Şaşılık tedavisinde cerrahi yöntemler uzun yıllardır en bilinen seçeneklerden biri olsa da, uzmanlar her hastanın ameliyat olmak zorunda olmadığını belirtiyor. Uygun vakalarda uygulanan botulinum toksini (botoks) tedavisinin, göz kaslarındaki dengeyi sağlayarak başarılı sonuçlar verebildiği ifade ediliyor.
Liv Hospital Ulus Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Betül Tuğcu, şaşılığın yalnızca estetik bir problem olmadığını, aynı zamanda çift görme, derinlik algısında bozulma ve yaşam kalitesinde düşüşe neden olabilen önemli bir göz rahatsızlığı olduğunu söyledi. Tuğcu, tedavi planının hastanın yaşı, kaymanın nedeni ve derecesine göre kişiye özel hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Tuğcu, toplumda şaşılık denildiğinde ilk olarak cerrahi tedavinin akla geldiğini ancak bazı hasta gruplarında botoks uygulamasının ameliyat ihtiyacını azaltabildiğini ya da tamamen ortadan kaldırabildiğini belirtti. Özellikle erken dönemde doğru hastaya uygulandığında yöntemin oldukça başarılı sonuçlar verdiğini dile getirdi.
AMALİYATA GEREK KALMIYOR
Botoks tedavisinin çalışma mekanizmasına ilişkin bilgi veren Tuğcu, şaşılığa neden olan kas dengesizliğinin geçici olarak düzenlendiğini ifade etti. Fazla çalışan göz kasına uygulanan botoksun bu kası gevşettiğini, böylece zayıf kalan kasın gözü orta hatta çekmesine fırsat tanıdığını belirten Tuğcu, beynin de bu süreçte gözlerin yeni pozisyonuna uyum sağlayabildiğini kaydetti. Bazı hastalarda ilacın etkisi sona erse bile elde edilen düzelmenin kalıcı olabileceğini söyledi.
Tedavinin her şaşılık türü için uygun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tuğcu, en başarılı sonuçların göz kası felçlerine bağlı ani gelişen şaşılıklarda görüldüğünü aktardı. Ayrıca bazı doğumsal şaşılık türlerinde, ameliyat sonrası kalan küçük kaymalarda ve aralıklı şaşılık vakalarında da botoks uygulamasının etkili bir seçenek olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Çocuk hastalarda da uygun koşullarda botoks tedavisinin tercih edilebildiğini belirten Tuğcu, özellikle genel anestezinin risk oluşturabileceği durumlarda bu yöntemin minimal invaziv bir alternatif sunduğunu söyledi. Erken dönemde yapılan uygulamaların göz kasları arasındaki dengeyi destekleyerek iki gözle görme yetisinin gelişimine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Yaklaşık 3 ila 5 dakika süren uygulamanın yetişkinlerde çoğunlukla damla ile yapılan lokal anestezi altında gerçekleştirildiğini aktaran Tuğcu, işlem sırasında EMG cihazıyla hedef kasın belirlenerek enjeksiyon yapıldığını ifade etti. Cerrahi kesi veya dikiş gerektirmeyen tedavi sonrasında hastaların aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini belirtti.