Şirinyer'den Lefkoşa'ya Emre Öztaşlı'dan veda

Abone Ol

Dün gibi hatırlarım. 1995'de İzmir'de başladı, 2025'de de Lefkoşa'da tamamladı, futbol hakemliği serüvenini. 30 sezon görünse de 6 sezonu boş geçti, ara verdi. 1.95'lik boy, sırım gibi, harika fizik, dik duranlardan hem de. Fiziğinin hakkını verenlerden. Arada 6 yıl, altı sezon yani. 2002-2008 yılları arasında hakemliğe ara verdi. İlk maçı gençler liginde, yardımcı hakemlik, Atatürk Stadı Yan Sahalar'da. Kurs eğitmenleri Hasan Ceylan ile Hamdi Kutval. İlk İzmir İl Futbol Hakem Kurul Başkanları Rıza Saraç ile Ahmet Yalçın Gürgür, rahmetle. Kurs devreleri, beraber hakemliğe başladıkları isimler Tolga Özkalfa, Ekrem Kan, Mustafa Emre Eyisoy, Mehmet Fatih Gedik ile Volkan Alabaş. Devam edenler, bırakmayanlar. İlk düdük maçı şimdi yok edilen Şirinyer Sahası'nda. Buca Kayalarspor - Şirinyerspor müsabakası, amatör kümeye dahil. Son maçı da KKTC'deki KTFF'ye bağlı Süper Lig maçı. 13 Nisan 2025'de çıktı Abdülkadir Karadağ, Özal Çağlayan, Turgay Misk'ten oluşan ekibiyle, gözlemci de Mejdi Teczan. Kıbrıs hakemliğine çook emek verenlerdendir Tezcan. İzmir'de 7 yıl hakemliğe devam etti, ara verdi. Yıl 2008, ekmek parası ve geçim için ailecek Kıbrıs'a gitti. Hakemlik dosyasını da aldırdı. Havada kaptılar, İzmir'de başladı, İzmir'den geldi. Ne de olsa. Dile kolay 17 yıl da KKTC'de hakemliğe devam etti. Toplam 23 yıl yani, dolu dolu. KTFF Başkanı Mehmet Sertoğlu'na, MHK Başkanları Sadık Özbilgehan ile Abdullah Özsusuzlu'ya, Dernek KTFHGD Başkanı Hakan Muhtaroğlu'na ve de MHK Üyelerine teşekkür mesajı göndererek son düdüğü de çaldı. Kıbrıs futbolunda sürekli yükseliş kaydetti. 1.lig hakemiyken, bir üst ligde zirvede düdük çalma hakkını kazandı. Tüm final maçlarının aranılan hakemi oldu sevgili Emre Öztaşlı.

KIBRIS'A SELAM OLSUN

Hakemliği çok kolay sanıyorsunuz ama hiç de öyle değil. Sahada olanlar değil sadece, bir de dışarısı var. Yoğunluk orada zaten, bir de hakem gibi yaşamak var. İki farklı hayat gibi sanki. Sosyal hayat, aile yaşamı, hakemler de insan malumunuz. Hafta sonu yok mesela, cumartesi pazar evinde oturamazsın. İki evladı var Azra ile Aslı, sürekli destek olan eşi Şenay Hanım ile anacığı Yaşar Hanım. Haliyle ihmal ediliyor demeyeyim de vakit ayırma şansı azalıyor. Çocuklar büyüyor, ailece hafta sonu geçirmek isterler. 'Al çantanı evden çık, 90 dakika düdük çal, dön evine', bu değildir ki hakemlik. Sinemaya gidip film izlemek gibi değil. Oynanan oyunun çekilen filmin direkt oyuncususun. Kayıt altında her şey. Saha dışı da aynı. Vicdan, hak, adalet, etik değerler var. Can bu, beden bu, yaşayan organizma, bünye. Bir de sakatlanması da var. Futbolcu sakatlanır, derecesine göre. Dinlenir, ameliyat olur, tedavi olur, ara verir veya bırakır. Hakemler de aynı kaderi yaşar. Yoğun tempo, yolculuk, stres, her maç ayrı bir film, her maç ayrı bir sahne, stres, psikolojik bedensel yorgunluk, yoğunluk, sakatlık. İzmir'de de Kıbrıs'ta da gururumuz olan Emre Öztaşlı kardeşim de aynı sonu yaşadı, yaşıyor. Bacağındaki yırtık, bel problemleri nedeniyle de bırakma kararı aldı. Mutsuz son değil ama kaçınılmaz son. Şahsım adına teşekkür ediyorum Emrecim, İzmir'imizi de çok iyi temsil ettin, sonuçta. Kıbrıs'ta yeni Emreler yetiştireceğine, bulup çıkaracağına eminim. Bu amaç, hedef de zordur ama çok keyiflidir. Tıpkı senin çıktığın gibi, Kıbrıs'a dostlara selamlar başarılar kolaylıklar diliyorum. Hayatındaki yeni sayfanda da mutluluk huzur senden eksik olmasın, muhabbetle. Tamamen çekip gitme, yüzünü azalt iyi olur, derim, sevgi ve saygılarımla.