Ege Telgraf Gazetesi muhabiri Seher Onay'ın haberine göre; BehzadChoco işletmecileri Behzad Haydari- Semra Mert Haydari, evde başlayan hobilerini meslekleri haline getirdi. Behzad Haydari: “Aslen İranlıyım ve orada yaşıyordum. Türkiye’ye okumak için geldim. Bilgisayar mühendisliğinden emekli oldum. Çalıştığım zamanlarda evde ufak tefek tatlı denemelerim oluyordu. Daha sonra bunu meslek olarak yapmayı düşündüm. Şu an bu alanda işletme sahibiyim. Dükkanı ilk açtığımızda çok para kazanma maksadıyla açmadık. Bizim bir hobimiz vardı, o hobiyi ticarete dökelim diyerek yola çıktık. O şekilde yürütmeye karar verdik. Daha da güzel şeyler yapıp insanlara sunalım” dedi.

Bakan Aşkın Bak: KAAN büyük bir başarı hikayesi Bakan Aşkın Bak: KAAN büyük bir başarı hikayesi

Sözü burada ele alan Semra Mert Haydari de; “İşletmeyi eşimle beraber kurduk. Çocuklarımızın da çok desteği oldu. Hep birlikte açtık ve büyüttük. İşletmenin kültürünün oluşmasında, her şeyinde bir torbanın bile craft olması gerektiğini düşündük. Sürdürebilirlik çok önemli olduğu için geri dönüşüme de önem veriyoruz. Logosuna kadar her detayına çok özendik. Dinginliği hissetmek istiyorsanız, gökyüzünü görmek istiyorsanız işletmemiz buna çok uygun” dedi.

ÇİKOLATA İLE BAŞLADI’

Asıl meslekleri bilgisayar mühendisliği ve hemşirelik olan çift emekli olduktan sonra çikolata konseptli işletmelerini açtı. İşletme açma süreçlerine dair konuşan Semra Mert Haydari, “Bizim hikayemiz çikolata ile başladı. 2 yıl boyunca evde çikolata yaptık. Gittiğimiz yerlere çikolata götürdük. Daha sonra bize sipariş gelmeye başladı. ‘Kız istemeye gideceğiz. Bize o konseptte bir çikolata hazırlar mısınız’ dediler. İlk başta hiç yapmadığımız için tereddütte kaldık. Ama sonra dedik ki ‘Neden olmasın’.  İlk kız isteme çikolatalarını evde yaptık. 1 günde 2 yüz paket çikolata siparişi alınca profesyonellik gereği bunun bir imalathaneye ve işletmeye dökülmesi lazımdı. O gün, bu yola çıkmaya karar verdik. Böyle dükkanlar İzmir’de belli semtlerde açılıyormuş. İlk başta o semtlerden yer baktık. Ama sonra kendi mahallemizde olsun, evimize yakın olsun kararını verdik. Daha sonra pandemi süreci başladı. Tüm dünya pandemi ile savaşırken; biz BehzadChoco’nun temel taşlarını atmaya başladık. Risk almadan başarıya gidilemez. Kakao kokusu Behzad Bey’i çok mutlu ediyordu. Daha mutlu olmak için bu işletmeyi açtık. Mutluluğu seçince zaten öğrendik ki para da geliyormuş” dedi.

‘ÇALIŞANLARIMIZ ÖĞRENCİ’

İşletmede destek olması adına öğrenci çalışanlara yer verdiklerini söyleyen işletmeci Behzad Hayradi, “İşletmemizde 12 öğrenci çalışıyor. Öğrencilerle aile gibi çalışıyoruz. Birbirimize karşılıklı emek veriyoruz. Hiçbirisini çalışanım gibi görmüyorum. Onlar da bana patron gözüyle bakmıyorlar. Gerçek manada aile gibiyiz. İşletmemizi büyütüp ileride daha fazla kişiyle de çalışabiliriz” dedi.


Semra Mert Haydari: “Çalışanlarımızı seçerken ilan vermedik. Kişilerin bizi bulacağına inandık. Yaş gruplarını Y kuşağına uygun seçiyoruz. Bizimle çok çalışmak isteyenler oluyor. İlk kriterimiz öğrenci olması, ikincisi kendisinin gelip ‘Paraya ihtiyacım var. Ben sizinle çalışmak istiyorum’ demesi. Çünkü; o şekilde ekibe dahil olmak daha iyi” dedi.

