Yaz sıcaklarında klimalar hepimizin kurtarıcısı. Dışarıda kavurucu bir sıcak, içeride ise serin ve ferah bir ortam… Ancak klimayı bilinçsiz kullanmak, özellikle de bakımı yapılmamış klimalar, sağlığımız açısından bazı sorunlara yol açabiliyor. Halk arasında “klima mikrobu” diye bilinen durumun altında çoğu zaman kirli klima filtreleri, nemli ortamlarda oluşabilen mikroorganizmalar ve havanın doğrudan vücuda üflenmesi gibi etkenler bulunuyor. Kirli filtreler yalnızca kötü kokuya değil, havadaki toz ve bazı mikroorganizmaların yeniden ortama yayılmasına da neden olabilir. Peki klimadan hastalanmamak için ne yapmalıyız? Öncelikle klimanın bakımını ve filtre temizliğini düzenli yaptırmak gerekiyor.
Bir diğer önemli konu ise klimanın derecesi. Dışarıdaki sıcaklık çok yüksek diye içeriyi buz gibi yapmak doğru değil. Çok sıcak ortamdan bir anda çok soğuk ortama girmek vücudu zorlayabilir. Klimayı makul bir sıcaklıkta çalıştırmak ve ortamı aşırı soğutmamak daha sağlıklı. Klimanın havasının doğrudan yüzümüze, boğazımıza veya vücudumuza üflemesine de izin vermemeliyiz. Özellikle gece boyunca üzerimize doğru çalışan klima; burun kuruluğu, boğazda yanma, öksürük ve kas ağrılarına yol açabilir. Ayrıca klima kullanılan odaları zaman zaman havalandırmak da önemli. Temiz hava, kapalı ortamın havasının yenilenmesine yardımcı olur.
Şunu da unutmayalım: Her boğaz ağrısı veya burun akıntısı “klima mikrobu” değildir. Yaz aylarında da nezle, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları görülebilir. Özellikle yüksek ateş, nefes darlığı, şiddetli öksürük veya uzun süren şikâyetler varsa doktora başvurmak gerekir. Kısacası klimadan korkmayalım, klimayı doğru kullanalım. Temiz filtre, uygun sıcaklık, düzenli havalandırma ve doğrudan hava akımından kaçınmak… Bu küçük önlemler sayesinde yazın serinliğin tadını çıkarırken sağlığımızı da koruyabiliriz. Serinlemek güzel ama sağlığımızı üşütmeden serinlemek daha güzel!