'Senin adın neden Deniz' Gönen, Mehmet Deniz

Abone Ol

Bakmak var, görmek var. Allah'ın verdiği o güzel beyni. Kullanmamak, gayret göstermeyip tembelliğe kolaya kaçmak, sürekli boş işlere zaman harcamak da var. Sporda da kem gözler, dedikodu var, olmaz mı hiç. Menfaat dünyası, ego, megalomanlık işte başka bir şey değil. Şimdilerde de teknolojik olarak halen daha var, bitmedi, geçmedi. Vakti zamanında İzmir'de amatör kümede oynayan adı Uğur soyadı Mumcu adında futbol oynayan, sporcu arkadaş vardı. Biliyordum, not aldım. Gazeteci büyüğüm Uğur Mumcu'yu katlettiler. Durduk yere de haber yapılmaz ki. O olmaz. Yorum yapmadan, yazdım Hürriyet'te. Yeni sayılır hakemim. Sportif faaliyetleri de takip ediyorum. O zamanlar atlatma haber denen bir şey vardı. Karşılıklı masada oturan arkadaşına bile fazlaca dillendirmeden, seri şekilde haber yapmak gerekirdi. Yerinde giderek, oturduğun yerden değil. İnternet, whatsapp filan da yok. 'Neden bu haberi yaptın, başka haber mi kalmadı' demişti, biri. Gençlik işte, mangal gibi yürekte var çok şükür, aslında cevabımı beğenmeleri gerekirdi. 'Size ne' dedim. İşte tam hakem olacak adam, eğilmez, bükülmez, yalan yazmaz, konuşmaz. Diyeceğine etkili, yetkili üç beş kişi. O günden sonra yan gözle baktılar. Eşrefpaşa'dan alışkınım baksınlar, hiç sıkıntı yok. Hakemliğe devam ettim ama sonraki yıllarımı etkiledi. Şimdi anlıyorum, İzmir'im memleketim başka yere de gidemem ki. En tepelere çıkamamamın bahanesi de değil. Ama pişman da değilim. 'Önce insan sonra gazetecilik sonra hakemlik' adına. Hani şimdi gündemde. Bir şey oluyor tamam da yaşın yanında kuruda yanar, yanmamalı. Tee 30-40 sene öncesine de bakmak gerek. 'Hakem yetiştirme' lafıyla. Akrabasını, komşusunu, orada burada işine lazım olanlara tam destek olanlara ne demeli, onlar ne olacak ? Torpilin, liyakatsizliğin, riyakarlığın ağababası. İstediklerin, yükselttiler. Bugünlere geldik işte. Koşamasa da koştu saydılar, sınavları geçemese mülakat ayağıyla geçti, kazandı numarası çektiler. Öyle istedi, birileri. Bu da bir bahis oynamak değil mi ? Alın teriyle, hakemliğiyle, gözlemciliğiyle adamlığıyla yükselenler bilir, lafım olamaz. Bu bir kıskançlık fesatlık, yazısı değildir, alıcılarınızla oynamayanız. Gözlemcilerimden biri, bu gibilere gözlem(e)ci diyordum. İstediklerini hamurdan alıp, iyice yoğurup, içine dereotu tercih edilir. Tulum peyniri biraz da kenarları kıtır olmalı. İyice pişsin, pişir ki ortası hamur kalmasın, belli olmasın, koy masaya. Fazla da bekletme zaman kaybı. Sunum da önemli. Alla pulla. Eldiveninle, peçeteye sar, elin yağ olmasın. Tabağa bırak. Yiyen önemli değil, tabak temiz ve parlak olmalı mutlaka. Birilerinden medet umanlar. Hepsi öyle değil tabi. Çorbadaki sinek misali, bir tane değil. Azımsanmayacak sayıda, tencerenin her yerinde. Kolay geçen maçı zor diye rapor yazanlar, cezaya girmesi gerekirken bir üste taltif edilir, önerilir. Ahbap çavuş muhabbeti. Sonra da hakem çıkardık derler. Aslında utanmaları gerek. O desteklenen hakem kardeşim, bir şey anlamaz. Sudan çıkmış balığa döner.

KONYA BOZKIR'DAN KANADA'YA...

