiliyor. Ancak marketlerde satılan yoğun kokulu ürünler yerine, mutfakta bulunan birkaç malzemeyle kendi doğal oda kokunuzu hazırlayabilirsiniz. Hem pratik hem de mis gibi kokan bu yöntemle evinizin havası kısa sürede ferahlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p><strong>PELİN PEKEDİS-EGE TELGRAF/</strong>Doğal bir oda kokusu hazırlamak için ihtiyacınız olan malzemeler oldukça basit. Portakal veya limon kabuğu, tarçın çubuğu, karanfil ve su hoş kokulu bir karışım hazırlamak için yeterli olabilir. Tencereye birkaç parça portakal ya da limon kabuğu, 1-2 adet tarçın çubuğu ve birkaç tane karanfil ekleyin. Üzerine su ilave ederek kısık ateşte kaynamaya bırakın. Karışım ısındıkça turunçgillerin ferah kokusu, tarçının sıcak aroması ve karanfilin kendine özgü kokusu evin içine yayılmaya başlayacak. Özellikle mutfakta yemek piştikten sonra oluşan ağır kokuları bastırmak ve eve daha ferah bir atmosfer kazandırmak için tercih edilebilir. Ancak karışımı ocakta bırakırken mutlaka başında durun ve suyun tamamen bitmesine izin vermeyin.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2025/11/oda-kokusu-6-1.jpg"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>KAVANOZDA DA HAZIRLAYABİLİRSİNİZ</strong></h3><p>Ocağın başında beklemek istemiyorsanız farklı bir yöntem de deneyebilirsiniz. Küçük bir cam kavanoza su, portakal veya limon kabukları, tarçın ve karanfil ekleyerek hoş kokulu bir karışım hazırlayabilirsiniz. Daha yoğun bir koku için malzemeleri taze kullanabilir ve karışımı düzenli olarak yenileyebilirsiniz. Doğal oda kokusunu kendi zevkinize göre değiştirebilirsiniz. <strong>Limon ve biberiye</strong> daha ferah bir koku verirken, portakal ve tarçın daha sıcak ve tatlı bir atmosfer oluşturabilir. Karanfil ise karışıma daha belirgin bir aroma kazandırır. Evinizin kokusunu değiştirmek için pahalı ürünlere ihtiyacınız olmayabilir. Bazen mutfakta bulunan birkaç malzeme, yaşam alanınıza yepyeni bir hava katmak için yeterlidir.</p><h3><strong>EVİNİZİN HAVASI DEĞİŞECEK</strong></h3><p>Mis gibi kokan bir ev, kapıdan içeri adım attığınız anda kendini hissettirir. Turunçgillerin ferahlığı, tarçının sıcaklığı ve karanfilin hoş aroması bir araya geldiğinde evinizin atmosferi de bambaşka bir hale gelebilir. Üstelik doğal oda kokusunu hazırlamak yalnızca birkaç dakikanızı alıyor. Bir tencere su ve birkaç mutfak malzemesiyle evinizi mis gibi kokutmanın sırrı işte bu kadar basit!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Pelin Pekedis</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/evinizin-havasi-tamamen-degisecek-evde-dogal-oda-kokusu-yapmanin-en-kolay-yolu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2025/11/oda-kokusu-7-1.jpg" type="image/jpeg" length="63208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiçeğiniz hemen soluyorsa dikkat! Bu yöntemle çiçekleriniz haftalarca tazecik kalacak]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/ciceginiz-hemen-soluyorsa-dikkat-bu-yontemle-cicekleriniz-haftalarca-tazecik-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/ciceginiz-hemen-soluyorsa-dikkat-bu-yontemle-cicekleriniz-haftalarca-tazecik-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evin bir köşesini renklendiren taptaze çiçekler, bulunduğu ortama adeta bahar havası getiriyor. Ancak vazoya yerleştirildikten birkaç gün sonra boynunu bükmeye, yapraklarını dökmeye ve canlılığını kaybetmeye başlamaları can sıkabiliyor. Oysa birkaç basit bakım detayıyla kesme çiçeklerin daha uzun süre taze ve canlı görünmesini sağlamak mümkün]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p><strong>HATİCE KÖYLÜ-EGE TELGRAF/</strong>Çiçekleri vazoya yerleştirmeden önce saplarını keskin ve temiz bir makasla çapraz şekilde yeniden kesin. Sapın uç kısmının genişlemesi, su alımını kolaylaştırabilir. Sapların suyun içinde kalacak bölümündeki yaprakları da mutlaka temizleyin. Suyun içinde kalan yapraklar zamanla çürüyerek bakterilerin çoğalmasına ve suyun daha hızlı bozulmasına neden olabilir. Çiçeklerin uzun süre canlı kalmasının en önemli noktalarından biri temiz sudur. Vazonun suyunu birkaç günde bir tamamen değiştirmek, suyun bulanmasını ve kötü kokmasını önlemeye yardımcı olur. Suyu değiştirirken vazoyu da güzelce yıkayın. Böylece vazonun iç yüzeyinde biriken kalıntıların çiçeklerin ömrünü kısaltmasının önüne geçebilirsiniz.</p><p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>GÜNEŞTEN UZAK TUTUN</strong></h3><p>Çiçekleri doğrudan güneş alan pencere kenarlarına yerleştirmek ilk bakışta iyi bir fikir gibi görünse de kesme çiçekler için durum farklı olabilir. Vazonuzu serin, aydınlık ancak doğrudan güneş ışığı almayan bir noktaya yerleştirmek çiçeklerin daha uzun süre taze kalmasına yardımcı olabilir. Ayrıca vazoyu kalorifer, klima, soba veya sürekli sıcak hava üfleyen cihazların hemen yanına koymaktan kaçının.</p><h3><strong>MEYVE SEPETİNDEN UZAK TUTUN</strong></h3><p>Çiçeklerin yanına meyve sepeti koymak dekoratif açıdan güzel görünse de çiçeklerin ömrü açısından iyi bir fikir olmayabilir. Olgunlaşan bazı meyveler etilen gazı yayar ve bu gaz kesme çiçeklerin daha hızlı yaşlanmasına neden olabilir. Bu nedenle vazoyu mümkünse meyvelerden uzak bir noktaya yerleştirin.</p><h3><strong>ÇİÇEK BESİNİ KULLANIN</strong></h3><p>Çiçekçiden alınan kesme çiçeklerde çoğu zaman özel çiçek besini bulunabilir. Ürünün üzerindeki kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanmak, çiçeklerin su ve besin ihtiyacını desteklemeye yardımcı olabilir. Evde rastgele malzemeleri karıştırmak yerine çiçek türüne ve ürüne uygun hazır çiçek besinlerini tercih etmek daha güvenli bir seçenektir. Çiçeklerin sap uçlarını birkaç günde bir kontrol edin. Uçlarda yumuşama veya renk değişimi varsa temiz bir makasla küçük bir bölümünü yeniden kesebilirsiniz. Bu küçük bakım dokunuşu, çiçeklerin suyu daha iyi çekmesine yardımcı olabilir. Vazodaki çiçeklerin ömrünü uzatmak için büyük uğraşlara gerek yok. Temiz su, doğru konum, düzenli sap bakımı ve hijyenik bir vazo, kesme çiçeklerin tazeliğini daha uzun süre korumasına yardımcı olabilir. Bir buket çiçek, yalnızca birkaç günlük bir güzellik olmak zorunda değil. Doğru bakımla evinizin en güzel köşesinde çok daha uzun süre renk ve canlılık saçabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hatice KÖYLÜ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/ciceginiz-hemen-soluyorsa-dikkat-bu-yontemle-cicekleriniz-haftalarca-tazecik-kalacak</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/07/cicek-karisim.jpg" type="image/jpeg" length="16299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vişne lekesini temizlemek bu kadar kolaymış! Bu yöntemle lekeden eser kalmayacak]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/visne-lekesini-temizlemek-bu-kadar-kolaymis-bu-yontemle-lekeden-eser-kalmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/visne-lekesini-temizlemek-bu-kadar-kolaymis-bu-yontemle-lekeden-eser-kalmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden vişne, ekşi tadı ve mis kokusuyla sofraları şenlendirirken koyu kırmızı rengiyle kıyafetlerde istenmeyen izler bırakabiliyor. Birkaç damla vişne suyu, özellikle açık renkli kıyafetlerin üzerinde oldukça belirgin bir lekeye dönüşebiliyor. Ancak paniğe gerek yok! Vişne lekesine