Ayşegül Topaç – Şiirin, çocuk edebiyatının ve çok yönlü üretimin izinde bir kalem
Şair, yazar ve söz üreticisi Ayşegül Topaç, edebiyatın farklı alanlarında üreten çok yönlü bir isim olarak dikkat çekiyor. Şiir kitapları, çocuk kitapları ve müzik alanındaki projeleriyle üretimlerini geniş bir yelpazede sürdüren Topaç, her çalışmasında öznelliğe verdiği önemle kendine has bir anlatım oluşturuyor. Sözcüklerle kurduğu bağda samimiyeti önceleyen şair, okuru yormayan, içten ve nahif bir dilin peşinde ilerliyor. Sanatsal yaklaşımında doğrudanlık ve öz aktarımı temel alan Ayşegül Topaç, hem bireysel hem de kolektif üretimlerde aktif rol alıyor. Albüm çalışmalarından edebî projelere kadar geniş bir alanda üretmesini ise “özden geleni aktarma” isteği besliyor. Topaç, eserlerinde geleneksel şiir damarından da beslenen bir çizgi sürdürürken, Karacaoğlan’ın içten söyleyişini anımsatan duruluğu da zaman zaman satırlarına yansıtıyor. Ayşegül Topaç’ın üretim dünyasında öne çıkan güncel çalışmalardan biri de Lemurya ve Atlantis adlı derleme kitabı. Koç Yayınları tarafından yayıma hazırlanan ve Av. Mustafa Asım Kahyaoğlu’nun editörlüğünde şekillenen bu özel proje, 36 yazarın katkısıyla oluşturuldu. Sanatçı Sevtap Ünal’dan radyo programcısı “Gecenin Melon Şapkası”na ve farklı sanat–yazar dostlarına kadar pek çok ismin yer aldığı derleme, Topaç’ın derleyen olarak sürece eşlik ettiği kolektif bir çalışma olarak şu anda baskı aşamasında okurla buluşmaya hazırlanıyor.
Ayşegül Topaç’ın yaratıcılığına yön veren bu çok boyutlu yaklaşım; çocuk okurlarıyla buluşan kitaplarında, şiirlerindeki lirizmde ve müzik çalışmalarındaki söz dünyasında kendini hissettirmeye devam ediyor.
Sonuç:
Ayşegül Topaç, edebiyatın ve sanatın farklı alanlarında üreten bir kalem olarak hem içtenlikten ödün vermeyen hem de kendi sesini büyütmeye devam eden bir isim olmayı sürdürüyor.
Elif Torlak: Spikerlikten sosyal medya ikonuna
Radyo spikerliğinde yıllarca başarılı işlere imza atan Elif Torlak Şenoğlu, artık sosyal medyada da adından söz ettiriyor. Profesyonel kariyerinde gösterdiği disiplin ve titizliği, influencer kimliğinde de sürdüren Şenoğlu, Instagram üzerinden takipçilerine stil önerileri, yaşam tarzı paylaşımları ve Ankara cemiyet hayatından özel kareler sunuyor. Ankara’nın en gözde restoranlarından marka etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede tanıtım ve konu mankenliği yapan Elif Torlak Şenoğlu, sosyal medya çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Zarafeti, estetiği ve etkileyici duruşuyla takipçileriyle güçlü bir bağ kuran Şenoğlu, Instagram hesabı @eliftorlaksenoglu_ üzerinden kariyerini ve sosyal hayatını paylaşmaya devam ediyor.