İşletmelerinde çikolata dışında birçok tatlı ürünlerine yer verdiklerini belirten Behzad Haydari, “Çikolata haricinde çeşitli pastalar yapıyoruz. San sebastian cheescake, sütlü tatlılar, kurabiyeler, ekler, magnolia, profiterol yapıyoruz. Hazır ürün kullanmıyoruz. Örneğin limonata içmek isteyene organik limondan kendimiz yapıyoruz. Meyve sularını mevsimine göre yapıyoruz. Bu konuda dikkatliyiz. Zoru başarmaya çalışıyoruz.  Hazır ürünlerle sunum yapmıyoruz” dedi.

‘DAMAĞA DEĞSİN’

Farklı beslenme alışkanlıkları olan kişilere hitap etmek adına onlara uygun ürünler yaptıklarını söyleyen Semra Mert Haydari, “Kurabiyelerin hepsini tereyağı ile yapıyoruz. Biz, evimizde de margarin kullanmıyoruz. Sıcak çikolata isteyen müşterilere süt ve Belçika çikolatasıyla kendimiz yapıp sunuyoruz. Çikolataların içinde kullandığımız çerezleri kendimiz alıyoruz. Fırınımızda kavuruyoruz. Her ısırıkta bütün fındık, fıstık ağza geliyor. Tüketicimizin damağına değsin istiyoruz. Bunların yanı sıra diyabet hastaları için diyabetik çikolatalar ve tatlılar da yapıyoruz. Antep fıstıklı çikolatalı ürünlerimiz var. Veganlar için vegan çikolatalarımız mevcut. Hatta pasta ve kurabiye talepleri de alıyoruz. O konuda da düşünme aşamasındayız. Belki birkaç ürün çıkarabiliriz. Kahve çeşitlerimiz mevcut. Yeni jenerasyon kahvelerimiz var” dedi.

‘5 GÜNDE HAZIR’

Sipariş üzerine özel ürünler yaptıklarını söyleyen Semra Mert Haydari, “Müşterilerimiz bize gelip taleplerde bulunuyor. Bizim onlardan ricamız 5 günlük bir mühlet. Sonucunda istedikleri ürünleri onlara yapıyoruz. Makine kullanmayıp el ile yaptığımız için 5 günde o siparişi hazırlıyoruz. Onun için siparişlerin 5 gün önceden verilmesi bizim için önemli. Konsantre olmamız ve imalathaneyi planlamamız lazım. Dükkanımızda sürekli çikolatamız mevcut. Ama müşteri gelip sadece tek çeşit çikolata isterse eksikliğini yaşamamak adına önce bize bildirirse daha kolay olur. Planlı bir şey olursa bizim için de daha keyifli oluyor. Ama acil durumlar da hazırlıklıyız. Özel konseptlerde de oldukça hassasız. Örneğin; bebek doğumlarında, alüminyum folyoya sararak çikolata yapmıyoruz. Çocuk figürlü, balık, kaplumbağa, tavşan motifli ürünler yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TEK KALIBA SOKMUYORUZ’

Özel gün konseptlerinde oldukça hassas olduklarının altını çizen Behzad Haydari, ”Özel günlerde siparişler alıyoruz. 45-50 kişiye kadar pastalar yapabiliyoruz. Şunu belirtmek istiyorum; pastalarımızı sadece süsleyip şeker hamuruyla yapmıyoruz. Örneğin; kremşanti kullanıp üstüne fotoğraf basarak pasta yapmıyoruz. O ürünleri sağlıksız buluyoruz.  Bol meyveli yapıyoruz. Müşterilerimiz de bunu bilerek geliyor. Talep ne ise ona göre hizmet veriyoruz” dedi.

‘EKİP OLARAK ÇALIŞIYORUZ’

Sorunlar karşısında izledikleri çözüm yollarını anlatan Semra Mert Haydari, “Bir hata yapıldığı zaman bunu mutlaka ekip olarak konuşuyoruz. Neden kaynaklanıyor veya kimden kaynaklı bir hata oldu. Tekrar etmemek adına bu konu üzerinde duruyoruz. İsimlerle uğraşmıyoruz. Olaylarla uğraşıyoruz. Herkes hata yapabilir. Hataya göre bir karar alıyoruz ve onu bir daha tekrar etmiyoruz. Çalışanlarımızın da fikrini alıyoruz. Yeni bir fikir olunca onu değerlendiriyoruz.

Kaynak: EGE TELGRAFMuhabir: Seher Onay