doğru şekilde ve zamanında müdahale edildiğinde temizlemek sanıldığından çok daha kolay]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p><strong>HATİCE KÖYLÜ-EGE TELGRAF/</strong>Vişne suyu kıyafete döküldüğü anda harekete geçmek, lekenin kumaşın liflerine daha fazla işlemesini önlemeye yardımcı olabilir. Öncelikle temiz bir bez veya kağıt havluyla lekenin üzerindeki fazla sıvıyı ovalamadan, tampon hareketlerle alın. Buradaki en önemli nokta lekeyi ovalamamak. Ovalamak, kırmızı pigmentin kumaşın daha derinlerine yayılmasına neden olabilir. Lekenin bulunduğu bölgeyi mümkünse kumaşın ters tarafından soğuk akan suyun altına tutun. Suyun kumaştan geçerek lekeyi dışarı doğru taşımasına izin verin. Özellikle taze vişne lekelerinde bu ilk adım oldukça işe yarayabilir. Ancak sıcak sudan kaçınmak önemli. Sıcak su bazı lekelerin kumaşa daha fazla tutunmasına neden olabilir. Vişne lekesi tamamen çıkmadıysa lekenin üzerine az miktarda sıvı bulaşık deterjanı uygulayabilirsiniz. Deterjanı lekenin üzerine nazikçe yaydıktan sonra birkaç dakika bekletin ve ardından soğuk suyla durulayın. Ardından kıyafetin yıkama etiketindeki talimatlara uygun şekilde makinede yıkayın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>LEKE ÇIKMADAN KURUTMAYIN</strong></h3><p>Vişne lekesinde yapılan en büyük hatalardan biri, kıyafeti leke tamamen çıkmadan kurutucuya atmak veya yüksek ısıyla kurutmak olabilir. Yıkama sonrasında kıyafeti kontrol edin. Leke hâlâ görünüyorsa kurutmadan önce yeniden işlem uygulayın. Isı, bazı lekelerin kumaşa daha kalıcı şekilde yerleşmesine neden olabilir. Beyaz kıyafetlerde vişne lekesi daha belirgin göründüğü için güçlü temizlik ürünlerine yönelmek cazip gelebilir. Ancak çamaşır suyu gibi ürünleri gelişigüzel kullanmak kumaşa zarar verebilir. Özellikle renkli, hassas veya özel kumaşlarda kullanılacak ürünün kumaşın bakım etiketine uygun olduğundan emin olmak gerekir. Bir bardak vişne suyu döküldü diye en sevdiğiniz kıyafetten vazgeçmenize gerek yok. Leke tazeyken müdahale etmek, soğuk su kullanmak ve kumaşı ovalamamak temizleme sürecinin en önemli noktaları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hatice KÖYLÜ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/visne-lekesini-temizlemek-bu-kadar-kolaymis-bu-yontemle-lekeden-eser-kalmayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/06/visne-lekesi-kabusuna-son-kiyafete-dokuldugunde-sakin-bunu-yapmayin-cogu-kisi-yanlis-temizliyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="97748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elden çıkmayan soğan kokusuna son! Meğer çıkarmak bu kadar kolaymış: Dakikalar içinde soğan kokusunu giderecek yöntem]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/elden-cikmayan-sogan-kokusuna-son-meger-cikarmak-bu-kadar-kolaymis-dakikalar-icinde-sogan-kokusunu-giderecek-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/elden-cikmayan-sogan-kokusuna-son-meger-cikarmak-bu-kadar-kolaymis-dakikalar-icinde-sogan-kokusunu-giderecek-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğan doğramak yemeklere lezzet katıyor ancak mutfakta geçirilen birkaç dakikanın ardından elde kalan yoğun koku uzun süre çıkmayabiliyor. Sabunla defalarca yıkansa bile parmaklara sinen keskin soğan kokusu rahatsız edici hale gelebiliyor. Neyse ki mutfakta bulunan birkaç basit malzemeyle bu kokudan kurtulmak mümkün]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div></style><p><strong>BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/ </strong>Soğan kokusunu gidermenin en pratik yöntemlerinden biri limondan yararlanmak. Birkaç damla limon suyunu ellerinize ve özellikle parmak uçlarınıza hafifçe sürüp kısa süre beklettikten sonra ellerinizi suyla durulayabilirsiniz. Limonun ferah kokusu, elde kalan soğan kokusunun azalmasına yardımcı olabilir. Ancak ellerinizde kesik, çatlak veya tahriş varsa limon kullanmayın. Asidik yapısı cildinizde yanma ve tahrişe neden olabilir.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/03/sogan-kesmek.jpg"></p><h3><strong>KARBONATLA KOKUYU AZALTIN</strong></h3><p>Mutfakta temizlikte sık kullanılan karbonat, soğan kokusu için de tercih edilebilir. Bir miktar karbonatı birkaç damla suyla karıştırarak hafif bir macun haline getirin. Karışımı ellerinize nazikçe uygulayıp ardından bol suyla durulayın. Özellikle parmak aralarında ve tırnak çevresinde kalan kokular için ellerinizi iyice durulamak önem taşıyor.</p><h3><strong>ÇELİK KAŞIK YÖNTEMİ</strong></h3><p>Soğan doğradıktan sonra ellerinizi paslanmaz çelik bir kaşık, çelik lavabo veya başka bir paslanmaz çelik yüzey üzerinde akan su altında ovalamak, birçok kişinin kullandığı pratik yöntemlerden biri. Ellerinizi çelik yüzeye nazikçe sürterek ardından sabun ve suyla yıkayabilirsiniz. Bu yöntemin kokuyu tamamen yok edeceği garanti edilmese de elde kalan kokunun azalmasına yardımcı olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>TUZ VE LİMON İKİLİSİ</strong></h3><p>Bir miktar tuz ile birkaç damla limon suyunu karıştırarak ellerinizi çok hafif şekilde ovalayabilirsiniz. Ardından ellerinizi bol suyla yıkayın. Ancak bu yöntemde de cildiniz hassassa, tahriş olmuşsa veya elinizde kesik varsa kullanmaktan kaçının. Tuz ve limon tahrişi artırabilir. Hangi yöntemi denerseniz deneyin, uygulamanın ardından ellerinizi sabun ve suyla iyice yıkamak en önemli adımlardan biri. Özellikle tırnak diplerini ve parmak aralarını temizlemeyi unutmayın. Soğan kokusunun elinize daha az sinmesini istiyorsanız doğrama işlemi sırasında eldiven kullanmak da en kesin çözümlerden biri olabilir. Soğan kokusuyla mutfakta uzun süre vedalaşmak zorunda değilsiniz. Limon, karbonat veya paslanmaz çelik gibi mutfakta bulunan basit yardımcılarla ellerinizde kalan keskin kokuyu azaltabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Birsu KOÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/elden-cikmayan-sogan-kokusuna-son-meger-cikarmak-bu-kadar-kolaymis-dakikalar-icinde-sogan-kokusunu-giderecek-yontem</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/05/sogan-12.png" type="image/jpeg" length="76257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yumurtanın sarısında mı beyazında mı daha çok kalori var? Cevabı sandığınızdan farklı olabilir]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/yumurtanin-sarisinda-mi-beyazinda-mi-daha-cok-kalori-var-cevabi-sandiginizdan-farkli-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/yumurtanin-sarisinda-mi-beyazinda-mi-daha-cok-kalori-var-cevabi-sandiginizdan-farkli-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yumurtada kalorinin ve yağın büyük bölümü burada bulunuyor! Beyazı düşük kalorili ve yüksek proteinli yapısıyla öne çıkarken, sarısı vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar açısından daha zengin bir içerik sunuyor. Peki hangisinde kalori daha fazla]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HATİCE KÖYLÜ-EGETELGRAF/ </strong>Yumurta, kahvaltıların en sık tüketilen besinlerinden biri olurken sarısı ve beyazı arasındaki besin farkları da merak ediliyor. Özellikle kalori hesabı yapanlar “Yumurtanın sarısı mı beyazı mı daha kalorili?” sorusunun yanıtını araştırıyor. İki bölüm arasında belirgin bir kalori farkı bulunuyor. İşte ikisi arasındaki farklar...</p>

