Anlamsız, tuhaf bir şekilde güzel Türkçemizi katleden. Sözüm ona düşünce, fikir özgürlüğü ve de yorum adı altında. 15 dakikalığına da olsa çok ünlü olan, çuvalla parayı götürenlerin olduğu bir düzende. Çocukça istek, arzu, beklenti benimkisi. Olsun umudum var. İzmir'in niye Türkiye'ye kafa tutacak, yarışacak. Bir televizyonu, radyosu yok. Niye ? Bizler, kent olarak bu konuda neden popüler olamıyoruz ? Diyeceksiniz ki. Hayat pahalı, çok para gerek. Tamam da yıllardır, aynı muhabbet. Sıkıldım. Yok mu elini taşın altına sokacak babayiğitler, hanımefendiler. Bıktım, usandım artık; ''İstanbul'daki kara yollarında durumu bildiriyorum, şurası açık burası kapalı, doluluk oranı yüzde bilmem kaç' anonslarından. Bana ne yahu kırk yılda bir geçeceğim, yolun durumundan. Her an, anons. İzmir'in bir iki kanalına çeviriyorum, mecburen. Onda da kıvam yok, lezzet yok. Hep aynı şeyler. Bence bunun ilk temel nedeni. Dışardan gelen, tam İzmirli olamayanların, yatırım yapmaması. Allah güç kuvvet versin, hepimize. Bu ortamda yayın yapmaya çalışanlar var, buna da şükür. Ağzı açık ayran budalası gibi, başka illere bakmıyoruz. Biz İzmir'iz bizim de hakkımız. Rekabeti özledim, o tatlı telaşları. EGETV vardı Doğan Karabulut, Suavi Yardımoğlu. Yayın yok, TV yok. Merhum, Milli hakem, Milli futbolcu Onursal Uraz hocam yorum yapardı, o şartlarda. Keyifle dinlerdim.
ZAM'ANI GELECEK
İtiraf ediyorum, ben de bilmezdim, irili ufaklı youtube yayınları, programları varmış. Yazmayı çok severim, konuşmayı değil ama. Bana da bulaştı. Wesida Medya'da Gökdeniz Engin ile başladık. Yılların yayıncısı Karataş Liseli ne de olsa Orhan Salkınaz ile 40 yıllık kadim dostum Hürriyet'ten tanıdığım Dev Ajans'tan Erhan Gölbey'in teşvikiyle İzmireDairtv youtube kanalında bir şey yapmaya çalışıyoruz. Gazı aldık devam ediyoruz. Kendimi beğenemiyorum ama, rahatsın o yeter diyeni de var. 5 saat içinde 120 bin izleyeni olanları görünce moralim bozulsa da devam. Yalvaracak halimiz yok, 'Bizi izleyin' diye. Cüneyt Liman'ın yönetmenliğini yaptığı WORLDTÜRK NHABERTV'de salı akşamı ZekiMetinCE, cuma akşamı da adını ZAM koyduğum, güzel zam ama. ZAM programımız var Zeki Yalçınkaya, Arif Kocabıyık, Metin Aydınoğlu olarak. Baş harflerimiz. Malumunuz ikisi de 90'lı yılların efsanesi. Kocabıyık Milli formamızı giydi, Fenerbahçe ile Galatasaray forması da. Harika tekniği vardı, sesi de çok mikrofoniktir. Yalçınkaya Karşıyaka'da Süper Lig'de iken forma giydi. Kendimizden bahsettik, yeter bu kadar. Şimdi güzel kardeşlerimin, büyüklerimin çabalarından bahsedeyim.
7/24 TV İLE RADYO İSTİYORUM
Zevkler, renkler tartışılmaz. Zorla izleyin, beğenin diyemeyiz. Bulabildiğim, izlediğim öncelikle spor programlarını yazayım. Google'a adını yazın çıkar. Okan Kara / Blackspor, Ali Kumral / BİR TV / Sporun içinden, Hüseyin Demir / Fair-Play / İlkses TV, Mithat Kanarya, Görkem Türkyılmaz / Spor Extra / Yenigün TV, Erşan Yetişir / At Yarışı Tahminleri / Yenigün TV, Levent Arıöz / Sporizm / 9 Eylül TV, Yunus Karakaya - Hakan Kutucuoğlu EGETELGRAF TV, Arif Çayan / Medya Ege, Muhittin Akbel - Ender Akdamar / Egede Sonsöz, Mithat Umutoğulları / Ege Postası, Bir Spor Gecesi / BİR TV / Haluk Güney, Abdi Karagözoğlu, Erkut Şahin, Urfalı Halil'le Dünden Bugüne / Kürecik TV / Halil Küçükçanakçı, Su Bıçak, Hüseyin Ergün. Fazla yazdığım da oldu, az olan da. Yayından kalkanlar oldu. Youtube'da var. Yazmadığım eksik olan varsa, kusura bakmasın. Ben bile eksik biliyorsam. Alem ve de elalem, ne yapsın. Kısacası efsane İzmir'imi istiyorum, şimdi derin uykuda olan. 7/24 TV'si ve de radyosuyla. Çok mu şey istiyorum, İzmir'im için az bile...