Ekranların yükselen yıldızı: Betül İsaoğlu artık Lider Haber'de!
Televizyon ekranlarının dinamik ve birikimli ismi Betül İsaoğlu, başarılı medya kariyerine bir yenisini daha ekledi. Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümü mezunu olan, spikerlik-sunuculuk eğitimini Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde tamamlayan İsaoğlu; deneyimle harmanladığı enerjisiyle artık Lider Haber ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Medya kariyerine Beşiktaş TV'de yaptığı stajla adım atan Betül İsaoğlu, Radyo Gedik ve Haber İstanbul TV gibi çeşitli platformlarda spor ve magazin içeriklerinde çalışarak yetkinliğini ortaya koydu. Spor Sayfası adlı canlı yayın programındaki performansıyla dikkat çeken İsaoğlu, pandeminin ardından BBNTürk TV’de spor editörü olarak görev aldı. Faik Çetiner’in sunduğu Bizim Stadyum programının hazırlık sürecinde aktif rol üstlendi. Aynı kanalda hafta sonu spor bültenlerinden, hafta içi ana haber sunumuna kadar birçok alanda ekran önünde ve arkasında görev aldı. Bu süreçte disiplinli yapısı, güçlü diksiyonu, doğal ekran enerjisi ve estetik duruşuyla medya sektöründe adından sıkça söz ettiren İsaoğlu, daha sonra Turkuvaz Medya Grubu bünyesindeki A Spor’da da başarılı bir dönem geçirdi. Son olarak Lider Haber’e transfer olan Betül İsaoğlu, hafta içi spor bültenleri, hafta sonu ise tüm gündüz kuşağı haber saati programının sunumunu üstleniyor. Spor bilgisi, yorum gücü ve canlı yayın tecrübesiyle haber merkezine büyük katkı sağlayan İsaoğlu, genç yaşına rağmen medyada çizdiği istikrarlı kariyer grafiğiyle dikkat çekiyor. Pozitif enerjisi, etkileyici ekran duruşu ve profesyonelliği ile Lider Haber ekranlarında kısa sürede fark yaratan Betül İsaoğlu’nun, medya dünyasında çok daha büyük başarılara imza atacağına şüphe yok.
Porselenin ruhuna dokunan sanatçı: Burçin Sezer
Zerafetin, doğallığın ve estetiğin izini sürüyor...
Trakya Üniversitesi Seramik Bölümü mezunu olan Burçin Sezer, 20 yılı aşkın süredir toprağa, kille şekil veriyor; geçmişin izlerini taşıyan, geleceğin antikalarına aday porselen eserler üretiyor. Sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda bir eğitmen, bir kültür taşıyıcısı, bir ilham kaynağı. Onun için sanat bir meslekten çok daha fazlası: “Sanat, benim yaşam ve kendimi ifade etme biçimim” diyen Sezer’in hayatı, porselenle adeta örülmüş bir anlatı niteliğinde.
Seramik sanatına olan tutkusu, üniversite yıllarında değerli hocalarından ve Avanos’taki usta çömlekçilerden aldığı ilhamla daha da pekişmiş. Kilin sabrını, fırçanın özgürlüğünü keşfettikçe sanatında daha da derinleşmiş. Bugün kendi atölyesinde, incelikli detaylarla bezediği porselen ürünleriyle, kültürel mirasımıza kalıcı izler bırakıyor. Her biri eşsiz, tekrar etmeyen tasarımlarında doğadan ilham alıyor; yaprakların kıvrımı, suyun akışı, gökyüzünün renk geçişleri, onun eserlerinde hayat buluyor.
Burçin Sezer’in en sevdiği çalışmalardan biri ise Türk kahvesi fincanları. Ancak sıradan değil; her biri bir sorunun, bir hissin cevabı gibi: “O gün nasıl bir fincanda kahve içmek isterdim?” sorusuyla başlayan her eser, onun ruh halinin fırçaya, oradan da porselene yansıyan bir izdüşümü. Kendi deyimiyle “Tekrarı sevmem” diyen Sezer, özgünlükten ödün vermeden çalışıyor. Eserlerinde dinginlik, huzur ve aynı zamanda bir merak duygusu uyandırmayı hedefliyor.
Bugüne dek birçok öğrenci yetiştiren Sezer, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projelere de imza attı. Kişisel sergiler açtı, eserleri sanatseverlerle buluştu. Hem sanatçı yönü hem kültürel duyarlılığıyla dikkat çeken Burçin Sezer, aynı zamanda güçlü iletişimi, vizyoner bakış açısı ve birikimiyle de öne çıkıyor.