'Hakemliğe yatkın olmamasına rağmen', 'Futbolu bilmemesine, insanları sevmemesine rağmen'. Piyasaya sürülür, tıpkı o gözleme gibi. Bazı gözlemci ve kurul üyeleri sayesinde. Çok eksiği olmasına rağmen bir de pişkin pişin 'Ben oldum, çok iyi hakemim'e getiriyor. Öyle anlamak istiyor. Nasıl olsa kollayanları, sabit. Oysa en büyük gözeten, her yerde bizi takip ediyor, kayıtlara geçiriliyor. Açılacak kara kaplı, defter sorulacak bir bir, buna inanıyorum. Duble adaletsizlik. Çıkan hak etmiyor, ardında takip eden de yükselemiyor. Yükseltilmiyor, genç yaşta bırakıp, çekip gidiyor. Yazık, günah, ayıp değil mi ? Olan futbolculara, kulüplere, takımlara oluyor. Hata yapan, hata yaptığı sanılan, hakemler asla değil kastettiğim. Belki de çok dürüst, beklenen hakem O. Adaletin, cesaretin görünmeyen yüzü. Nerden bileceksiniz. Önemli olan vicdan. Deplasman maçlarına giderken, otobüsle, özel araçla, uçakla filan. Konuşmayı pek sevmem, hele ki boş boş. Okuduğum kitaba, gazeteye hayretle bakıp da 'Sen bunları mı okuyorsun' sorusuna. 'Evet mahsuru mu var hocam' cevabı alınca, yüzü buruşanları da gördüm, yaşadım. Gayet normal kitaplar, aşırı aykırı filan değil. Yüzünden de bana ne. Öyle baksa bana ne. Evinde evladına, yengeme surat asmasın yeter. Bir de birini sorardı 'Severim' dedin mi iş biter. Raporuna yansıtırdı, nota yani. Anında düşerdi, Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgası gibi. Nota da çok önem verirdi, üsttekiler. İnanırdı, güvenirlerdi bu tiplere. Bu da bir nevi beyin göçü. Konya Bozkır'dan Kanada'ya. 'Adın niye Deniz senin' diye soran yurdum insanı oldu, çok başarılı olduğu halde. Üstünü çizdiler, başkası yükseltildi. O günleri de yaşadım. O şimdi, FİFA olma çabasında, ama yurtdışında. Türkiye'deki son maçına 15 Şubat 2020'de çıkar, Konya Karatay Tatlıcak Sahası'nda. İttifak Holding Konyaspor - Göztepe, Elit Akademi maçı. Şadan Kıranlar ile Çağdaş Çankaya, hocalarım, antrenörler. Bekir Kazım Parmak, Deniz Tarık Kocadağ, Mehmet Gülkara hakem dörtlüsü. Kanada'da evli, mutlu, huzurlu, çocukludur. Evladının adı Muammer Deniz'dir. İlki babadan, ikincisi de Deniz. Deniz'den zarar mı gelir ? İş güç sahibi, yerleşim hakkı. Adı Deniz'dir bir de Mehmet'i de vardır; Mehmet Deniz Gönen. Üst lige yükselme umudunda. Yabancı hayran değilim. 'Gidince, tvden izleyince adamların sokakları tertemiz, çok sessiz, yayaya saygı var' deyip. Kendi ülkesine geldiğinde, kornaya basar, sokağa ifrazatını, çöpünü atar. 'Yaşına, cibilliyetine, adına soyadına bakmazlar' oralarda. Hakem mi, adil mi ? Yeter. Oturma, çalışma iznin olsun yeter. Alison Ferguson, Krystal Ferroni, Madeleine Ferguson, Matthew Filipe, Hollis Fyfe, Gianluca Galdame, Luca Gallo, Nicholas Gallucci, Gianluca, Eleazar Garcia, Roberto Garisto, Majid Golbon, James Graham, Gelana Grant, Jon Carlo Grosso, Tommy Gurdial, Mikaila Hırschler, Oliver Howlett, Fraser Hoston, hakem arkadaşlarından bazıları, bizim Mehmet Deniz Gönen'in. Anlamı soran olur da. Ne, niye adın Deniz diye soran var, ne de o sorar. İlk önce adalet. Deniz gibi olmaya devam et Deniz kardeşim. Deniz gibi aziz ol, bereketli, verici, paylaşımcı olmaya devam et. İzmir'den hakem kardeşlerime, yöneticilere selamlar, her şey gönlünce olsun Allah'a emanet ol, Deniz kardeşim...