<h3><strong>KALORİ EN ÇOK HANGİSİNDE?</strong></h3>

<p>Yumurtanın kalorisinin ve yağının büyük kısmı sarısında bulunuyor. Orta boy bir yumurtanın sarısı yaklaşık 50-60 kalori içerirken yumurta beyazı yaklaşık 15-17 kalori civarında kalıyor. Sarının daha kalorili olmasının temel nedeni, içerisinde yağ bulunması oluyor. Buna karşılık beyaz bölüm büyük ölçüde su ve proteinden oluşuyor ve çok az miktarda yağ içeriyor.</p>

<h3><strong>BEYAZI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER</strong></h3>

<p>Yumurta beyazı, düşük kalorili olması nedeniyle özellikle protein alımını artırmak isteyenlerin tercih ettiği bölümler arasında yer alıyor. Bir yumurta beyazı yaklaşık 15-17 kalori içerirken protein bakımından önemli bir katkı sağlıyor. Beyaz bölümde yağ ve kolesterol bulunmaması da sarısından ayrılan temel özellikler arasında yer alıyor. Bununla birlikte beyazın vitamin ve mineral çeşitliliği sarıya göre daha sınırlı kalıyor.</p>

<p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/yumurta-bozulur-mu-herkes-ayni-hatayi-yapiyor-bu-belirtilere-dikkat-1.jpg" /></p>

<h3><strong>SARISI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER</strong></h3>

<p>Kalorisi daha yüksek olmasına rağmen yumurta sarısı yalnızca yağdan oluşmuyor. A, D, E ve bazı B grubu vitaminlerinin yanı sıra demir, fosfor, selenyum ve çinko gibi çeşitli besin öğelerini içeriyor. Sarının önemli bileşenlerinden biri de kolin oluyor. Ayrıca yumurtanın yağ içeriğinin büyük bölümü de bu bölümde bulunuyor.</p>

<h3><strong>TEK BAŞINA YEMEYİN!</strong></h3>

<p>Yumurta sarısının beyaza göre daha fazla kalori içermesi, sarının besin değeri olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, yumurtadaki birçok vitamin ve mineral sarıda yoğunlaşıyor. Bu nedenle yumurtanın yalnızca beyazını tüketmek daha düşük kalori almayı sağlayabilir ancak sarının içerdiği çeşitli besin öğelerinden de vazgeçilmiş oluyor. Dengeli beslenme açısından yumurtanın iki bölümünün birlikte tüketilmesi genel olarak daha fazla besin çeşitliliği sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/07/haslanmis-yumurtayi-saniyeler-icinde-soyun-bu-iki-adimi-uygulayan-kabukla-ugrasmiyor-2.jpg" /></p>