Samatya’da doğup büyüyen Sezer, bu çok kültürlü semtin renkli ve tarihî dokusunun sanatına yadsınamaz bir katkısı olduğuna inanıyor. “Doğup büyüdüğünüz yer hayata bakışınızı şekillendirir,” diyen sanatçı, Samatya’nın mozaik yapısının kendi sanatsal bakışını beslediğini dile getiriyor.
Burçin Sezer’in eserlerine bakan biri sadece bir porselen ürüne değil, aynı zamanda onun ruhundan kopup gelen bir anlatıya, doğaya, zamana ve duyguya da tanıklık ediyor. Yetenekleri, çok yönlü sanat anlayışı, kendine özgü tarzı ve pozitif enerjisiyle Türk seramik sanatında fark yaratmaya devam ediyor.
Medyanın parlayan yıldızı: Kübra Çelebi
Gazetecilik bir tutkuysa, Kübra Çelebi bu tutkunun hayat bulan en güçlü örneklerinden biri… 1995 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa’da dünyaya gelen Kübra Çelebi, genç yaşına rağmen medya dünyasında dikkat çeken bir kariyer grafiği çiziyor. İlk öğrenimini Ülkü İlköğretim Okulu'nda, lise eğitimini ise İbrahim Turhan Anadolu Lisesi'nde tamamlayan Çelebi, Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Ancak eğitim hayatı bununla sınırlı kalmadı. Medya alanındaki bilgisini derinleştirmek isteyen Çelebi, şu anda Gelişim Üniversitesi TV Programcılığı Bölümü'nde ikinci üniversite eğitimine devam ediyor. Medya serüvenine 2013 yılında Ege Üniversitesi Televizyonu'nda muhabir olarak adım atan Çelebi, aynı yıl Başkent İletişim Bilimleri Akademisi'nde diksiyon, spikerlik ve sunuculuk eğitimi aldı. 2014’te Ege Ajans’ta özel haberler üretmeye başlayan başarılı isim, kısa süre sonra Ege TV ekranlarında sunuculuk görevine getirildi. TRT İzmir’de haber ve radyo departmanlarında yaptığı staj ile mesleki donanımını pekiştiren Çelebi, Radyo Ege Kampüs’te sunduğu “Dipnot” adlı gece programıyla da büyük beğeni topladı. 2018 yılında mezuniyetinin ardından Basın İlan Kurumu’nun düzenlediği Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi programını kazanarak İstanbul’a dönüş yaptı. Burada Tünaydın Gazetesi’nde görev aldı ve bir yandan da çeşitli yapım şirketlerine diksiyon eğitimi vermeye başladı. 2020 yılında CTT TV ekranlarında sunuculuk yaptı, sırasıyla Paraanaliz.com ve Yeniçağ TV’de ekonomi haberlerine imza attı. Sahip olduğu güçlü analiz yeteneği ve kendine özgü yorumlarıyla ekonomi medyasında fark yarattı. 2024 yılında İhlas Yayın Holding bünyesindeki tgrt.com’da SEO ve ardından ekonomi editörlüğü görevlerini üstlendi. Bugün ise, Türkiye'nin köklü medya kuruluşlarından biri olan Demirören Medya çatısı altındaki milliyet.com’da gündem editörü olarak görev yapıyor. Kübra Çelebi, yalnızca mesleki başarılarıyla değil; kendine özgü sunum tarzı, güçlü kalemi, vizyoner gazetecilik anlayışı ve pozitif enerjisiyle de dikkat çekiyor. Çok yönlü birikimi, özgün ekran yüzü ve etkileyici iletişimiyle hem ekran başındaki izleyicinin hem de medya dünyasının gözdesi haline gelen Çelebi, “yeni nesil gazetecilik” kavramının yaşayan örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Bugünün hızla değişen medya ortamında sağlam duruşuyla öne çıkan Kübra Çelebi, haberi sadece aktarmakla kalmıyor, derinliği olan bir bakış açısı sunarak kamuoyunun nabzını tutmaya devam ediyor. Onun için gazetecilik sadece bir meslek değil, aynı zamanda topluma ışık tutan bir sorumluluk.
