Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nun ikinci gününde kentlerin karşı karşıya kaldığı gıda, su ve enerji krizleri masaya yatırıldı. İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ikinci gün programına Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyesi belediye başkanları, belediye bürokratları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
SAĞLIKLI KENTLER BİRLĞİ’NE PLAKET
Forum boyunca oturumları takip eden Başkan Tugay, konuşmacılara İzmir’in daha sağlıklı bir kent olması hedefi doğrultusunda sorular yöneltti. Program sonunda ise konuşmacılara Sağlıklı Kentler Birliği adına teşekkür plaketi verildi.
DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER
Forumun ilk gününde “Düğümler” başlığı altında kentlerin yaşadığı krizler, kırılganlıklar ve kritik dönüm noktaları değerlendirildi. İkinci gün ise “Koridorlar” başlığıyla çözüm yolları ele alındı. Ekolojik, sosyal, ekonomik ve yönetsel bağlantıların bir araya getirildiği oturumlarda kentlerin geleceğine yönelik yol haritaları oluşturuldu. “Eşik” bölümünde ise krizlere karşı kentlerin yeni bir geleceğe geçiş sürecinin çıktıları değerlendirildi. İki günlük program sonunda doğa temelli çözümler, yerel uygulamalar ve iş birlikleri üzerinden ortak eylem alanları ortaya konuldu.
EKOLOJİK ÜRETİM MODELLERİ
Forumun ikinci günündeki ilk oturum “Gıdanın Koridorları” başlığıyla düzenlendi. “Kentten Kırsala Yeni Bağlar / Kentte Yaşam Ağları” konulu oturumun moderatörlüğünü İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Serim Dinç yaptı. Oturumda Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı Zümran Ömür ile Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya konuştu. Kars’ın Boğatepe köyünde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Zümran Ömür, kırsal alanların doğru planlanması ve toprağın doğru işlenmesinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Tayfun Özkaya ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bokaşi kompostu ve biyokömür projelerini örnek gösterdi. Oturumda belediyelerin gıda üretiminde daha aktif rol alması gerektiği, agro ekolojinin yaygınlaştırılması ve ekolojik üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
TARIMSAL DÖNÜŞÜM, YAĞMUR HASADI
“Suyun Koridorları” başlıklı oturumda kuraklık ve su yönetimi konusu ele alındı. Oturumun moderatörlüğünü İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdanur Ünal yaptı. Konuşmacılar arasında yer alan Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, peyzaj çalışmalarının kentlerin altyapısının önemli bir parçası olduğunu belirterek sürdürülebilir drenaj sistemlerine dikkat çekti. Beton ağırlıklı kentsel dönüşüm projelerinin yeşil alanları azaltmasına karşı uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise belediyeler için hazırlanan 7 adımlık risk yönetimi modelini anlattı. Modelde meteoroloji birimi kurulması, su bütçesinin yasallaşması, tarımsal dönüşüm, yağmur hasadı, kent taşıma kapasitesi, içme suyu ile gri suyun ayrılması ve “sözde çözümlerin” reddedilmesi başlıkları yer aldı.
“ENERJİYİ TÜKETEN DEĞİL ÜRETEN ŞEHİRLER”
“Enerji Koridorları” oturumunda kentlerin enerji dönüşümü konusu ele alındı. Füzyon Solar CEO’su Harun Girgin’in moderatörlüğündeki oturumda Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hasan Sarıçiçek ile Es Denizcilik Gayrimenkul Geliştirme Müdürü Alican Baycan konuştu. Dr. Hasan Sarıçiçek, geçmişten bugüne kentlerde değişen enerji tüketim alışkanlıklarını anlattı. Veri odaklı şehirlerin geleceği daha iyi planlayabildiğini ifade eden Sarıçiçek, geleceğin şehirlerinin enerjiyi tüketen değil; üreten, yöneten ve paylaşan şehirler olacağını söyledi. Alican Baycan ise enerji tasarrufu sağlayan şehir planlamalarının önemine değindi. Konut, ofis, ticaret ve kamusal alanların bir arada bulunduğu “kompakt şehir” modelinin ulaşımı azaltacağını ve enerji kullanımını düşüreceğini anlattı.
“KENTTE KİMLER VAR”
“Kentte Kimler Var” başlıklı oturumda kent yaşamı farklı yönleriyle değerlendirildi. Oturumun moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve DSÖ Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Burcu Zeybek yaptı. Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Alper Tüydeş, kentlerde yaşayan yaban hayvanlarına ilişkin deneyimlerini paylaştı. Yerel yönetimlerin uyguladığı bazı projelerin yaban hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık ise “İklim Kliniği: Isınan Dünyada Sağlığı Yeniden Düşünmek” başlıklı sunum yaptı. İklim krizinin doğanın yanı sıra ekonomi, toplum ve kent sağlığını da etkilediğini ifade etti.
“ŞEHİR BİZİM OLSA”
Forumun son bölümünde gençlere söz verildi. “Şehir Bizim Olsa: Gençler Sağlıklı Kentleri Nasıl Hayal Ediyor?” başlıklı oturumun moderatörlüğünü BM YOUNGO Sağlık Çalışma Grubu Lideri Dr. Sıla Gürbüz yaptı. Avrupa Komisyonu İklim Elçisi Seren Anaçoğlu ile BM Gençlik Elçisi Resul Hüseynzade’nin konuşmacı olduğu oturumda gençler; iklim krizi, kuraklık, ulaşım, spor alanları, afetler, bisiklet yolları, yaşam alanları ve karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istediklerini anlattı.
“ŞİMDİ YENİDEN BAŞLAMA ZAMANI”
Forumun kapanış konuşmasını DSÖ Bilim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay yaptı. Kentlerin çok katmanlı krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Okyay, küresel ölçekte servet ve gücün belirli kesimlerde toplandığını ve bunun demokrasi üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Okyay, “Su politikaları bir yerde, gıda politikaları bir yerde, enerji politikaları başka bir yerde. Ama afetler ve krizler ayrı ayrı çıkmıyor. Bilginin disiplinler arası akışına ihtiyacımız var” dedi. Okyay konuşmasının sonunda “Şimdi yeniden başlama zamanı” ifadelerini kullandı.





