Sağlık

Sıcak çarpması basit bir halsizlik değil! Uzmanlardan peş peşe uyarılar: Bu belirtileri sakın hafife almayın

Avrupa'da etkisini artıran sıcak hava dalgası ve artan can kayıpları sonrası uzmanlar, aşırı sıcaklara karşı alınması gereken önlemleri sıraladı. Özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı bulunanların daha dikkatli olması gerektiği belirtildi. İşte dikkat edilmesi gerekilenler

Abone Ol

Avrupa'nın birçok ülkesinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgası, sağlık açısından oluşturduğu riskleri yeniden gündeme getirdi. Yüksek sıcaklıklar nedeniyle yaşanan can kayıpları, sıcak havalarda alınması gereken önlemlerin önemini bir kez daha ortaya koydu. İstanbul'da da hava sıcaklığının bugün itibarıyla 40 dereceye kadar ulaşmasının beklendiği belirtilirken, uzmanlar özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

AŞIRI SICAKLAR VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Celal Elçioğlu, aşırı sıcaklarda vücudun temel görevinin iç ısıyı dengede tutmak olduğunu belirtti. Elçioğlu, "Normalde bunu terleyerek ve cilt damarlarını genişleterek yaparız. Ancak hava çok sıcak ve nemliyse, özellikle de yeterince su içilmiyorsa, bu sistem zorlanmaya başlar. Terleme arttıkça vücuttan sadece su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli mineraller de kaybedilir." dedi. Elçioğlu, sıcak havalarda en sık görülen sağlık sorunlarının sıvı kaybı, halsizlik, baş ağrısı, tansiyon düşüklüğü, kas krampları, çarpıntı, bayılma hissi ve böbrek fonksiyonlarında bozulma olduğunu söyledi.

BÖBREKLER İÇİN RİSK ARTABİLİYOR

Prof. Dr. Elçioğlu, susuz kalındığında böbreklere giden kan akışının azaldığını belirterek özellikle risk grubundaki kişilere dikkat çekti. Elçioğlu, "Çünkü vücut susuz kaldığında böbreklere giden kan akımı azalır. Bu durum özellikle yaşlılarda, kronik böbrek hastalarında, tansiyon veya idrar söktürücü ilaç kullananlarda daha tehlikeli olabilir." diye konuştu.

"SICAK ÇARPMASI BASİT BİR HALSİZLİK DEĞİLDİR"

Sıcak çarpmasının ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirten Elçioğlu, şu değerlendirmeyi yaparak, "Vücut ısısı genellikle 40 derece ve üzerine çıkar. Bu durumda beyin, kalp, böbrekler, karaciğer ve kaslar zarar görebilir. Sıcak çarpması basit bir halsizlik değildir, gecikirse hayati tehlike oluşturabilir." dedi. Elçioğlu, sıcak çarpmasının belirtilerini yüksek ateş, şiddetli halsizlik, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, konuşmada bozulma, bayılma, nöbet, çarpıntı, hızlı solunum, bulantı, kusma ve ciltte aşırı sıcaklık olarak sıraladı. Bu belirtilerin görüldüğü kişilerin bekletilmemesi gerektiğini vurgulayan Elçioğlu, "biraz dinlensin geçer" düşüncesiyle zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.

GÜNEŞİN EN ETKİLİ OLDUĞU SAATLERE DİKKAT

Uzun süre güneş altında kalanlar ve açık alanda çalışanların daha fazla risk altında olduğunu belirten Elçioğlu, özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmasını önerdi. Elçioğlu, "Bu saatlerde dışarıda çalışmak zorunluysa sık mola verilmeli, gölge veya serin alanlarda dinlenilmelidir." dedi. Elçioğlu ayrıca açık renkli, bol ve nefes alabilen kıyafetler tercih edilmesini, şapka, güneş gözlüğü ve güneş koruyucu kullanılmasını tavsiye etti.

SUSAMAYI BEKLEMEDEN SU İÇİLMELİ

Sıcak havalarda sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Elçioğlu, düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini söyledi. Elçioğlu, "Dışarıda çalışanlara en pratik öneri şudur. Susamayı beklemeyin. Susama hissi başladığında vücut çoğu zaman zaten sıvı kaybetmiştir. Düzenli aralıklarla su içilmeli, çok terleyen kişilerde sadece su değil, mineral desteği de düşünülmelidir. Ancak tansiyon, kalp veya böbrek hastalığı olan kişiler rastgele tuzlu içecekler tüketmemelidir, bu konuda doktor önerisi önemlidir." diye aktardı. Sağlıklı yetişkinlerde günlük su ihtiyacının genellikle 2-2,5 litre olduğunu belirten Elçioğlu, bu miktarın çalışma koşulları, fiziksel aktivite ve terleme durumuna göre değişebileceğini ifade etti.

