Silkeleme!

Abone Ol

CHP’nin 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’ndeki zaferinin ardından, AK Parti büyük bir moral kırıklığı yaşadı. Batı’da, partinin en önemli isimlerinden Hamza Dağ İzmir’den aday yapılmasına ve başarılı bir seçim kampanyası geçirilmesine rağmen kazanamadı. Üstüne üslük Ege’de Denizli, Afyonkarahisar, “Cumhur İttifakı” ortağı MHP’li Manisa, Kütahya ve Ege’ye yakın Balıkesir’i CHP’ye kaptırdı.

İşte bu noktada strateji değişikliği yapan AK Parti, tıpkı 80’lerde Rahmetli Turgut Özal’ın yerel seçimlerde İstanbul’da bilboardlara astırdığı “Eli kolu bağlı belediye başkanı ister misiniz?”afişlerinde olduğu gibi, “Silkeleme Operasyonu” ile şimdilerde eli kolu bağlı CHP’li belediye başkanları yarattı. AK Partili ve MHP’li başkalar buna dahil mi bilemiyorum. Zira onların, bu konuda ağızlarını açıp bir tek kelime ettiklerini ne duydum ne de gördüm.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve tensipleri ile hayata geçen “Silkeleme Operasyonu” nda belediyelerin birikmiş SGK borçları tahsil edilmeye başlanırken, İller Bankası’ndan aldıkları gelirlere borçlarına mahsuben el konuldu. Operasyon bununla da kalmadı. Seçim vaatleri arasındaki önemli projeler için planlayıp başvurdukları iç ve dış kredilere de istisnalar hariç onay çıkmadı.

Ve İzmir’de silkelemenin zirvesine çıkıldı. Asırlık belediye binası olan ve girişinde koskoca “BELEDİYE” yazan Egemenlik Binası ile bir zamanlar Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin (DGM) bulunduğu Meslek Fabrikası ve Yenişehir’de üç hastanenin ortasındaki eski Gasilhane’nin Vakıflar’a devrinin istenmesi işin tuzu biberi oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır kullanmakta olduğu bu binalar elbette İzmirliye hizmet ediyordu. Önceki Başkan Tunç Soyer, Konak’taki halk arasında “Saray” adı verilen binada yıkılınca makamını asırlık Egemenlik Evi’ne taşıdı. Mevcut Başkan Cemil Tugay da 2 yıldır kullanıyordu. Şaraphane’deki eski DGM olan taş binalar da Meslek Fabrikası idi. Yenişehir’deki Gasilhane artık cenaze değil yemek dağıtımında kullanılıyordu.

“Silkeleme”nin son halkası olan mekanların devri henüz gerçekleşmedi. Büyükşehir binaların elinden gitmemesi için her türlü avantajını kullanmaya çalışıyor. Hukuki mücadele de başlattı. Bu işte kim kazanır, kim kaybeder şimdiden bunu kestirmek güç. Önemli olan Büyükşehir’de iken faydalı işler yapılan bu merkezlerin, Vakıflar’a geçtiğinde yine aynı faydalı işlerde kullanılıp kullanılmayacağı. Benim tavsiyem, bir güzellik yapılıp üçünün de Büyükşehir’e bir daha bu tip girişimlere kapalı tahsisinin yapılması.

Zira, Vakıflar da veya bir başka kurum da, belediyeler de bu milletin hizmetinde olan kurumlardır. Bunları yönetenlerin iktidar ya da muhalefetten bir partiye mensup olmaları mühim değildir. Mühim olan milletin malının millete fayda sağlayacak şekilde kullanılmasıdır. Devlet babadır. Ne kadar kızsa da öfkelense de evladını sokağa atmaz. Büyükşehir elbette o hizmetleri yerine getireceği mekanlar bulur. Ancaaak. Eğer söz konusu binalar Büyükşehir’in elinden alıp çürümeye terk edilecekse, yol yakınken bu yanlıştan dönülmelidir.

3. DÜNYA SAVAŞ BAŞLADI

Geldi, geliyor derken, bence 3.Dünya Savaşı başladı. Bu savaş 1.ve2.dünya savaşlarıyla benzerlik taşıyor. 1’incisinde Avusturya Prensi Arşidük Ferdinand bir Sırp tarafından

öldürülmüş Avrupa karışmıştı. Bugün de İran-ABD-İsrail savaşında İran Lideri Ali Hamaney öldürüldü. İran’ın bunu kolay kolay sindireceğini sanmıyorum. 2.dünya Savaşı’nda yine Avrupa’yı kana bulan Hitler’di. Netanyahu’un zamanın Hitleri olarak nitelendirirseniz, tablo “cuk” oturuyor.

Şimdi önemli olan bu savaşın Ortadoğu’yu tamamen sarıp sarmaması. İran bizim komşumuz. Komşuda çıkan kargaşa, ister istemez sizi de etkiler. Dileriz, havadan havaya füzelerle ve denizde konuşlanan uçak gemileriyle süren bu “milenyum çağının savaşı” çok uzun sürmez. Ama tıpkı ilk ikisinde olduğu gibi yeni sınırların belirlenmesi kaçınılmaz görünüyor.