Spikerlikteki profesyonelliği ve sosyal medyadaki etkili varlığıyla Elif Torlak Şenoğlu, Ankara’nın influencer dünyasında parlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
12. Etkin Eczacılık Derneği Bilimsel Kongresi Antalya’da gerçekleşti
Kongrenin sunuculuğunu Fatoş Tapan üstlendi
Antalya’da bilim, iletişim ve profesyonellik aynı sahnedeydi
Etkin Eczacılık Derneği’nin bu yıl 12’ncisini düzenlediği Bilimsel Kongre, Antalya’da gerçekleştirildi. “Öz bakım eczanede gerçekleşir” anlayışıyla üç gün süren kongre; alanında uzman, birbirinden değerli doktor ve eczacıları bir araya getirerek yılın en prestijli bilimsel organizasyonlarından biri oldu. Güncel sağlık yaklaşımlarının, eczacılıkta öz bakım uygulamalarının ve multidisipliner bakış açılarının ele alındığı kongre, zengin bilimsel içeriği ve güçlü program akışıyla katılımcılardan tam not aldı. Yoğun ilgi gören oturumlar, mesleki gelişime katkı sunarken sektördeki güncel yaklaşımlara da ışık tuttu. Kongrenin sunuculuğunu üstlenen Fatoş Tapan, profesyonel sahne hâkimiyeti, güçlü iletişim dili ve dinamik anlatımıyla organizasyonun öne çıkan isimlerinden biri oldu. Üç gün boyunca kongrenin temposunu başarıyla yöneten Tapan, bilimsel içerik ile dinleyici arasında etkili bir köprü kurdu. Akıcı anlatımı, programa hâkimiyeti ve enerjik sunum tarzı, uzun ve yoğun oturumlar boyunca katılımcıların dikkatini diri tuttu. Yer yer esprili üslubuyla salondaki enerjiyi yükselten Fatoş Tapan, yalnızca bir sunucu değil; kongrenin ritmini belirleyen önemli bir unsur olarak dikkat çekti. Profesyonelliği ve sahnedeki doğal duruşu, organizasyonun kurumsal kimliğini daha da güçlendirdi. Bilimsel paylaşımların yanı sıra etkileşimi yüksek oturumlarıyla da öne çıkan Etkin Eczacılık Derneği 12. Bilimsel Kongresi, yılın sonuna damga vuran organizasyonlar arasında yerini aldı. Başarılı sunuculuğuyla hafızalarda iz bırakan Fatoş Tapan, bu önemli buluşmanın en çok konuşulan isimlerinden biri olurken; kongre, eczacılık alanında bilginin, iletişimin ve profesyonel sunumun gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Gülgökçe Korkmaz’dan zirveye manifest: “Sarı Odalar”
Oyunculuk ve sunuculuk kariyerinin ardından uzun yıllardır müzikte iddialı çalışmalarla adından söz ettiren Gülgökçe Korkmaz, sözü müziği kendisine ait ardarda çıkardığı şarkılarla müzik dünyasındaki yerini sağlamlaştırdıktan sonra 2026 yılına “Zirve Manifestim” dediği Sezen Aksu imzalı “Sarı Odalar” coverıyla giriyor.
30 Aralık’ta tüm dijital platform ve müzik kanallarında izleyicilerle buluşacak olan Sarı Odalar şarkısının klip çekimleri GalataPort ' da gerçekleşti. “Sarı Odalar” için uzun süre önce sarışın olan ve şarkının ruhunu tamamlayan bir imajla kamera karşısına geçen Gülgökçe Korkmaz, nostalji ve moderni harmanlayan bir çalışmayla şarkıya yeni bir ruh kattığını dile getirdi.
Gülgökçe Korkmaz bir Sezen Aksu şarkısı yorumlama şansı bulmanın kendisi açısından önemini vurgularken, “Sarı Odalar müzikteki zirveye olan mesajım oldu. Herkesin kağıtlara manifest yazdığı dönemde, ‘Bir gün Sezen Aksu söyleyeceğim’ demiştim. Sarı Odalar yorumlama fırsatı bulduktan sonra bu şarkının kariyerimde dönüm noktası olacağını düşünüyorum” dedi.
İpek Akkuş: Ekranın genç sesi, başarının yol haritasını çizen sunucu
Türkiye’de yeni nesil medya yüzleri arasında ışığı giderek güçlenen bir isim var: İpek Akkuş. 12 Mart 2001’de İstanbul’da doğan Akkuş’un hikâyesi, çocukluk yıllarında sahnenin kenarında değil, tam ortasında başlıyor. İlkokul ve ortaokuldaki okul etkinliklerinin sunumlarını üstlenmesi, onun için yalnızca bir görev değil; ileride kuracağı kariyerin erken bir işaretiydi.
Meslek rotasını genç yaşta belirleyen Akkuş, Aydın Doğan Lisesi Gazetecilik Bölümü’nü tamamladıktan sonra medya disiplinine hem teori hem pratik anlamda adım adım hâkim oldu. Lise yıllarında Hürriyet Gazetesi ve Yenises Gazetesi’nde yaptığı stajlar, haber mutfağının ritmini yakından solumasını sağladı. Ardından Atatürk Üniversitesi Reklamcılık Bölümü’nden mezun olarak iletişim alanındaki bilgisini genişletti.
Profesyonel hayata bir reklam ajansında editör ve sunucu olarak başlayan Akkuş, sahneye hazırlıklı çıktığını kısa sürede kanıtladı. Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nden aldığı diksiyon, spikerlik ve sunuculuk sertifikası, bu alandaki duruşunu daha da güçlendirdi. Bugün ise Ekotürk TV ekranlarında yayımlanan Başarı Atlası programının sunuculuğunu üstleniyor.