<h3><strong>BEYAZI VE SARISI ARASINDAKİ FARKLAR</strong></h3>

<p>Yumurta beyazı düşük kalorili ve protein ağırlıklı yapısıyla öne çıkarken sarısı daha fazla kalori, yağ, vitamin ve mineral içeriyor. Bu nedenle “hangisi daha sağlıklı?” sorusunun yanıtı yalnızca kalori miktarına bakılarak verilemiyor. Kalori açısından bakıldığında yumurtanın sarısı açık ara daha fazla enerji içeriyor. Ancak besin değeri açısından değerlendirildiğinde hem beyazın hem de sarının farklı katkıları bulunuyor. Bu nedenle özel bir beslenme kısıtlaması bulunmayan kişiler için yumurtayı bütün olarak tüketmek, tek bir bölümüne odaklanmaktan daha kapsamlı bir besin profili sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HATİCE KÖYLÜ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/yumurtanin-sarisinda-mi-beyazinda-mi-daha-cok-kalori-var-cevabi-sandiginizdan-farkli-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/07/yumurta-1-2.png" type="image/jpeg" length="65539"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanmış granit tava nasıl temizlenir? Dibine yapışan yağ ve yanıkları çıkaran o doğal yöntemler]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/yanmis-granit-tava-nasil-temizlenir-dibine-yapisan-yag-ve-yaniklari-cikaran-o-dogal-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/yanmis-granit-tava-nasil-temizlenir-dibine-yapisan-yag-ve-yaniklari-cikaran-o-dogal-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yanmış granit tavayı temizlerken yüzeyi çizecek tel ve sert süngerlerden uzak durmak gerekiyor. Bu yöntemlerle temizleyen daha sonra pişman olmuyor! İşte granit tava temizliğinin en kolay yolu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ELA SAĞLAM-EGETELGRAF/</strong> Granit tavalar yapışmaz yüzeyleri sayesinde mutfakta sık kullanılıyor ancak yüksek ısıda unutulan yemekler ve tavada uzun süre bekleyen yağ, yüzeyde inatçı yanık izleri bırakabiliyor. Bu kalıntıları çıkarmaya çalışırken sert malzemeler kullanmak ise tavanın kaplamasına zarar verebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>İLK OLARAK BUNU YAPIN</strong></h3><p>Temizliğe başlamadan önce tavanın tamamen soğuması beklenmeli. Sıcak tavaya soğuk su dökmek ani sıcaklık değişimine neden olabileceğinden bu aşamada acele edilmemeli. Tava soğuduktan sonra yanmış bölgenin üzerini kapatacak kadar ılık su eklenerek birkaç saat bekletilebilir. Böylece yüzeye yapışan yemek ve yağ kalıntılarının gevşemesi kolaylaşır.</p><h3><strong>KARBONAT İLE TEMİZLİK YÖNTEMİ</strong></h3><p>İnatçı yanıklar için tavaya su eklenerek içerisine yaklaşık bir yemek kaşığı karbonat konulabilir. Karışımın kısa süre ve düşük ısıda ısıtılması, yüzeye yapışan kalıntıların yumuşamasına yardımcı olabilir. Ancak her granit tava aynı kaplama yapısına sahip olmadığı için yüksek ısıda uzun süre kaynatma yapılmamalı ve ürünün üretici bakım talimatları dikkate alınmalı.</p><h3><strong>SİRKE KULLANIRKEN DİKKAT</strong></h3><p>Su ve sirke bazı yağ ve mineral kalıntılarının gevşemesine yardımcı olabilse de sirke ile karbonatı aynı anda kullanmak güçlü bir temizlik sağlamaz. Karbonat ve sirke bir araya geldiğinde birbirini nötralize eder ve oluşan köpürme esas olarak kısa süreli bir kimyasal tepkimeden kaynaklanır. Bu nedenle granit tavanın kaplamasını korumak için öncelikle ılık su, hafif bulaşık deterjanı ve karbonat gibi daha kontrollü yöntemlerin tercih edilmesi daha uygun olur.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/yanmis-granit-tava-nasil-temizlenir-dibine-yapisan-yag-ve-yaniklari-cikaran-o-dogal-yontemler-1.jpg" alt="Yanmış Granit Tava Nasıl Temizlenir Dibine Yapışan Yağ Ve Yanıkları Çıkaran O Doğal Yöntemler (1)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>YANMIŞ YÜZEY NASIL TEMİZLENİR?</strong></h3><p>Karışım uygulandıktan sonra tava ılımaya bırakılmalı. Yanık kalıntıları yumuşadığında yüzey, yumuşak bir süngerle nazikçe temizlenmeli. Kalıntılar ilk seferde çıkmıyorsa sert şekilde bastırmak yerine işlem tekrarlanabilir. Özellikle kaplamalı yüzeylerde amaç yanığı kazımak değil, önce yumuşatıp ardından yüzeyden ayırmak olmalı.</p><h3><strong>TEL KULLANILMASI DOĞRU MU?</strong></h3><p>Yanmış tavayı temizlerken tel sünger, metal spatula, bıçak veya sert kazıyıcı kullanılması kaplamanın çizilmesine neden olabilir. Çizilen yüzeyin yapışmazlık özelliği zamanla azalabileceğinden temizlik sırasında yumuşak malzemeler tercih edilmeli. Çamaşır suyu ve güçlü aşındırıcı temizlik ürünleri de tavanın üretici talimatlarında özellikle önerilmediği sürece kullanılmamalı.</p><h3><strong>GRANİT TAVANIN ALTI NASIL TEMİZLENİR?</strong></h3><p>Tavanın dış tabanında oluşan yanık ve yağ lekeleri için karbonat ile az miktarda su karıştırılarak macun hazırlanabilir. Bu karışım yalnızca dış yüzeydeki lekeli bölgeye uygulanıp bir süre bekletilebilir. Ardından uygun bir sünger veya yumuşak fırçayla nazikçe temizlenip bol suyla durulanmalı ve tava tamamen kurulanmalı. İç kaplamaya zarar vermemek için bu işlemin tavanın iç yüzeyinde uygulanmaması gerekiyor. Yanıkların tekrar oluşmasını önlemek için granit tavaların boş şekilde yüksek ateşte uzun süre bırakılmaması gerekiyor. Pişirme sırasında aşırı yüksek sıcaklık yerine uygun ısı seviyesinin kullanılması, hem yağların yanmasını hem de yüzeyin gereksiz şekilde ısınmasını azaltabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ELA SAĞLAM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/yanmis-granit-tava-nasil-temizlenir-dibine-yapisan-yag-ve-yaniklari-cikaran-o-dogal-yontemler</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/yanmis-granit-tava-nasil-temizlenir-dibine-yapisan-yag-ve-yaniklari-cikaran-o-dogal-yontemler-2.jpg" type="image/jpeg" length="36038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teflondaki yağ nasıl temizlenir? Tavayı çizmeden yağ lekelerini çıkaran o yöntem]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teflon tavada biriken yağı temizlerken sert sünger ve tel kullanmak kaplamaya zarar verebilir. Bu yöntemlerle temizlemek yüzeyi korurken tavanızı da tertemiz yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİRSU KOÇ-EGETELGRAF/</strong> Teflon tavada pişirme sonrasında kalan yağ tabakası, yanlış temizlik uygulandığında çıkmak yerine yüzeye daha fazla yapışabiliyor. Özellikle tel, sert sünger veya aşındırıcı temizlik ürünleri kullanılması, tavanın yapışmaz kaplamasına zarar verebiliyor. Bu nedenle yağ temizliğinde öncelik, kaplamayı çizmeden kalıntıyı yumuşatmak olmalı.</p><h3><strong>TAVANIN SOĞUMASINI BEKLEYİN</strong></h3><p>Temizliğe başlamadan önce tavanın kendi kendine soğuması beklenmeli. Sıcak teflon tavaya bir anda soğuk su dökülmesi, yüzeyde sıcaklık şokuna neden olabilir. Tava yeterince soğuduktan sonra ılık su ve birkaç damla sıvı bulaşık deterjanı eklenerek yağın yumuşaması sağlanabilir.</p><h3><strong>YAĞI YUMUŞAK SÜNGERLE ÇIKARIN</strong></h3><p>Tavada kalan yağ tabakası birkaç dakika ılık deterjanlı suda bekletildikten sonra yumuşak bir süngerle nazikçe silinebilir. Özellikle teflon yüzeylerde sert bastırmak yerine aynı bölgeden birkaç kez hafifçe geçmek daha doğru bir yöntemdir. Temizlik tamamlandıktan sonra tava bol suyla durulanmalı ve yumuşak bir bezle kurulanmalıdır.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem-1.jpg" alt="Teflondaki Yağ Nasıl Temizlenir Tavayı Çizmeden Yağ Lekelerini Çıkaran O Yöntem (1)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>İNATÇI LEKELERİ BEKLETMEYİN</strong></h3><p>Yağ tabakası kuruyup yüzeye yapışmışsa doğrudan kazımaya çalışmak yerine tavaya ılık su ve bir miktar bulaşık deterjanı eklenerek bekletilebilir. Bu işlem yağın yumuşamasına yardımcı olur. Ardından yumuşak süngerle tekrar temizleme yapılabilir. Gerekirse işlem birkaç kez tekrarlanabilir.</p><h3><strong>SİRKE İLE TEMİZLEME YÖNTEMİ</strong></h3><p>Bazı temizlik yöntemlerinde su ve sirke karışımının ısıtılması önerilse de teflon tavada her üreticinin bakım talimatı aynı olmayabilir. Bu nedenle sirke gibi ürünleri kullanmadan önce tavanın üretici tarafından belirtilen temizlik yöntemlerinin kontrol edilmesi daha güvenlidir. Özellikle kaplamanın zarar görmesine yol açabilecek uzun süreli kaynatma ve yoğun asit uygulamalarından kaçınılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>TEL KULLANILIR MI?</strong></h3><p>Teflon tavaların en önemli özelliği yapışmaz kaplamalarıdır. Metal spatula, bıçak, tel sünger ve sert aşındırıcılar bu kaplamayı çizebilir. Bu nedenle temizlikte yumuşak sünger veya üreticinin önerdiği uygun temizlik ekipmanları kullanılmalı. Tavada çizik, soyulma veya belirgin kaplama hasarı görülüyorsa kullanıma devam edilmeden ürünün üretici talimatları dikkate alınmalıdır.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem-3.jpg" alt="Teflondaki Yağ Nasıl Temizlenir Tavayı Çizmeden Yağ Lekelerini Çıkaran O Yöntem (3)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>KARBONAT İLE TEMİZLİK YÖNTEMİ</strong></h3><p>Karbonat bazı mutfak temizliğinde yağ çözmeye yardımcı olsa da toz yapısı nedeniyle sert şekilde ovalandığında yüzeyi aşındırabilir. Bu nedenle teflon tavada karbonat kullanılacaksa üreticinin bakım önerilerine uygun hareket edilmesi önem taşıyor. Tavanın yapışmaz yüzeyini korumanın en kolay yolu ise yağı uzun süre bekletmeden, tava soğuduktan sonra ılık su ve yumuşak süngerle temizlemek oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BİRSU KOÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/teflondaki-yag-nasil-temizlenir-tavayi-cizmeden-yag-lekelerini-cikaran-o-yontem-2.jpg" type="image/jpeg" length="29827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakır cezve temizliği nasıl yapılır? Kararan cezveyi parlatan o doğal yöntem]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakır cezvenin dış yüzeyindeki kararma ve matlığı gidermek için evdeki birkaç malzeme yeterli! İşte evde bakır cezvelerinizi parltacak ve tertemiz yapacak o yöntemler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİRSU KOÇ-EGETELGRAF/ </strong>Bakır cezveler zamanla ısı, kahve kalıntıları, su lekeleri ve oksidasyon nedeniyle kararıp matlaşabiliyor. Doğru temizlik yöntemleri uygulandığında dış yüzeydeki bu görüntüyü gidermek ve cezvenin parlaklığını yeniden kazanmasını sağlamak mümkün oluyor. Ancak temizleme sırasında özellikle cezvenin iç yüzeyindeki kalay kaplamaya dikkat etmek gerekiyor. Bakır cezve nasıl temizlenir?</p>

