Şeker sessizce vücudu etkiliyor

Abone Ol

Günlük hayatımız içerisinde şeker artık en çok tüketilen besinlerden biri olarak yer alıyor. Çaya atılan şeker, paketli ürünlerin içerisindekiler, tatlılar ya da içecekler. Aslında az miktarda gibi görünüyor ama yaptığımız bu tüketim günün sonunda tahmin edilenden daha yüksek bir seviyede yer alabiliyor. Fazla şekerin yarattığı etki sadece kilo artışıyla da sınırlı kalmıyor. Vücudumuz yüksek şeker tüketimine karşı her zamankinden daha farklı tepkiler de verebiliyor.

KAN ŞEKERİ

Şeker tüketimi sırasında ilk olarak kan şekeri hızla yükselebiliyor. Kısa süreli enerji artışı vücuda yükleniyor ancak bu durum her zaman kalıcı değil. Kan şekeri aslında kısa bir süre sonra hızla düşebiliyor. Kişi kendini daha yorgun hissetmeye başladığında yaşanan bu dalgalanma gün içerisinde enerji dengesi de bozuluyor. Bu sonucun ardından vücut sürekli bir iniş çıkış yaşayabiliyor.

Fazla şeker tüketimi aynı zamanda iştah üzerinde de etkili olabiliyor. Kan şekeri hızlı düştüğü zaman vücut yeniden enerji ister bu da daha fazla yeme isteği doğurur. Hatta tatlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinlere de duyulan ihtiyaç bu süre içerisinde artış gösterir. Bu döngü zaman içerisinde kontrolsüz bir beslenme alışkanlığına da sebep olur.
Uzun vadede en önemli etkilerden biri yağlanma süreçleri oluyor. Vücuda fazla alınan şeker vücut tarafından depolanırken karın bölgesinde yağlanma artar. Bu durum sadece estetik bir sorun olarak kalmamakla birlikte aynı zamanda metabolik riskleri de beraberinde getiriyor.

İNSÜLİN DENGESİ

Şekerin bir diğer etkisi de insülin dengesi üzerinde olabiliyor. Uzun süreli gerçekleştirilen yüksek şeker alımı vücudun insüline verdiği yanıtı değiştirebiliyor. Bu durum zamanla insülin direncine zemin hazırlarken insülin direncinin normalden farklı ilerlemesi vücuttaki farklı metabolik sorunlarının başlangıç noktası olarak da kabul edilebilmekte.
Fazla şeker tüketimi zihinsel olarak da hissediliyor. Kan şekeri dalgalanmaları dikkat dağınıklığına neden olurken aynı zamanda odaklanma zorluğuna ve huzursuzluk hissine de neden olabilmekte. Bunun sonucunda kişi kendini daha gergin ve dengesiz hissedebiliyor.


Şeker tüketimi aynı zamanda bağışıklık sistemi üzerinde de önemli etkilere neden olur. Fazla şeker vücudun savunma mekanizmasını zayıflatırken bu durum hastalıklara karşı da direncin düşmesini sağlar. Metabolizmanın zayıflaması sonrası kişi daha kolay hastalanabilir aynı zamanda hastalıkları daha uzun sürede atlatabilir.
Sonuçta fazla şeker tüketimi enerji dengesinden metabolizmaya gibi cilt sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok alanı da etkiliyor. Vücut bu durumu genellikle küçük sinyaller olarak gönderirken sürekli acıkma, ani yorgunluk, odaklanma zorluğu gibi birçok belirtilerde sinyallerden bazıları olabiliyor. Önemli olan ise bu işaretleri fark etmek ve aynı zamanda dengeyi korumaktır. Çünkü fazla şeker kısa süreli bir keyif sunarken aynı zamanda vücudu zorlayan bir alışkanlık haline de gelebilir.