Şehir hastaneleri mi? Devlet hastaneleri mi?

Abone Ol

Benim ısrarım devlet hastaneleri ülkemizin olmazsa olmazlarıdır. Ancak Sağlık Bakanlığı şehir hastaneleri konusunda oldukça ısrarlı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, yapımı devam eden 14 şehir hastanesinin daha açılmasının ardından, toplam 33 şehir hastanesi ile hizmet vereceğini ifade ediyor. Son zamanlarda gündemi meşgul eden önemli konulardan biri olan  şehir hastanelerinin otoyol, köprü, havaalanı mantığıyla yani, yap işlet devret sistemiyle yapılması, ve genel olarak şehir dışlarında yapılmış olmaları, şehir hastanelerinin bedelsiz olarak şirketlere tahsis edilen hazine arazileri üzerine yaptırılması, söz konusu hastanelerde Sağlık Bakanlığı’nın kiracı olması. Sağlık Bakanlığı’nın bina sahibi olan şirketlere ortalama 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödemesi başlı başına sorundur. Şehir hastaneleri projesini İngiltere’nin 1990’lı yıllarda uyguladığı ve kamuya çok büyük yük getirdiği gerekçesiyle uygulamadan vazgeçildiği bilinen gerçektir.

2011’DE AÇILDI

Ülkemizde ise ilk şehir hastanesi 2011 yılında açıldı. Dünyanın terk ettiği denenmiş sistemleri bizim tekrar denememiz ne kadar sağlıklı okuyucularımızın takdirine bırakıyorum. Vatandaşlarımıza hizmet etmek elbette önemli. Sağlık Bakanlığımızın asli görevi sağlık hizmetleri sunumunun vatandaşlarımıza nasıl daha verimli olacağını hesap etmesi, sağlık sistemimizin ülkemizin ekonomik, sosyal ve coğrafi şartlarını göz önüne alarak en uygun sistemi uygulamasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, sosyal bir devlet olmasından dolayı anayasamıza göre sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlarımıza eşit ve ücretsiz verilmesi gerekir. Yani önceliğin şehir hastanelerinde olduğu gibi para kazanmak değil, vatandaşın sağlığı olması gerekliliğinden vazgeçilmemelidir.

Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli asli görevi koruyucu sağlık hizmetini en iyi şekilde vermek ve vatandaşı hasta etmemektir. Eğer Sağlık Bakanlığı’nın hedefi vatandaşlarımıza, kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti vermekse bunun çözümü; hastaların, hasta yakınlarının, hastanenin bir ucundan diğer ucuna yüz metrelerce yol yürümesi, gerek toplu taşıma araçlarıyla, gerek özel araçlarla ulaşımı zor olan şehir hastanelerini açmak değildir. Çözüm; ikinci üçüncü basamak sağlık hizmetleri sunumun, Devlet hastaneleri sistemiyle nüfus dağılımına göre, yatak sayıları 100 ile en fazla 500 olan devlet hastanelerine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. En iyi hastane vatandaşa en yakın olan hastanedir. Öncelikle vatandaşlarımızın rahat ulaşabileceği, tahlil, tetkik, görüntüleme hizmetlerini en az zahmetle alabileceği butik hastaneler, devlet hastaneleri ve üçüncü aşamada daha donanımlı hastanelere ihtiyaç vardır. Ve aynı zamanda dal hastanelerine de ihtiyaç vardır. Mesela çocuk hastanesi, göğüs hastanesi, ortopedi hastaneleri gibi.

Şehir hastanelerinin ana sözleşmelerinde, açılacak olan şehir hastanesinin yatak sayısı kadar, diğer hastanelerdeki yatakların  kapatılacak olmasıdır. Yeni açılan pek çok şehir hastanesinin çevresindeki devlet hastaneleri bu gerekçeyle kapatılmıştır. Tabii şehir merkezlerinde kapatılan devlet hastanelerinin arsa değerlerini de gözden kaçırmamakta fayda vardır. Şehir hastanelerinde çalışan açısından bakarsak olay çok daha zorlu geçeceğe benzemektedir. Genellikle şehir dışında yapılan şehir hastanelerine ulaşım oldukça zor olmaktadır. Tabii sağlıkta en önemli nokta böyle binlerce yataklı hastaneler yapmak değil, koruyucu sağlık hizmetlerini en iyi şekilde vermek ve vatandaşı hasta etmemektir.

Bu arada açılışının yılan hikâyesine döndüğü İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’nin açılışının 9 Eylül yani İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümüne denk getirilme çabası devam etmektedir. Bu hastane açıldığında çalışanlar ve vatandaşlar açısından zorlu bir süreç başlayacak ve en az iki yıllık bir sürede belki bazı hizmetler yerli yerine oturabilecektir.