<h3><strong>DIŞ YÜZEYİ NASIL TEMİZLENİR?</strong></h3>

<p>Bakır cezvenin dış yüzeyindeki kararmalar için limon ve tuz yöntemi kullanılabiliyor. Bunun için limon ikiye bölünüyor ve kesilen yüzeyine bir miktar sofra tuzu dökülüyor. Tuzlu limon, cezvenin kararmış dış yüzeyine fazla bastırmadan uygulanıyor. Dairesel hareketlerle yapılan nazik ovalama işleminin ardından cezve ılık suyla iyice durulanıyor ve su lekesi oluşmaması için hemen yumuşak bir bezle kurulanıyor.</p>

<p><img alt="Bakır Cezve Temizliği Nasıl Yapılır Kararan Cezveyi Parlatan O Doğal Yöntem (3)" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>SİRKE VE KARBONT YÖNTEMİ</strong></h3>

<p>Bakırın dış yüzeyindeki bazı lekeler için sirke ve karbonatla hazırlanan karışımlar da kullanılabiliyor. Ancak bu tür karışımların özellikle iç yüzeydeki kalay kaplamaya temas ettirilmemesi gerekiyor. Temizlik sırasında sert ovalama yapmak yerine yumuşak bir bez veya sünger tercih edilmesi, bakır yüzeyinin çizilmesini önlemeye yardımcı oluyor.</p>