Maher Zain’den stadyumda tarihi konser
40 bin Gençle Dev Koro.... Dünyaca ünlü sanatçı Maher Zain, Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda düzenlenen TÜGVA Yaz Okulları Finali kapsamında on binlerce genç hayranıyla buluştu. Yaklaşık 40 bin kişinin katıldığı dev konserde, izleyicilerin büyük bölümünü gençler oluşturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte TÜGVA davetlisi olarak sahneye çıkan Lübnan kökenli İsveçli sanatçı Maher Zain, seslendirdiği şarkılarla sevenlerine coşku dolu anlar yaşattı.
Türkiye’nin dört bir yanından doğudan batıya, kuzeyden güneye gelen hayranları, Maher Zain’in şarkılarına hep birlikte eşlik etti. Şırnak’tan Trabzon’a Adana’dan Manisa’ya kadar tüm şehirlerden binlerce kilometre öteden gelen binlerce öğrenci stadyumu adeta dev bir koro haline getirdi.
Lübnanlı Maher Zain Türkçesiyle alkış aldı
7’den 70’e herkesin yoğun ilgi gösterdiği konserde, dünya starı Maher Zain çoğunluğu gençlerden oluşan hayran kitlesine Türkçe olarak “Gençler, nasılsınız?” diye seslenmeyi de ihmal etmedi.
Maher Zain, en sevilen şarkı ve ilahilerini gençler için seslendirdi. Etkileyici performansının ardından binlerce kişi duygusal anlar yaşayarak gözyaşlarını tutamadı. Duygusal anlar yaşayan genç Maher Zain hayranları: “Maher ruhumuza dokundu, bu bizim için sadece bir konser değil kalpten kalbe giden bir yolculuktu. Ruhumuza dokunan bir çağrı yaşadık adeta” dedi.
Merve Bektaş: Psikolojiden podyuma uzanan ışıltılı bir yolculuk
Klinik psikolog kimliğiyle insan ruhuna dokunan Merve Bektaş, modellik dünyasında da adından söz ettiriyor. Çok yönlü yapısı ve etkileyici duruşuyla hem akademik hem de estetik alanda kendine sağlam bir yer edinen Bektaş, başarılarla dolu modellik kariyerine 2022 yılında adım attı.
2023 yılında düzenlenen Best Model of North Cyprus yarışmasında ikincilik tacını kazanarak dikkatleri üzerine çeken Bektaş, bu başarısını 2024 Ekim ayında Top Model of University yarışmasında aldığı dördüncülük ve En İyi Fizik ödülü ile taçlandırdı. Sadece bir model değil, aynı zamanda sahnede bir duruş, bir karakter ve bir zarafet taşıyan Bektaş, modellik anlayışını bir kimlik haline getiriyor.
Merve Bektaş’ın modellik yolculuğu, Kıbrıs’ta dünyaca ünlü tasarımcı Ali Karoui’nin defilesinde yürüme fırsatı bulmasıyla uluslararası bir boyut kazandı. Modellik kariyerinde Özer Akkeleş’in öncülüğünde ilerleyen Bektaş, podyumdaki özgün tarzı, güçlü iletişimi ve kendine has ışığıyla moda dünyasının yeni gözdesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Klinik psikoloji alanındaki akademik birikimiyle insanı hem dıştan hem içten okuyan Merve Bektaş, sadece güzelliğiyle değil; vizyonu, pozitif enerjisi, düzgün fiziği ve kendine özgü yüz hatlarıyla da dikkat çekiyor. Her adımıyla profesyonelliği ve zarafeti birleştiren Bektaş, modern zamanların çok yönlü kadın figürünü başarıyla temsil ediyor.
Merve Bektaş, kariyerini yalnızca podyumlarla sınırlamıyor; aynı zamanda güçlü iletişimi ve etkileyici duruşuyla genç kadınlara ilham vermeye devam ediyor. Güzellik, zeka ve zarafetin buluştuğu bu özel isim, önümüzdeki dönemlerde hem moda dünyasında hem de psikoloji alanında daha çok konuşulacak gibi görünüyor.
Sinem Tamur’dan ilham veren yeni program: İş’te Spor
Ekranların başarılı sunucusu ve podyumların dikkat çeken ismi Sinem Tamur, medya kariyerine güçlü bir adımla geri döndü. Güzelliği, zarafeti ve bilgi birikimiyle hem ekranda hem akademide iz bırakan Tamur, şimdi de Habertürk Spor ekranlarında her hafta ilham veren bir yolculuğa çıkıyor: İş’te Spor.