“Başarı Atlası”, iş dünyasının dikkat çeken, yenilikçi ve ilham veren isimlerini konuk eden bir program… Her bölümde farklı sektörlerden liderlerin hem başarı hikâyelerini hem de zorluklarla dolu yolculuklarını izleyiciyle buluşturuyor. İş modelleri, girişimcilik vizyonu, yeni nesil stratejiler ve kişisel motivasyon üzerine derinlikli sohbetler, programın ayırt edici kimliğini oluşturuyor. Akkuş’un güçlü iletişimi, sektörel merakı, disiplinli hazırlık süreçleri ve pozitif ekran enerjisi ise programın en çok öne çıkan unsurları arasında. Aynı zamanda eğitim yolculuğuna devam eden genç sunucu, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde lisans eğitimini sürdürüyor. Çok yönlü bir birikime sahip olması, özgün projeleri, vizyoner bakışı ve ekran yansımasına taşınan doğal ışıltısıyla dikkat çekiyor. İpek Akkuş, hem yeni nesil iletişim dilini başarıyla kullanan bir ekran yüzü hem de kendi kariyer rotasını kararlılıkla çizen genç bir profesyonel. Onun hikâyesi, bugün hayal kuran gençlere, yarının iş dünyasında kendi sesine güvenenlere uzanan bir davet niteliğinde… ✨
Nehir Tümer: Haberden spora, tutku ve enerjisiyle ekranlarda parlıyor
İzmir doğumlu Nehir Tümer, 5 Mart 1993’te dünyaya geldi. Eğitim hayatını başarıyla tamamlayan Tümer, 2015 yılında Ege Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünü bitirdi. Spikerlik ve sunuculuk alanındaki yetkinliğini ise özel bir akademide aldığı eğitimlerle pekiştirdi. Akademide ayrıca Halkla İlişkiler Uzmanı ve usta öğretici olarak görev aldı. Profesyonel kariyerine 2016 yılında Show TV’de stajyer olarak başlayan Tümer, gündüz kuşağı programında asistanlık ve muhabirlik yaptı. Haber ajanslarında editörlük tecrübesi de bulunan Tümer, 2021 yılında Haber Global televizyonunda program prodüktörlüğüne başladı. Kısa süre içinde haber merkezine geçen başarılı spiker, Şubat 2022’den 2025 sonbaharına kadar Haber Global’de gece bültenini sunarak izleyicilerle buluştu. 2023-2024 döneminde hafta sonu sabah bültenlerini sunan Tümer, 2024-2025 döneminde sadece spikerlik değil, iç ve dış siyaseti kapsayan haber programı sunuculuğu da yaptı. Bir süre önce Haber Global’den ayrılma kararı alarak kariyerinde yeni bir sayfa açan Nehir Tümer, artık spikerlikte uzmanlaştığı spor alanına yöneliyor. Özellikle Galatasaray’a olan tutkusu ile bilinen Tümer, enerjisi, pozitif yaklaşımı ve özgün çalışma tarzı ile ekranlarda dikkat çekiyor. Nehir Tümer, çok yönlü birikimi, vizyonu ve güçlü iletişim yeteneği ile sadece izleyicilerin değil, meslektaşlarının da takdirini kazanıyor. Işıltısı, enerjisi ve güzelliğiyle fark yaratan Tümer, gelecekte spor spikerliği ve sunuculuk alanında adından daha çok söz ettirmeye hazırlanıyor.
Ekranların güven veren sesi: Tümer Doğru
1971 yılında Van’da dünyaya gelen Tümer Doğru, Türkiye’de haber spikerliği ve yayıncılık denildiğinde güven, istikrar ve nitelik kavramlarıyla anılan isimlerden biri. İlköğretim ve lise eğitimini Bursa’da tamamlayan Doğru, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikîsi Devlet Konservatuvarı’nda alarak ses, ritim ve dil hâkimiyetinin temellerini erken yaşta attı. Bu birikimini Türk Dili ve Edebiyatı ile diksiyon alanında Altan Varol’dan aldığı eğitimlerle pekiştirdi.
Profesyonel kariyerine ulusal markaların reklam seslendirmeleriyle başlayan Tümer Doğru, kısa sürede belgesel anlatıcılığı alanında da öne çıktı. National Geographic ve Discovery Channel için yaptığı belgesel seslendirmeleri, onun yalnızca bir spiker değil, aynı zamanda güçlü bir anlatıcı olduğunu ortaya koydu.
Televizyon ekranlarındaki yolculuğu 1997 yılında Flash TV’de haber spikerliği ve program sunuculuğuyla başladı. Ardından Kanal 6’da spor spikerliği ve ekonomi programı sunuculuğu yaptı. Kanal E’de (daha sonra CNBC-e) sunduğu “Gündem” adlı aktüel programla güncel olaylara analitik bir bakış kazandırdı. Bu süreçte NTV ve ATV’de dış yapım program seslendirmelerinde de yer aldı.
2001 yılından itibaren Kanal 7 bünyesinde görev alan Tümer Doğru, önce sabah haberlerini, ardından Ana Haber’i sunmaya başladı. Yıllardır kesintisiz sürdürdüğü bu görev, onun ekranlardaki kalıcılığının ve izleyici nezdindeki güvenilirliğinin en güçlü göstergesi olarak öne çıkıyor. Doğru, 2008 yılında RTÜK tarafından “Doğru ve Güzel Türkçe Kullanımı” ödülüne layık görülerek mesleki yetkinliğini resmî bir takdirle taçlandırdı.