<h3><strong>KAPLAMA NASIL KORUNUR?</strong></h3>

<p>Bakır cezvelerin iç kısmı çoğunlukla kalay kaplamayla korunuyor. Bu kaplama, kahvenin doğrudan bakır yüzeyle temasını önleyen önemli bir katman olarak kullanılıyor. Bu nedenle limon, sirke, karbonat, tel ve benzeri aşındırıcı uygulamaların iç yüzeyde kullanılması önerilmiyor. Kalay kaplamada aşınma, soyulma veya bakırın görünür hale geldiği bir bölge fark edilirse cezvenin yeniden kalaylanması gerekebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>GÜNLÜK TEMİZLİĞİN ÖNEMİ</strong></h3>

<p>Kahve yaptıktan sonra cezvenin içinde kalan telve ve kahve kalıntılarının bekletilmeden temizlenmesi gerekiyor. Ilık su ve yumuşak bir sünger günlük temizlik için yeterli olabiliyor. Gerekirse çok az miktarda nazik bulaşık deterjanı kullanılabiliyor. Temizlik sonrasında cezvenin tamamen durulanması ve kuru bir bezle kurulanması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Bakır Cezve Temizliği Nasıl Yapılır Kararan Cezveyi Parlatan O Doğal Yöntem (2)" height="720" src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>BULAŞIK MAKİNESİNE KOYULUR MU?</strong></h3>

<p>Bakır cezvelerin bulaşık makinesinde yıkanması, yüksek sıcaklık ve güçlü deterjanlar nedeniyle yüzeyin zarar görmesine neden olabiliyor. Bu nedenle cezvenin elde temizlenmesi tercih ediliyor. Ayrıca tel sünger, sert fırça ve aşındırıcı temizlik ürünleri de bakır yüzeyinde çizik oluşturabileceği için kullanılmamalı.</p>

<h3><strong>ISLAK BIRAKMAYIN</strong></h3>

<p>Temizlik sonrasında cezvenin üzerinde su damlalarının bırakılması zamanla leke oluşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle yıkama işleminin ardından cezvenin yumuşak ve kuru bir bezle tamamen kurulanması önem taşıyor. Özellikle kulp ile gövdenin birleştiği noktalar, ağız kısmı ve taban bölgesi dikkatlice kurulanmalı. Bu bölgelerde nem ve kahve kalıntılarının birikmesi kararmayı hızlandırabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>BİRSU KOÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bakir-cezve-temizligi-nasil-yapilir-kararan-cezveyi-parlatan-o-dogal-yontem-1.jpg" type="image/jpeg" length="34583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bulaşık makinesine attığınız bardaklar beyaz mı çıkıyor? Nedeni bu olabilir: Bu yöntemi bilmeyen kirli bardakla içiyor]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulaşık makinesinden çıkan bardakların beyaz ve puslu görünmesinin nedeni çoğu zaman kireç, yanlış tuz ayarı veya fazla deterjandır. Doğru ayarla bardakların parlaklığını korumak mümkün! İşte bulaşıktan puslu çıkan bardakların altında yatan gizli sebep ve çözüm yolları]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HATİCE KÖYLÜ-EGETELGRAF/</strong> Bulaşık makinesinden çıkarılan bardakların üzerinde oluşan beyaz tabaka ve puslu görüntü, mutfakta sık karşılaşılan sorunların başında geliyor. Bardakların yeterince temizlenmediği düşünülse de bu durumun nedeni çoğu zaman makinenin ayarları, kullanılan deterjan ve şebeke suyunun sertliği oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3><strong>BARDAK NEDEN BEYAZ ÇIKAR?</strong></h3><p>Şebeke suyunda bulunan kalsiyum ve magnezyum mineralleri, özellikle sert su kullanılan bölgelerde bardakların yüzeyinde beyaz lekeler oluşturabiliyor. Makinenin tuz haznesindeki seviyenin düşük olması da suyun yumuşatılmasını engelleyerek bu sorunu artırabiliyor. Bu nedenle makinenin tuz haznesinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve su sertlik ayarının kullanılan şebeke suyuna uygun şekilde yapılması gerekiyor. Su sertlik ayarının nasıl değiştirileceği ise makinenin kullanım kılavuzundan kontrol edilmeli.</p><h3><strong>PARLATICI EKSİKLİĞİ NEYE YOL AÇAR?</strong></h3><p>Bardakların üzerinde yıkama sonrasında su damlası izleri kalıyorsa parlatıcı seviyesinin kontrol edilmesi gerekiyor. Parlatıcı, durulama sırasında suyun cam yüzeyinden daha kolay uzaklaşmasına yardımcı oluyor. Parlatıcı haznesinin boş olması veya ayarın çok düşük seviyede bulunması, bardakların kuruduktan sonra lekeli ve puslu görünmesine neden olabiliyor. Bu nedenle ürünün haznesi kontrol edilerek makinenin önerilen ayarında kullanılması gerekiyor.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor-2.jpg" alt="Bulaşık Makinesine Attığınız Bardaklar Beyaz Mı Çıkıyor Nedeni Bu Olabilir Bu Yöntemi Bilmeyen Kirli Bardakla Içiyor (2)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>FAZLA DETERJAN KULLANIMININ ETKİSİ</strong></h3><p>Bulaşık makinesinde daha fazla deterjan kullanmak daha temiz bulaşık anlamına gelmiyor. Gereğinden fazla deterjan kullanılması, özellikle uygun olmayan programlarda bardakların üzerinde ince beyaz bir tabaka oluşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle deterjan miktarının makinenin kullanım talimatına ve bulaşıkların kirlilik seviyesine göre ayarlanması önem taşıyor. Farklı deterjanların kullanılması halinde de ürünün kendi dozaj önerilerine uyulması gerekiyor.</p><h3><strong>BEYAZLIĞIN NEDENİ HER ZAMAN KİREÇ DEĞİL</strong></h3><p>Beyaz tabaka kolayca siliniyor ve sirke gibi hafif asidik bir temizleyiciyle yapılan kısa bir uygulamanın ardından kayboluyorsa bunun geçici mineral birikimi olma ihtimali bulunuyor. Ancak bardak yüzeyi sürekli mat, pütürlü veya puslu görünüyorsa durum farklı olabilir. Uzun süre yüksek sıcaklıkta yıkama ve uygun olmayan deterjan kullanımı cam yüzeyinde kalıcı aşınmaya yol açabiliyor. Cam korozyonu olarak bilinen bu durumda oluşan matlık genellikle temizlikle giderilemiyor.</p><h3><strong>KİRLİ ÇIKMASININ NEDENLERİ</strong></h3><p>Geçici kireç lekeleri bulunan bardaklar, uygun şekilde temizlendikten sonra yeniden parlak hale gelebiliyor. Ancak temizlik sırasında kullanılan ürünlerin cam ve bulaşık makinesi üreticisinin önerilerine uygun olması gerekiyor. Özellikle sirke, karbonat veya limon tuzu gibi ürünlerin bulaşık makinesinin içerisine gelişigüzel eklenmesi yerine üreticinin bakım talimatlarının dikkate alınması gerekiyor. Farklı temizlik ürünlerinin aynı anda kullanılmaması da önem taşıyor.</p><p><img src="https://egetelgrafcom.teimg.com/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor-1.jpg" alt="Bulaşık Makinesine Attığınız Bardaklar Beyaz Mı Çıkıyor Nedeni Bu Olabilir Bu Yöntemi Bilmeyen Kirli Bardakla Içiyor (1)" width="1280" height="720"></p><h3><strong>FİLTRE TEMİZLİĞİNİN ÖNEMİ</strong></h3><p>Bardakların temiz çıkmasında yalnızca deterjan ve parlatıcı değil, makinenin genel bakımı da etkili oluyor. Filtrede biriken yemek artıkları suyun dolaşımını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle filtre düzenli aralıklarla çıkarılıp temizlenmeli, püskürtme kollarının deliklerinde tıkanıklık olup olmadığı kontrol edilmeli. Bulaşıkların da suyun ve deterjanın her yüzeye ulaşabileceği şekilde yerleştirilmesi gerekiyor.</p><h3><strong>BU NOKTALARI KONTROL EDİN</strong></h3><p>Bardaklar her yıkamada beyaz ve puslu çıkıyorsa öncelikle makinenin tuz ve parlatıcı seviyesine bakılması, ardından su sertlik ayarının kontrol edilmesi gerekiyor. Deterjan miktarının gereğinden fazla olup olmadığı da gözden geçirilmeli. Beyazlık bu kontrollerden sonra da geçmiyorsa bardakların yüzeyinde kalıcı cam aşınması oluşmuş olabileceği değerlendirilmeli. Çünkü bazı matlaşmalar temizlik hatasından değil, camın zaman içerisinde zarar görmesinden kaynaklanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HATİCE KÖYLÜ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/08/bulasik-makinesine-attiginiz-bardaklar-beyaz-mi-cikiyor-nedeni-bu-olabilir-bu-yontemi-bilmeyen-kirli-bardakla-iciyor-3.jpg" type="image/jpeg" length="82854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marul bir günde bozuluyor mu? Artık çöpe atmaya son: Marulu çıtır çıtır saklamanın basit yolu]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/marul-bir-gunde-bozuluyor-mu-artik-cope-atmaya-son-marulu-citir-citir-saklamanin-basit-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/marul-bir-gunde-bozuluyor-mu-artik-cope-atmaya-son-marulu-citir-citir-saklamanin-basit-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marulun buzdolabında kısa sürede sümüksü hale gelmesi, mutfakta en sık yaşanan saklama sorunlarından biri. Özellikle yıkandıktan sonra tam kurutulmadan poşete konulan, hava almayan kapalı ambalajda bekletilen ya da ezilen marullar kısa sürede yumuşayabiliyor, yapışkan ve kaygan bir dokuya dönüşüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HATİCE KÖYLÜ - EGE TELGRAF -</strong> Marulun sümüksü hale gelmesinin en yaygın nedeni fazla nemdir. Marul yaprakları yıkandıktan sonra ıslak şekilde poşete konulduğunda su yaprakların arasında kalır. Bu nem, marulun kısa sürede yumuşamasına ve yapışkan bir doku kazanmasına neden olabilir. Buzdolabında saklanan marulun taze kalması için nem dengesi önemlidir. Tamamen kurumuş ortamda yapraklar solar, fazla nemli ortamda ise çürüme hızlanır. Bu nedenle marulu yıkadıktan sonra kurutmak en önemli adımlardan biridir.</p>