Her pazar saat 12.00’de izleyiciyle buluşan programda, iş dünyasının başarılı isimleri konuk ediliyor. Girişimcilik, liderlik ve kariyer basamaklarını sporla buluşturan İş’te Spor, iş insanlarının yaşamlarına farklı bir pencereden bakma imkânı sunuyor. Sinem Tamur’un enerjik ve profesyonel sunumuyla ekrana taşınan program, hem motivasyon kaynağı hem de başarı hikâyelerinin sahnesi olmayı hedefliyor.
Programın konsepti, yalnızca kariyer başarısına değil, konukların spora olan ilgilerine ve yaşam disiplinlerine de odaklanıyor. İzleyicilere iş ve sporun ortak paydada nasıl güç kazandırdığına dair çarpıcı örnekler sunuluyor. İş dünyasından rol modellerin hem iş hayatındaki yolculukları hem de sporla kurdukları bağ ekranlara yansıyor.
Gazetecilik kariyerinde Tivi 6, Show Türk ve Sözcü TV gibi kanallarda yer alan; akademik birikimini Gazi Üniversitesi ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde pekiştiren Sinem Tamur, İş’te Spor ile ekranda yeniden parlıyor. Sunuculuk performansıyla olduğu kadar, güçlü sorularıyla da dikkat çeken Tamur, program aracılığıyla hem medya hem spor hem de iş dünyası arasında bir köprü kuruyor.
Her hafta yeni bir başarı öyküsüne tanıklık etmek isteyen izleyiciler için İş’te Spor, pazar günlerinin vazgeçilmez programı olmaya aday. Sinem Tamur’un etkileyici sunumuyla Habertürk Spor ekranlarında iş dünyası ve sporun ilham veren kesişiminde buluşmaya hazır olun!
Sanatın düşsel yüzü: Şebnem Ersoy
Kızıl Saçlı Kadınlar ve Deniz Atlarıyla Anlatılan Masalsı Bir Yolculuk
Samsun doğumlu sanatçı Şebnem Ersoy, özgün sanatı ve çok yönlü üretimleriyle Türkiye'nin çağdaş sanat dünyasında dikkat çeken isimlerinden biri. 19 Mayıs Üniversitesi Resim-İş Bölümünden mezun olduktan sonra, 1995 yılında Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak sanat eğitimine katkı sunmaya başlayan Ersoy, sanatıyla hem öğretmeye hem de ilham vermeye devam ediyor.
Sanat yaşamı boyunca üretkenliğinden hiç ödün vermeyen Şebnem Ersoy’un resimlerinde özellikle kızıl saçlı kadınlar ve deniz atları ön plana çıkıyor. Bu figürlerle izleyiciyi düşsel, büyülü ve yeni başlangıçlara açık bir dünyanın kapısına davet eden Ersoy, renk ve kompozisyon kullanımıyla da kendine has bir dil oluşturmuş durumda.
Bugüne dek yurt içinde 10 kişisel sergi açan sanatçı, 30’dan fazla karma sergide eserleriyle yer aldı. Üyesi olduğu GÖRSED ve SAÜDER gibi sanat dernekleri aracılığıyla hem Türkiye’de hem de yurt dışında birçok sergiye katılarak uluslararası sanat platformlarında da adından söz ettirdi. Sanatçının eserlerinden biri Ankara Büyükşehir Belediyesi koleksiyonunda yer almakta; bu da onun yerel yönetimlerin sanata verdiği değerdeki yerini ortaya koyuyor.
Çok yönlü birikimiyle dikkat çeken Ersoy’un yalnızca resim değil, seramik, epoksi heykel, gravür, grafik, ebru gibi farklı disiplinlerde de çalışmaları bulunuyor. 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen Seramik Yarışması’nda kazandığı teşvik ödülü ise onun bu alandaki başarısını tesciller nitelikte.
Toplumsal farkındalık yaratmayı da sanatının bir parçası haline getiren Şebnem Ersoy, disleksiye dikkat çekmek amacıyla Fethiye’de “Disleksi Sanat İnisiyatifi” kapsamında bir sergi düzenledi. Bu sergi, izleyicilerden büyük ilgi gördü ve olumlu geri dönüşlerle sanatçının sosyal sorumluluk bilinciyle örtüşen sanatsal duruşunu gözler önüne serdi.
Yalnızca sanatıyla değil, aynı zamanda güçlü iletişimi, vizyoner bakış açısı, pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de çevresine ilham veren Şebnem Ersoy, sanatı bir yaşam biçimi olarak benimseyen örnek sanatçılar arasında yerini sağlamlaştırıyor.