İDRAR RENGİ SUSUZLUĞUN GÖSTERGESİ OLABİLİR

Prof. Dr. Elçioğlu, idrar renginin sıvı alımını değerlendirmede önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Elçioğlu, "İdrar açık sarıysa genellikle sıvı alımı yeterlidir. Koyu sarı, az miktarda ve keskin kokulu idrar ise vücudun susuz kaldığını gösterebilir." dedi. Yaşlılarda susama hissinin azalabileceğini, çocukların ise oyun sırasında su içmeyi unutabileceğini belirten Elçioğlu, bu grupların daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

SICAK ÇARPMASINDA İLK MÜDAHALE NASIL OLMALI?

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feray Akbaş da sıcak çarpmasının sıcakla ilişkili hastalıklar arasında en ciddi tablo olduğunu belirtti. Sıcak çarpması belirtileri görüldüğünde yapılması gerekenleri anlatan Akbaş, "Hemen yapılması gereken, kişiyi serin bir yere almak, dar kıyafetleri gevşetmek, gereksizleri çıkarmak ve dinlenmesini sağlayarak vücudu soğutmaktır. Bu, ıslak havlu, soğuk kompres ve vantilatörle yapılabilir. Bilinci açıksa yavaş yavaş su içmesi sağlanmalıdır. Ancak vücut ısısı 39-40 dereceye yaklaşıyor ve ciddi belirtiler gösteriyorsa ya da 30 dakika sonra hala iyi hissetmiyorsa kişi acil olarak hastaneye nakledilmelidir." diye konuştu.

ELEKTROLİT DENGESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Sadece su değil, terlemeyle kaybedilen minerallerin de yerine konulması gerektiğini belirten Akbaş, "Bol sıvı tüketin. Susamayı beklemeden gün boyunca su için. Çok terliyorsanız elektrolit içeren içeceklerden de faydalanabilirsiniz. Aşırı kafeinden ve alkolden uzak durun." diyerek önerilerde bulundu. Akbaş ayrıca ağır egzersizlerin serin saatlerde yapılmasını, evlerin havalandırılmasını ve ütü, fırın gibi ısı yayan cihazların serin saatlerde kullanılmasını tavsiye etti.

ARAÇ İÇİNDE KİMSEYİ BIRAKMAYIN

Çocuklar ve evcil hayvanlar için araç içindeki sıcaklığın kısa sürede tehlikeli seviyelere ulaşabileceğini belirten Akbaş, "Asla park ettiğiniz araçta kimseyi bırakmayın. Camın aralık olması ya da gölgeye park etmek yeterli değildir. Hiçbir canlı sıcakta arabada bırakılmamalıdır." diye uyardı.

EVLERDE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur da ev ortamında sıcaklığın kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. Sur, "Perdeler ve güneşlikler gündüz saatlerinde kapalı tutulmalı, sabah ve akşam saatlerinde ev havalandırılmalıdır. Gereksiz elektrikli cihaz kullanımı azaltılmalı, hafif kıyafetler tercih edilmeli, ılık duş alınmalı ve ağır ev işleri akşam ile gece saatlerinde yapılmalıdır." dedi. Klima kullanımına ilişkin de önerilerde bulunan Sur, ortam sıcaklığının 23-26 derece arasında tutulmasını, filtrelerin düzenli temizlenmesini ve soğuk havanın doğrudan kişiye üflenmemesini tavsiye etti.

GÜNLÜK SU TÜKETİMİ İÇİN ÖNERİ

Prof. Dr. Haydar Sur, sıcak havalarda sağlıklı erişkinlerin günlük yaklaşık 2-3 litre su tüketmesi gerektiğini belirterek, "İdrar renginin koyulaşması da susuzluğun önemli bir göstergesidir. Susamayı beklemeden su içilmeli, terlemeyle kaybedilen minerallerin yerine konulmasına dikkat edilmelidir. Maden suyu, ayran ve kefir gibi içecekler faydalı olabilirken, aşırı şekerli, kafeinli ve alkollü içeceklerden kaçınılmalıdır." ifadelerini kullandı.