<h3><strong>ISLAK SAKLAMA MARULU HIZLA BOZABİLİR</strong></h3>

<p>Marulu yıkayıp süzmeden buzdolabına koymak sık yapılan hatalardan biridir. Yaprakların üzerinde kalan su, kapalı poşet içinde hapsolur. Bu ortamda marul kısa sürede yumuşar, kararır ve sümüksü hale gelebilir. Marul yıkandıysa mutlaka fazla suyu alınmalıdır. Temiz bir bez, salata kurutucu ya da kağıt havlu yardımıyla yapraklar nazikçe kurutulabilir. Islak marulu doğrudan poşete koymak tazelik süresini kısaltır.</p>

<h3><strong>KAPALI POŞET NEMİ HAPSEDER</strong></h3>

<p>Marulun hava almayan kapalı poşette bekletilmesi nem birikimini artırabilir. Poşetin içinde oluşan buhar, yaprakların üzerinde su damlacıkları oluşturur. Bu da marulun dokusunu bozar. Marul saklanırken tamamen havasız bir ortam oluşturulmamalıdır. Poşet çok sıkı kapatılmamalı ya da uygun saklama kabı kullanılmalıdır. Amaç marulu kurutmadan, fazla nemi de hapsetmeden saklamaktır.</p>

<h3><strong>EZİLEN YAPRAKLAR DAHA ÇABUK BOZULUR</strong></h3>

<p>Marul yaprakları hassas olduğu için sıkıştırıldığında ya da üzerine ağır ürünler konulduğunda ezilebilir. Ezilen yapraklar daha hızlı kararır ve sümüksü hale gelebilir. Bu yapraklar diğer sağlam yaprakları da etkileyebilir. Buzdolabında marulun üzerine ağır sebze ya da kap konulmamalıdır. Marul sebzelikte rahat durmalı ve sıkıştırılmamalıdır. Ezilen yapraklar fark edildiğinde hemen ayrılmalıdır.</p>

<h3><strong>ÇÜRÜYEN YAPRAKLARI BEKLETMEYİN</strong></h3>

<p>Marulun içinde bir yaprak bile çürümeye başladıysa bu durum kısa sürede diğer yapraklara yayılabilir. Yumuşayan, rengi koyulaşan, kötü kokan ya da yapışkan hale gelen yapraklar ayrılmalıdır. Çürük yaprakları temizlemeden marulu saklamaya devam etmek, tüm demetin daha hızlı bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle marul buzdolabına konmadan önce kontrol edilmeli ve bozulmaya başlayan kısımlar ayrılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong> FAZLA NEMİ ALMAYA YARDIMCI OLABİLİR</strong></h3>

