Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ İzmir’in Bayındır ilçesinde, Ergenli ve Dereköy adlı iki komşu köyün tam ortasında yer alan Fatma Hanım Kaplıcaları, adeta cennetten bir köşe olarak ziyaretçilerini karşılıyor. Bayındır ilçe merkezine yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta bulunan bu özel termal alan, hem doğal güzelliği hem de şifalı sularıyla yıllardır sağlık arayanların yolu oluyor. Köy yaşamının dinginliğiyle çevrili kaplıcalar, şehir hayatının karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için gerçek bir sığınak niteliği taşıyor.
KAYNAYAN ŞİFA VE MİNERAL ZENGİNLİĞİ
Fatma Hanım Kaplıcaları’ndan çıkan termal suyun sıcaklığı yaklaşık 50 dereceyi buluyor. Başta kükürt olmak üzere toplam 32 farklı mineral içeren bu şifalı su, özellikle kronik romatizmal hastalıkların tedavisinde ve ortopedik ameliyatlar sonrası iyileşme sürecinde önemli faydalar sağlıyor. Aynı zamanda üreme yollarına yönelik rahatsızlıklarda da destekleyici olarak kullanılan kaplıca suyu, her yıl yüzlerce misafiri Bayındır’a çekiyor. Yaz kış hizmet veren tesis, şifanın mevsimi olmadığını bir kez daha kanıtlıyor.
TAM 150 YILLIK BİR HİKAYE,
Fatma Hanım Kaplıcaları’nın geçmişi, mübadele dönemine kadar uzanıyor. Selanik’ten Dereköy’e göç eden Tepedelenlioğlu ailesinin, kaplıcaları Rum işletmecilerden devralmasıyla başlayan bu hikaye yaklaşık 150 yıl öncesine dayanıyor. Kaplıcaların ilk Türk işletmecisi, Ödemiş’te Cumhuriyet İlkokulu’nun ilk öğretmenlerinden biri olan Fatma Tepedelenlioğlu oluyor. Günümüzde ise bu miras, üçüncü nesil işletmeci Sema Kilis tarafından; Ersoy Kilis, Zafer Kilis, Fatma Kilis ve Adil Beşkaya ile birlikte yaşatılmaya devam ediyor. Sema Kilis’in sözleri, bu yolculuğun ne kadar emek dolu olduğunu açıkça ortaya koyuyor: Ailede bu kaplıcaları ilk işletenin anneannesi Fatma Hanım olduğunu ve kendisinden sonra da çocuklarının bu mirası sürdüreceğini gururla dile getiriyor.
APART OTEL KONFORUNDA TATİL
Apart otel konseptiyle hizmet veren Fatma Hanım Kaplıcaları, toplam 50 odasıyla özellikle yaz aylarında yüzde 100 doluluk oranına ulaşıyor. Ancak tesis yalnızca yazın değil, kış aylarında da misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Kışın kaplıcaların bambaşka bir havası ve huzuru olduğunu söylemek mümkün. Odaların her birinde mutfak bulunması, misafirlere ev konforunda bir konaklama imkanı sunuyor. Özel küvetler sayesinde ziyaretçiler hem termal sudan faydalanıyor hem de keyifli ve dinlendirici bir tatil geçiriyor. Televizyon ve kablosuz internet hizmetleriyle donatılan odalar, modern konfor ile doğal yaşamı bir araya getiriyor.
KÖY YAŞAMI, DOĞA VE MİSAFİRPERVERLİK
Fatma Hanım Kaplıcaları’nı özel kılan unsurlardan biri de çevresindeki köy yaşamı. Ergenli ve Dereköy halkının sıcak kanlı ve misafirperver tavrı, gelen misafirlerin kendilerini yabancı hissetmemesini sağlıyor. Kaplıca turizmi sayesinde her iki köyün ekonomisine de önemli katkı sunuluyor. Köylü üreticiler tarafından hazırlanan tarhana, salça, zeytin gibi tamamen doğal ürünler köy çarşılarında satışa sunuluyor ve ziyaretçilere eşsiz lezzetler sunuyor. Kaplıcaların zeytinlikler, çınar ağaçları ve doğal yürüyüş rotalarıyla çevrili olması, bölgeyi doğa severler için de cazip kılıyor.
BAYINDIR TERMAL TURİZMİN GÖZBEBEĞİ
Bayındır ilçesi, Bakanlar Kurulu kararıyla Bayındır Termal Turizm Merkezi ilan edilmiş durumda. Bu merkez içerisinde Dereköy Kaplıcası, Ergenli Köyü Kaplıcaları ve Fatma Hanım Kaplıcaları yer alıyor. Birbirlerine yaklaşık 15 dakikalık mesafede bulunan bu kaplıcalar, bölgeyi Ege’nin en önemli termal destinasyonlarından biri haline getiriyor. Özellikle Dereköy Kaplıcası’nın 40–45 derece sıcaklıktaki kükürtlü suları, romatizmal ve cilt hastalıkları başta olmak üzere pek çok rahatsızlıkta destekleyici olarak biliniyor.
ŞİFA VE HUZUR ARAYANLAR İÇİN GÜÇLÜ BİR DAVET
Doğal zenginlikleri, köklü geçmişi, aile emeğiyle yaşatılan işletme kültürü ve şifalı sularıyla Fatma Hanım Kaplıcaları, Bayındır’ın yalnızca bir termal tesisi değil, aynı zamanda yaşayan bir değeri. Herkesin bu doğa ve sağlık zenginliğiyle buluşması gerektiğini söylemek abartı olmaz. Yolunuz İzmir’e, Bayındır’a ya da Ege’nin içlerine düşerse, Ergenli ve Dereköy’ün tam ortasında yer alan bu şifa durağına mutlaka uğrayın; sıcak suların, köy huzurunun ve yıllara meydan okuyan bir hikayenin parçası olun.