Mesleki bilgisini akademik alana da taşıyan Doğru, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde radyo ve televizyon sunuculuğu dersleri verdi. 6 Şubat depremlerinin ardından düzenlenen ve tüm ulusal kanalların ortak canlı yayınladığı “Tek Yürek” yardım gecesinde sekiz sunucudan biri olarak yer alması, onun toplumsal sorumluluk bilincini de gözler önüne serdi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen Kanal 7’nin 30. yıl dönümü programını sunarak önemli bir organizasyona imza attı.
Radyo 7 Haber Yönetmeni Serda Doğru ile evli olan Tümer Doğru’nun 19 yaşında bir kız çocuğu bulunuyor. Çok yönlü birikimi, kendine özgü çalışma disiplini, özgün projeleri, vizyonu, güçlü iletişim becerisi, karizması ve pozitif enerjisiyle Tümer Doğru, Türk televizyonculuğunda saygın ve kalıcı bir duruşun temsilcisi olmaya devam ediyor.
İğne ucunda arkeoloji ve edebiyat: Zeynep Özcan’ın çok disiplinli sanat yolculuğu
1992 İstanbul doğumlu yazar, editör ve nakış sanatçısı Zeynep Özcan, edebî ve arkeolojik nakış alanındaki özgün çalışmalarıyla son dönemin dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor. İplikle resim tekniğini fotoğraf, kâğıt, kumaş ve farklı yüzeylere uygulayan Özcan, iğne ucunu bir ifade ve yüzleşme alanına dönüştürerek geçmiş ile bugünü aynı kompozisyonda buluşturuyor. Sanat pratiğini arkeoloji, edebiyat, tarih ve tiyatro gibi disiplinlerle besleyen Özcan, Türkiye’nin yanı sıra yurt içinde ve yurt dışında eğitimler veriyor.
Mesleki hayatına Yemek ve Kültür Dergisi’nde başlayan Özcan, burada yayın koordinatörlüğüne kadar yükseldi. Bir lisede öğretmenlik yaptı ve hâlen aynı kurumda yazarlık seminerleri veriyor. On yılı aşkın süredir köşe yazıları ve röportajları yayımlanan sanatçı, dijital ortamda yayın yapan Edebiyat Sanat Hayat Dergisi’nin de kurucusu. Ayrıca Haberlercom’da düzenli köşe yazıları kaleme alıyor.
Özcan’ın nakış eserleri Türkiye’nin farklı şehirlerinde önemli sergilerde sanatseverlerle buluştu. İznik Müzesi ve Bursa Nosab Galeri’de Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Osman Hamdi Bey’in Bursa’sı” sergisinde “İplikle Osman Hamdi Bey Portresi” baş eser olarak yer aldı. Gaziantep Sanat Merkezi’ndeki “İlmek İlmek Zeugma” sergisi, İzmir’de Gaia – İpliğin Senfonisi, Colorscape ve Edebiyatın Kadınları I gibi sergiler de geniş ilgi gördü. Şimdilerde Üsküdar Belediyesi ev sahipliğinde, Kültürel Miras Taşıyıcısı Zekiye Ensari kuratörlüğündeki Nakışlarla İlmek İlmek Zeugma Sergisi’nde İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor.
Sanatçı, arkeolojik nakışı “buluntuların, kabartmaların ve eski şehirlerin görsel belgeleri üzerine iplikle yapılan yeni bir kazı yöntemi” olarak tanımlıyor. Sıklıkla İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki eserlerden ilham alan Özcan, toprağın katmanlarında saklı hikâyeleri iplikle yeniden yorumluyor.
Yeni projeleri arasında NASA’nın uzay fotoğrafları, Göbeklitepe ve Karahantepe buluntuları, Celsus Kütüphanesi, Mario Levi anısına hazırlanan kitap kapakları, Monet’nin Nilüferleri ve tiyatro üzerine nakış çalışmaları yer alıyor. Özcan, nakış sanatının gelecekte çok daha güçlü bir yere sahip olacağını vurgulayarak, bu alanda ilerlemek isteyenlere “gelenekten ilham almayı ve çokça pratik yapmayı” öneriyor. Edebî çalışmalarını Eleştirmen ve Akademisyen Çiğdem Ülker’in eğitmenliğinde, rehberliğinde yürütüyor. “Kaderin Başkentinde Kadın” öyküsüyle yer aldığı, Jale Sancak ve Fuat Sevimay’ın yönetimindeki Yüzleşmeler adlı kolektif kitap okurla buluşmak üzere gün sayıyor.