<p>Marul saklarken kağıt havlu kullanmak fazla nemi azaltmaya yardımcı olabilir. Kurutulmuş marul yaprakları saklama kabına ya da poşete yerleştirilirken araya temiz kağıt havlu konulabilir. Kağıt havlu, yaprakların üzerinde biriken nemi emebilir. Ancak kağıt havlu ıslandığında değiştirilmelidir. Islak kağıt havluyla bekleyen marul yine bozulabilir. Bu yöntem doğru kullanıldığında marulun daha uzun süre diri kalmasına yardımcı olabilir.</p>

<h3><strong>MARULU DOĞRAMADAN SAKLAMAK </strong></h3>

<p>Marulu doğradıktan sonra saklamak bozulmayı hızlandırabilir. Kesilen yüzeyler daha kolay kararır ve yumuşar. Bu nedenle marul mümkünse bütün yapraklar halinde saklanmalı, tüketileceği zaman doğranmalıdır. Önceden doğranmış marul kısa süre içinde tüketilmelidir. Salata hazırlığı için doğranan marul uzun süre bekletilirse sulanabilir ve yapışkan hale gelebilir. Hazırlanan salatalar da bekletilmeden tüketilmelidir.</p>

<h3><strong>YIKAMADAN SAKLAMAK </strong></h3>

<p>Marul hemen kullanılmayacaksa yıkamadan saklamak daha uygun olabilir. Çünkü yıkama sonrası yapraklarda kalan nem bozulmayı hızlandırabilir. Yıkanmadan saklanan marul, kullanılacağı zaman temizlenebilir. Ancak marul çok topraklıysa saklamadan önce dış yaprakları kontrol edilmeli ve zarar görmüş kısımlar ayrılmalıdır. Yıkanmadan saklama yapılacaksa marul kuru ve hava alan bir ambalaj içinde tutulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Köylü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/marul-bir-gunde-bozuluyor-mu-artik-cope-atmaya-son-marulu-citir-citir-saklamanin-basit-yolu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/05/marul4.jpg" type="image/jpeg" length="39030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutfaktaki gizli kokunun kaynağı! Soğanları bu şekilde saklamayın: İşte o kokunun çözümü]]></title>
      <link>https://www.egetelgraf.com/mutfaktaki-gizli-kokunun-kaynagi-soganlari-bu-sekilde-saklamayin-iste-o-kokunun-cozumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egetelgraf.com/mutfaktaki-gizli-kokunun-kaynagi-soganlari-bu-sekilde-saklamayin-iste-o-kokunun-cozumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğan filesinden gelen kötü koku, mutfakta sık karşılaşılan ama çoğu zaman geç fark edilen sorunlardan biri. File içinde bekleyen çürük ya da yumuşamış soğanlar, havasız ortam, nem, plastik poşette saklama ve düzenli kontrol yapılmaması kısa sürede ağır bir koku oluşmasına neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HATİCE KÖYLÜ - EGE TELGRAF - Soğan filesinin kötü kokmasının en yaygın nedeni çürüyen soğanlardır. Soğanlardan biri yumuşamaya, sulanmaya ya da bozulmaya başladığında keskin ve rahatsız edici bir koku yayabilir. Bu koku filedeki diğer soğanlara ve dolap içine de sinebilir.</p>

<p>Kötü koku çoğu zaman file içindeki tek bir soğandan başlar. Ancak zamanında fark edilmezse diğer soğanlar da nemden etkilenebilir. Bu nedenle soğan filesi düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.</p>

<h3><strong>ÇÜRÜYEN SOĞANLAR HIZLA KOKU YAYAR</strong></h3>

<p>Soğan çürümeye başladığında dış kabuğu yumuşayabilir, üzerinde koyu lekeler oluşabilir ya da içinden sıvı sızabilir. Bu durumda keskin ve ağır bir koku ortaya çıkar. Çürük soğan bekletildikçe koku daha da yoğunlaşır.</p>

<p>Böyle bir soğan fark edildiğinde hemen diğerlerinden ayrılmalıdır. Çürüyen soğan tüketilmemeli ve filede bekletilmemelidir. Aksi halde hem koku artar hem de çevresindeki sağlam soğanlar etkilenebilir.</p>

<h3><strong>HAVASIZ ORTAM KOKUYU ARTIRIR</strong></h3>

<p>Soğanların hava almayan kapalı alanlarda saklanması kötü kokuyu artırabilir. Plastik poşet, kapalı kutu ya da sıkışık dolap içi soğanların nemlenmesine neden olabilir. Hava dolaşımı olmadığında çürüme daha hızlı gelişebilir.</p>

<p>Soğanlar hava alan file, sepet ya da delikli saklama alanlarında tutulmalıdır. Kapalı poşet içinde bekleyen soğanlar kısa sürede terleme yapabilir. Bu nem de kötü kokunun temel nedenlerinden biridir.</p>

<h3><strong>PLASTİK POŞETTE SOĞAN SAKLAMAYIN</strong></h3>

<p>Soğanları plastik poşette saklamak yapılan en yaygın hatalardan biridir. Plastik poşet hava akışını engeller ve içeride nem birikmesine neden olur. Bu durum soğanların yumuşamasını ve çürümesini hızlandırabilir.</p>

<p>Soğan filede alındıysa file içinde ama kuru ve havadar bir yerde saklanabilir. Eğer poşette alındıysa eve gelince poşetten çıkarılmalıdır. Soğanın hava alması, daha uzun süre dayanmasına yardımcı olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>NEM SOĞANLARIN BOZULMASINI HIZLANDIRIR</strong></h3>

<p>Soğanlar nemli ortamda daha çabuk bozulabilir. Lavabo altı, buzdolabı içi, buhar alan mutfak köşeleri ya da kapalı dolaplar soğan için uygun olmayabilir. Nemli ortam soğan kabuğunun yumuşamasına ve çürüme başlamasına neden olabilir.</p>

<p>Soğanlar kuru bir yerde saklanmalıdır. Saklandığı alan ıslak bezle silindiyse tamamen kurumadan soğan yerleştirilmemelidir. Nemle temas eden soğanlarda kötü koku daha hızlı oluşabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Köylü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.egetelgraf.com/mutfaktaki-gizli-kokunun-kaynagi-soganlari-bu-sekilde-saklamayin-iste-o-kokunun-cozumu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egetelgrafcom.teimg.com/crop/1280x720/egetelgraf-com/uploads/2026/07/pazarda-kuru-sogan-alirken-ilk-buna-bakin-cogu-kisi-bu-detayi-bilmiyor-en-tazesi-saniyeler-icinde-anlasiliyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="54915"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
